En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

dilini kedi (fare) mi yedi?

'neden konuşmuyorsun?' anlamında kullanılan bir söz.

34 görüntülenme

eksik doğmak

vaktinden önce veya organları gelişmeden doğmak.

34 görüntülenme

gözünü toprak doyursun

kendinden olan veya kendisine verilen şey ne kadar çok olursa olsun, bununla yetinmeyenler için söylenen bir ilenme sözü.

34 görüntülenme

(bir şeye) cila vermek

aydınlatmak: 'Çocukluk günlerin hatırası zihinlerine cila vermişti.' -R. N. Güntekin.

34 görüntülenme

bomba gibi patlamak

1) öfkelenerek birdenbire ve yüksek sesle bağırıp çağırmak; 2) bir olay birdenbire ortaya çıkarak herkesi şaşırtmak: 'Babamın Üsküp'ü terk etmek ve Selanik'e gidip yerleşmek hakkında verdiği karar ailemiz arasında bir bomba gibi patladı.' -Y. K. Beyatlı.

34 görüntülenme

ağzının içi yangın yerine dönmek

ağzının tadı bozulmak, tat alma duyusunu yitirmek: 'Ağzımın içi yangın yerine dönüp yine de ağrılar kesilmeyince çok sıkıntılı bir vaziyete düştüm.' -R. N. Güntekin.

34 görüntülenme

dağların şenliği (gelin anası)

şaka kaba, anlayışsız kimse: 'Hay kör olası, dağların şenliği, bak şimdi de hanımın saksısını devirdi.' -M. Ş. Esendal.

34 görüntülenme

lakırtı ağzından dökülmek

isteksiz konuşmak.

34 görüntülenme

yola vurmak

hlk. 1) yolcu etmek, uğurlamak; 2) yola koyulmak.

34 görüntülenme

(birine) damla inmek

felç olmak.

34 görüntülenme

ateş püskürmek

çok öfkeli olmak: 'Parça parça morarmış yüzüyle ateş püskürüyordu.' -A. Ş. Hisar.

34 görüntülenme

altın top gibi

güzel ve tombul (çocuk).

34 görüntülenme

imzayı basmak (çakmak)

tkz. imzalamak, imza etmek.

33 görüntülenme

kökü kazınmak

bir daha ortaya çıkamayacak biçimde yok edilmek.

33 görüntülenme

inayette bulunmak

inayet etmek.

33 görüntülenme

noktasına virgülüne dokunmadan

1) olduğu gibi; 2) hiçbir müdahale olmadan.

33 görüntülenme

pahaya çıkmak

pahalanmak, pahalılaşmak.

33 görüntülenme

söz çıkmak

ortalıkta bir söylenti dolaşmak.

33 görüntülenme

zeytin dalı uzatmak

barış için ilk adımı atmak.

33 görüntülenme

husule gelmek

olmak, oluşmak, doğmak, çıkmak, meydana gelmek: 'Bu hülya uzaklaştıkça ruhta zehirli bir fütur husule geliyordu.' -H. C. Yalçın.

33 görüntülenme

lanet okumak

bir kimsenin Tanrı'nın merhametinden yoksun kalmasını dilemek: 'Hele sevgilisinin de hastalandığı bu korkunç haftalarda, fabrikanın cinayetlerine ne kadar lanet okuyor, biraz da kendisi vasıta olduğundan dolayı ne derece ızdırap çekiyordu.' -R. H. Karay.

33 görüntülenme

zıddına basmak (gitmek)

sinirlendirmek, sinirini bozmak: 'Niçin babanın zıddına basıyorsun evladım, seni hiç incitmemiş bir baba, bir gün bir fiske vurmadı, bir dediğin iki olmuyor.' -H. E. Adıvar. 'Yalnız akrep kuyruğu gibi bükülmüş pomatlı ibrişim bıyıklar zıddıma gidiyor.' -R. N. Güntekin.

33 görüntülenme

biber gibi yanmak

1) deri, göz vb. çok acımak; 2) çok üzülmek, dertlenmek.

33 görüntülenme

taburcu etmek

doktor hastayı yatarak tedavi gerekmediğinde hastaneden çıkarmak: 'Kızımı bugün taburcu ettiler. Hamdolsun hiçbir şeyi kalmadı.' -N. F. Kısakürek.

33 görüntülenme

ter basmak

çok terlemek.

33 görüntülenme

kuğu gibi

ince uzun, narin (boyun).

33 görüntülenme

cevapsız bırakmak

karşılığında herhangi bir cevap vermemek, bir tepki göstermemek: 'O yüzden, seni ödüllendirmek için sorunu cevapsız bırakmayacağım.' -İ. O. Anar.

33 görüntülenme

şekeri kestirmek

şeker şerbetine, limon suyu veya limon tuzu katarak kaynatıp koyulaşmasını sağlamak.

33 görüntülenme

bildiğini yapmak

verilen öğütleri dinlemeyerek tutumunu sürdürmek: 'Her şeye peki, olur der fakat sonunda gene bildiğini yapardı.' -H. Taner.

33 görüntülenme

rast getirmek

1) rast gelmesini sağlamak: Üç kurşun attı, ikisini rast getirdi. 2) kollamak, seçmek: Neşeli bir anında rast getirip dilediğimi söyledim, hemen kabul etti. 3) aranmakta olan bir şeyi veya kimseyi umulmadık bir yer ve zamanda bulmak; 4) Tanrı, uygun getirmek, başarılı kılmak: Allah işinizi rast getirsin.

33 görüntülenme