En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

gümrük koymak

engel olmak, kısıtlamak: 'Yalnız hareketlerime değil, sözlerime de gümrük koyacak.' -R. N. Güntekin.

33 görüntülenme

lazım gelmek (olmak)

gerekmek: 'Ayın parlaması için gece lazım olduğu, gibi, dehanın parlaması için çok defa bir felaket lazım gelir.' -H. S. Tanrıöver. 'Nadiren kolunda, lazım oldukça kullanmak üzere bir pardösü bulunduğunu ancak fark ederdiniz.' -İ. A. Gövsa.

33 görüntülenme

kösenin sakalı gibi

her zaman olduğu gibi kalan, değişikliğe uğramayan.

33 görüntülenme

kafası dolmak

zihninde çeşitli konular birikmek: 'Kafası daha o yıllarda özgürlük ve eşitlik fikirleriyle dolmuştu.' -H. Topuz.

33 görüntülenme

yörüngesine oturmak

1) yapma uydu uzayda istenilen yörüngede hareket etmek; 2) mec. bir iş yoluna girmek.

33 görüntülenme

insan ayağı değmemiş (basmamış)

içine insan girmemiş, içinde insan olmayan: 'Yine yeşil yosunlu, insan ayağı değmemiş gibi yokuşlar var ağaçlı.' -S. F. Abasıyanık.

33 görüntülenme

keseneğe almak

gelirini satın almak, iltizam etmek.

33 görüntülenme

minare gibi

çok uzun.

33 görüntülenme

ısrarlı olmak

düşüncesinde, kararında direnmek.

33 görüntülenme

kesintiye uğramak

bir süre için durmak.

33 görüntülenme

karanlığa kalmak

gidilecek yere varmadan akşam olmak.

33 görüntülenme

sözünü esirgememek (sakınmamak)

düşündüğünü, karşısındakini kıracak bir söz olsa bile söylemekten çekinmemek: 'Dikbaşlı ve sözünü esirgemez bir insan olduğundan orada bir köşede, küçük bir kâtip kalmıştı.' -Y. K. Beyatlı. 'Emine iskambil falı açıyor, dikiş dikiyor, çorap örüyor, kafasına uyan insanlarla konuşuyor, sözünü sakınmıyor.' -H. E. Adıvar.

33 görüntülenme

ter ter tepinmek

direnmek, istememek, inat etmek, sinirlenmek.

33 görüntülenme

üstünden (şu kadar zaman) geçmek

aradan herhangi bir zaman geçmek.

33 görüntülenme

kraliçe gibi

gösterişli ve ağır giyinmiş, güzel (kadın).

33 görüntülenme

seni gidi seni (seni seni)

yaramaz, haylaz, çapkın: 'Başını kaldırdı, seni seni diyerek başını sallayıp gülümsedi.' -H. Taner.

33 görüntülenme

sergi açmak

sergilemek: 'Şehir Galerisi'nde açtığı ilk sergide, yalnız zevkine ve hünerine değil, sabrına da şaştım.' -Y. Z. Ortaç.

33 görüntülenme

moratoryuma gitmek

tüm borçların ödeme zorunluluğunu geri bırakmak, resmî olarak geciktirmek.

33 görüntülenme

mosmor kesilmek (olmak)

kötü duruma düşmek, bozulmak, mahcup olmak.

33 görüntülenme

su kaçırmak

1) su sızdırmak; 2) argo baş ağrıtmak, can sıkmak.

33 görüntülenme

irtibat kurmak

bağlantı sağlamak: 'İrtibat kurduğu adamı gören tek kişi benim.' -O. Aysu.

33 görüntülenme

bir çift sözü olmak

söyleyecek bir şeyleri bulunmak: 'Gel gör ki dilimin ucunda kağnı var. Kağnılar için de bir çift sözüm var.' -B. R. Eyuboğlu.

33 görüntülenme

olanak sağlamak (tanımak)

bir işin olmasına elverişli ortamı hazırlamak.

33 görüntülenme

bir daha mı

hiçbir zaman: Bir daha mı, tövbeler tövbesi!

33 görüntülenme

o gün bugün(dür)

o zamandan beri: 'İşte o gün bugündür ahbaplığı ilerlettik.' -N. Hikmet.

33 görüntülenme

muhacir gitmek

göç etmek: 'Bunlar Kozan'dan Kırım'a, oradan da Tuna'ya muhacir gitmişler.' -P. Safa.

33 görüntülenme

darmadağın olmak

1) dağınık ve karışık duruma gelmek: 'Gözlerinin sürmesi akmış, saçları darmadağın olmuştu.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) mec. kötü bir biçimde dövülmek.

33 görüntülenme

kulağına çarpmak

duyulmak: 'Barın kalabalığı, hareketliliği, çalgısı ve dumanı içinde ortaya atılan bu söz, tam bir isabetle geldi, Ahmet Samim'in kulağına çarptı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

33 görüntülenme

takrir vermek

1) satışlarda sattığını söylemek: 'Tapu memuruna takrir vermek için o gün bize nöbet gelmedi.' -N. Hikmet. 2) önerge vermek.

33 görüntülenme

sular seller gibi

bir metni yanlışsız söyleyecek kadar.

33 görüntülenme