En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ikilemde kalmak

iki şey arasında karar verememek.

33 görüntülenme

hangi peygambere kulluk edeceğini şaşırmak

kimin sözünü yerine getireceğini bilemeyerek şaşkınlık içinde kalmak.

33 görüntülenme

alkış tufanı kopmak

sürekli ve coşkun alkış başlamak: 'Daha ilk nağmelerde meyhaneyi sarsan bir alkış tufanı koptu.' -S. F. Abasıyanık.

33 görüntülenme

ipe dizmek

boncuk vb.ni ipliğe geçirmek.

33 görüntülenme

(birinin) arkasını sıvamak

okşamak, övmek, iltifat etmek.

33 görüntülenme

salavat getirmek

1) Hz. Muhammed'e saygı bildirmek için dua okumak; 2) tehlikeli bir durumda dua okumak.

33 görüntülenme

bocur bocur kabarmak

duygulanıp içi kabarmak.

33 görüntülenme

(biri ötekinin yanında) zemzemle yıkanmış olmak

biri, ötekine göre çok iyi nitelikte olmak.

33 görüntülenme

ölümle burun buruna gelmek

ölümle sonuçlanabilecek çok büyük bir tehlike ile karşılaşmak.

33 görüntülenme

(birinin) baş (başının) belası olmak

sıkıntı, üzüntü, eziyet vermek: 'Benim bir köpeğim vardır. Başımın belası!' -S. F. Abasıyanık.

33 görüntülenme

laf ola beri gele!

konuşulan konu ile ilgili olmayan bir söz söylendiğinde veya bir sorun tartışılırken ilgisiz bir şey ifade edildiğinde söylenen bir söz.

33 görüntülenme

gözü (gözleri) kaymak (kaçmak)

1) gözünde hafifçe şaşılık bulunmak; 2) istemeyerek bakıvermek: 'İstemeye istemeye gözleri lokantacıya kaçtı.' -Ö. Seyfettin. 3) bayılmak sırasında gözünün akı çoğalmak.

33 görüntülenme

it dişi domuz derisi

sevilmeyen iki kişi arasındaki anlaşmazlıktan duyulan hoşnutluğu anlatan bir söz.

33 görüntülenme

ilaç gibi gelmek

1) iyileşmeyi veya çözümü kolaylaştırmak; 2) rahatlatmak, huzura kavuşturmak: 'Böylesi zor bir iş için çalışmak bana ilaç gibi geliyordu.' -C. Uçuk.

33 görüntülenme

izzetinefsine dokunmak

1) onuruna dokunmak; 2) gücüne gitmek: 'Terk edilmiş hâli izzetinefsime dokunuyor fakat onu hiç yadırgamıyorum.' -A. Ş. Hisar.

33 görüntülenme

jigolo tutmak

yaşlı, zengin bir kadın genç bir erkekle ilişki kurmak.

33 görüntülenme

Allah yürü ya kulum demiş

az zamanda çok para kazananlar veya işinde çok ilerleyenler için söylenen bir söz: 'Son yıllarda Allah yürü ya kulum demiş ve birdenbire ünlü bir iş adamı oluvermiştir.' -İ. Aral.

33 görüntülenme

(birinin) başına gelmek

beklenmedik, şaşırtıcı bir olay veya durumla karşılaşmak: 'Onu dinledikten sonra olanaklı olduğunca ilişkimizi gizleyerek Mine'nin başına gelenleri anlatıyorum.' -A. Ümit.

33 görüntülenme

gözü toprağa bakmak

ölmek üzere olmak.

33 görüntülenme

gaz vermek

1) motorlu taşıtlarda gaz pedalına basmak; 2) mec. dolduruşa getirmek; 3) mec. coşturmak.

33 görüntülenme

ilerisini gerisini hesaplamamak

herhangi bir konuda çok ve ayrıntılı düşünmeden hareket etmek, tedbirsizce, ihtiyarsızca davranmak.

33 görüntülenme

yıldızı (yıldızları) barışmamak

görüş, duygu ve düşünce bakımından uyuşmamak: 'Adayı ve adalıları o kadar sevmeme rağmen bir türlü yıldızım barışmamıştır.' -B. Felek.

33 görüntülenme

baklayı ağzından çıkarmak

açık söylemekten kaçındığı bir sorunu sonunda açıklamak: 'Bırak muamma konuşmayı / Çıkar ağzından baklayı / Bahtımız aydınlanıversin' -C. S. Tarancı.

33 görüntülenme

dili durmak

susmak, dedikodu etmemek: 'Götüreceği cadı karının dili dursa neyse... Okuyup iyileştirirse herkese yayar.' -A. Kutlu.

33 görüntülenme

sap yiyip saman sıçmak

kaba 1) bir olaya kızıp ateş püskürmek; 2) yararsız şeylerle uğraşmak.

33 görüntülenme

çorbaya sinek düşmek

işin tadı kaçmak, yeteri kadar iyi ve güzel olmadığı anlaşılmak: 'Bu canım yolların, bu sevimli yapıların harcına dünyamızdan nasibini almamış yüz binlerce insanın alın teri karıştığı akla gelince çorbaya sinek düşüyor.' -B. R. Eyuboğlu.

33 görüntülenme

utancından yere geçmek

çok utanmak: 'Yalvarırım hanımcığım, beni beyin yanına çıkarmayınız, utancımdan yerlere geçerim.' -H. R. Gürpınar.

33 görüntülenme

gebe kalmak

1) insan veya hayvanın karnında yavru oluşmak: 'Kırk dört yaşında gebe kalan bir kadın böyle bir sabırsızlığa kapılabilir.' -Y. Atılgan. 2) mec. minnet altında kalmak.

33 görüntülenme

kenarda kalmak

kendine yakışan yeri tutamayarak önemsiz bir duruma düşmek.

33 görüntülenme

(birinin) ciğerine işlemek

1) kötü söz, kötü davranış çok dokunmak, etkilemek; 2) kötü koku rahatsız etmek: 'Tezek kokusu burnumun direğini kırmış, ciğerime işlemişti.' -B. R. Eyuboğlu.

33 görüntülenme