En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

(birine) abayı yakmak

tkz. aşırı biçimde gönül vermek, tutulmak, âşık olmak: 'Sen mi verdin ona gönül yoksa o mu yaktı sana daha önce abayı?' -O. C. Kaygılı.

32 görüntülenme

eyer kapatmak (kapamak)

eyeri atın sırtına koyup bağlamak.

32 görüntülenme

geçimini doğrultmak

geçinmek için yeteri kadar para kazanmak: 'Biri elbise askısı yapıyor, diğeri de yapılanları satıyor, böylece geçimlerini doğrultuyorlardı.' -S. Ayverdi.

32 görüntülenme

kırıp dökmek

dikkatsizlik veya öfkeyle birçok şeyin kırılmasına neden olmak: 'Kaşla göz arasında ellerine geçirdiklerini kırıp dökmeye koyulmuşlardı.' -A. İlhan.

32 görüntülenme

gurup etmek

güneş, batmak: 'Güneş kuru bir kütük ateşi gibi kımıldayan al alevler arasında gurup ediyordu.' -A. H. Müftüoğlu.

32 görüntülenme

baltası kütükten çıkmak

bir engelden, bir sıkıntıdan kurtulmak.

32 görüntülenme

hasbi geçmek

bir şeye önem vermemek, ilgi göstermemek, kısa kesmek: 'Aslına bakarsanız karı bana yıllar yılı güler, işaret ederdi de arkadaş karısı diye hasbi geçerdim.' -O. Kemal.

32 görüntülenme

ilmik atmak

ilmik yapmak.

32 görüntülenme

beyni atmak

tepesi atmak.

32 görüntülenme

eyyam görmek (sürmek)

iyi günler geçirmek, mutlu zamanlar yaşamak.

32 görüntülenme

uykuya dalmak

uyumaya başlamak: 'Sonunda uykuya dalınca, ay ışığı uyuyan denizcilerin mutlu yüzlerini apak aydınlattı.' -Halikarnas Balıkçısı.

32 görüntülenme

gelip geçici olmak

kısa süreli, önemsiz olmak: 'Bu ilişkinin nasıl olsa gelip geçici olduğunu biliyormuş gibi aldırışsızdır.' -İ. Aral.

32 görüntülenme

nezarete almak

gözaltına almak.

32 görüntülenme

altı karış beberuhi

alay kısa boylu kimse.

32 görüntülenme

diliyle tutulmak (yakalanmak)

suçunu, kendi konuşması ile açığa vurmak.

32 görüntülenme

savaş açmak (ilan etmek)

1) bir veya daha fazla devlete karşı savaş durumuna geçmek; 2) ortadan kaldırmak için uğraşmak: 'Softalığa savaş açan ilk laikler orada toplanmıştır.' -Y. Z. Ortaç.

32 görüntülenme

ağzının mührü ile

oruçlu olarak.

32 görüntülenme

kapı dışarı etmek (atmak)

kovmak, dışarı atmak: 'Sizin hepinizi kapı dışarı edecekler. Çünkü kaçak işçiye memlekette iş yok.' -M. İzgü.

32 görüntülenme

altın gibi

1) altına benzeyen; 2) mec. değerli, kıymetli; 3) mec. saf.

32 görüntülenme

yanağından kan damlamak

çok sağlıklı olduğu benzinden anlaşılmak: 'Sağımızdaki, yanağından kan damlayan iri Çerkez'i gösterdim.' -Ö. Seyfettin.

32 görüntülenme

kapı kapı dolaşmak (gezmek)

1) ev ev gezmek; 2) bir yerlere sürekli girip çıkmak: 'Elbette öyle ama sen böyle panik hâlinde kapı kapı dolaşırsan, teşkilatta muhalefet var sanıp gerçekten de bir temizliğe başlayabilirler.' -A. Ümit. 3) iş aramak için her yere başvurmak.

32 görüntülenme

kapıdan çevirmek

geri döndürmek, kabul etmemek: 'Fakat görücüleri de kapıdan çevirmeyi doğru bulmuyordu.' -H. E. Adıvar.

31 görüntülenme

rahmet okumak

Tanrı'nın merhamet ve bağışlaması için dua etmek.

31 görüntülenme

yoluna çıkmak

1) karşılamaya gitmek; 2) yolda karşısına çıkmak.

31 görüntülenme

zırıltı çıkarmak

anlaşmazlık sebebiyle kavga etmek: 'Durup dururken zırıltı mı çıkarmalı?' -M. Ş. Esendal.

31 görüntülenme

söze atılmak

bir konu konuşulurken birden araya girip konuşmaya başlamak: 'Neyyire Hanım hemen söze atıldı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

31 görüntülenme

terbiyesini bozmak

terbiyesizlik etmek.

31 görüntülenme

şeref vermek

onurlandırmak, şereflendirmek.

31 görüntülenme

tadı gelmek

tat kazanmak.

31 görüntülenme

mideye oturmak

yenilen şey sindirilmeyip mideye rahatsızlık vermek.

31 görüntülenme