En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

kül olmak

1) bütünüyle yanmak: 'Tatlı bir cızırtı çıkararak çabucak tutuşur, mavi ve sincabi bir buhar bırakarak kül oluverirdi.' -Ö. Seyfettin. 2) mec. varını yoğunu yitirmek.

39 görüntülenme

köşesine çekilmek

toplumdan kaçıp hiçbir şeyle ilgilenmeyerek tek başına yaşamak.

39 görüntülenme

kalp (kalbini) kırmak

gönül kırmak: 'Hak yemek, kanuna aykırı bir şey yapmak, kalp kırmak korkusuyla bir türlü iş göremezdi.' -H. E. Adıvar. 'Okuyucularımın hakkını yiyor hem de öteki genç okuyucularımın kalbini kırıyorum.' -O. V. Kanık.

39 görüntülenme

bayram etmek (yapmak)

çok sevinmek: 'Sabaha kadar tepindiler. Bayram ediyorlar.' -N. F. Kısakürek.

39 görüntülenme

bayram havası esmek

ortam neşeli, sevinçli bir duruma gelmek: 'Ziyaret günleri hapishanelerde bir bayram havası eser.' -P. Safa.

39 görüntülenme

fotoğraf çekmek

fotoğraf makinesiyle görüntü tespit etmek.

39 görüntülenme

bayramlık ağzını açmak

kaba konuşmak, küfretmek.

39 görüntülenme

eş tutmak

talimde veya oyunda ikişer olmak için arkadaş seçmek.

39 görüntülenme

bedduası tutmak

ilenci yerine gelmek.

39 görüntülenme

hesap kesmek

ilişiğini kesmek: 'Hana gelinceye kadar planını kurmuştu. Odabaşı ile hemen hesabını kesti.' -Ö. Seyfettin.

39 görüntülenme

dünyanın kaç bucak (köşe) olduğunu göstermek (anlamak)

dünyada ne gibi güçlükler olduğunu bildirmek (anlamak), insanın başına neler gelebileceğini öğretmek veya öğrenmek.

39 görüntülenme

küpünü doldurmak

eline fırsat geçmişken çokça para biriktirmek: 'Hamiyetini bu felsefeye uydurarak küplerini doldurmayı bilenler bu memlekette bolluk içinde yaşarlar.' -H. R. Gürpınar.

39 görüntülenme

(birinin) ağzını tıkamak

sözünü kesmek, susturmak.

39 görüntülenme

alışkanlıktan (alışkanlığından) kopamamak

belli bir huydan vazgeçememek, alışıklığı bırakamamak: 'Bir zorunluluk olmadan alışkanlıklarımızdan kolay kolay kopamıyoruz.' -H. Taner.

39 görüntülenme

iyi gün dostu olmak

sadece iyi günlerde görünmek.

39 görüntülenme

(biriyle) temas etmek

1) görüşüp konuşmak; 2) cinsel ilişkide bulunmak.

39 görüntülenme

gaipten haber vermek

kendisinde manevi güç olduğuna inanılan kimse, gelecekte neler olacağından veya bilinmeyen âlemden haber vermek.

39 görüntülenme

hamur tutmak

hamur hazırlamak.

39 görüntülenme

ikileme düşmek

karar verememek.

39 görüntülenme

düş kırıklığı yaratmak

beklentileri karşılayamamaktan dolayı burukluğa yol açmak: 'Karşısındaki kadında düş kırıklığı yarattığının farkında.' -A. Kulin.

39 görüntülenme

gam yapmak

gam biçiminde deneme ve alıştırmayı çalgı veya sesle uygulamak.

39 görüntülenme

kan gütmek

kan dökerek öç almak istemek.

39 görüntülenme

bocur bocur kabarmak

duygulanıp içi kabarmak.

39 görüntülenme

(birinin) başı için

'çocuğumuzun başı için, annenizin başı için' vb. sözlerde değerli bir kişi ortaya konarak kullanılan ant veya yalvarma sözü: 'Aman Ali Bey'in başı için beni ele vermeyin.' -M. C. Kuntay.

39 görüntülenme

meraktan ölmek

çok kaygılanmak.

39 görüntülenme

ömrü uzamak

1) uzun süre yaşamak; 2) çok dayanmak.

39 görüntülenme

gâvur olmak

1) Müslüman olmamak; 2) dinsiz olmak; 3) mec. boşuna harcanmak: Aldığım, bu şeylerle, beş bin lira gâvur oldu.

39 görüntülenme

izzetinefsine dokunmak

1) onuruna dokunmak; 2) gücüne gitmek: 'Terk edilmiş hâli izzetinefsime dokunuyor fakat onu hiç yadırgamıyorum.' -A. Ş. Hisar.

39 görüntülenme

in gibi

dar ve karanlık (yer).

39 görüntülenme

bahtı bağlı olmak

1) talihi kapalı olmak; 2) kız için evlenecek istekli çıkmamak.

39 görüntülenme