En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

turfa olmak

değerini yitirmek, çürümek: 'Turfa oldu artık eski felsefe.' -Y. Z. Ortaç.

31 görüntülenme

işin içinde iş var

'bir işin içyüzü başka' anlamında kullanılan bir söz.

31 görüntülenme

işin içinden çıkamamak

başaramamak, sorunu çözümleyememek.

31 görüntülenme

ayrı tutmak

farklı davranmak.

31 görüntülenme

ağır oturmak

ağırbaşlı olmak.

31 görüntülenme

fiske fiske kabarmak (olmak)

kabarcıklar oluşmak: Yumurta yiyince çocuğun derisi fiske fiske kabardı.

31 görüntülenme

işin kurdu olmak

belirli bir konuyla ilgili her şeyi bilmek, uzmanlaşmak: 'Şimdi yaşlandık, bu işlerin kurdu olduk.' -N. Meriç.

31 görüntülenme

kaya gibi

çok sağlam: 'Uçan kâğıt rüzgârın hızını belli eder, kaya onu durdurur. Kaya gibi olunuz!' -N. F. Kısakürek.

31 görüntülenme

düğüm vurmak

1) düğümlemek; 2) parasını pintilik ederek saklamak, biriktirmek.

31 görüntülenme

gözden (gözünden) kaçırmak

dalgınlıkla görmemek: 'Fikirleri dağınıklıktan kurtarmak için, özüne irca etmek ve onu gözden kaçırmamak lazımdır.' -M. Kaplan.

31 görüntülenme

Osmanlı tokadı yemek

1) sert ve etkili bir biçimde tokat atılmak; 2) mec. sert ve etkili bir biçimde uyarılmak; 3) mec. bir kimsenin üstünlüğünü kabul etmek.

31 görüntülenme

yüz geri etmek

geri döndürmek.

31 görüntülenme

fındık kurdu gibi

ufak tefek, tombulca, sevimli.

31 görüntülenme

yüzü kızarmak

utanmak: 'Boynundan bir kese çıkardı fakat içine bakmadan ani bir fikirle yüzü kızardı.' -H. E. Adıvar.

31 görüntülenme

başta gelmek

önde olmak, üstün durumda olmak: İpekçilikte Bursa başta gelir.

31 görüntülenme

erkekliği kesilmek

erkek fizyolojik görevini yerine getirememek: 'Yaşlı imiş ... çoktan erkekliği kesilmiş.' -K. Tahir.

31 görüntülenme

kayıt koymak

engellemek, sınırlamak, takyit etmek: 'Kanun ... kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.' -Anayasa.

31 görüntülenme

az kaldı (kalsın)

1) bir işin gerçekleşmesi söz konusuyken gerçekleşmemesi durumunda kullanılan bir söz: 'Zavallıyı az kalsın gırtlağından yakalayıp boğacaktı.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) bir işin gerçekleşmemesi söz konusuyken gerçekleşmesi durumunda kullanılan bir söz: 'Az kalsın açmadan onu da buruşturup atacaktı.' -O. Aysu.

31 görüntülenme

ihtarda bulunmak

ihtar etmek: 'Mahpushane müdürüne haber salarak 'Vazifene dikkat et.' diyerek ihtarda bulunan oydu.' -K. Korcan.

31 görüntülenme

nara atmak (basmak)

yüksek sesle uzun uzun haykırmak: 'Bu cevabı alan Şems bir nara atarak kendinden geçmiş ve bir daha Mevlâna'nın peşinden ayrılmaz olmuştu.' -A. H. Çelebi.

31 görüntülenme

azap vermek

acı çektirmek, üzmek: 'Bu düşünce ona epeyce azap verdi.' -A. Midhat.

31 görüntülenme

alaya vurmak

ciddiyken sonradan alay ediyormuş gibi bir havaya girmek: 'Hep şakaya almış, alaya vurmuştu ablasıyla eski kocasının savaşını.' -A. Kulin.

31 görüntülenme

azı çoğa saymak (tutmak)

verilen küçük bir armağanı çok beğenmek.

31 görüntülenme

can olmak

sevimli, hoş görünmek: 'Yok canım, öyle demişim demek, derken ne kadar da can olurdu.' -T. Buğra.

31 görüntülenme

hesaba kitaba gelmemek

sınırsız olmak.

31 görüntülenme

kaza atlatmak

kaza tehlikesi geçirmek.

31 görüntülenme

nasıl ki

iki cümle arasındaki anlam ilişkisini 'olduğu gibi' anlamıyla bağlayan bir söz: 'Acele etmez ağırdan alır, nasıl ki bu akşam da ağırdan alıyor.' -M. Ş. Esendal.

31 görüntülenme

yumruk gibi

yumruk büyüklüğünde.

31 görüntülenme

hesabı kapamak

alacak verecek bırakmamak.

31 görüntülenme

zılgıt vermek

korkutmak, çıkışmak, azarlamak, gözdağı vermek: 'Şehrin büyükleri otelciye adamakıllı bir zılgıt vermişler.' -R. N. Güntekin.

31 görüntülenme