En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

hesabı kapamak

alacak verecek bırakmamak.

31 görüntülenme

zılgıt vermek

korkutmak, çıkışmak, azarlamak, gözdağı vermek: 'Şehrin büyükleri otelciye adamakıllı bir zılgıt vermişler.' -R. N. Güntekin.

31 görüntülenme

kışı geçirmek

kış mevsimini bir yerde geçirmek.

31 görüntülenme

can yakmak

1) zulmetmek, eziyet etmek: 'Yahu! Sen en az çirkin, en az can yakıcı bir usulle para çalan bir zavallıdan başka nesin?' -N. F. Kısakürek. 2) bir kimseyi büyük zarar ve ziyana sokmak; 3) üzmek, acı vermek: 'Ayrılık! Her vakit can yakar, ağlatır.' -A. Rasim.

31 görüntülenme

kalleşlik etmek

1) sözünde durmayarak döneklik etmek; 2) birine gizlice kötülük etmek.

31 görüntülenme

köşesine çekilmek

toplumdan kaçıp hiçbir şeyle ilgilenmeyerek tek başına yaşamak.

31 görüntülenme

çıngırağı çekmek

argo ölmek.

31 görüntülenme

bir papel (pul) etmemek

değeri olmamak: 'Topunuzu satsam bir papel etmezsiniz. Hele bunu şehirde yapaydınız dumanınızı savururlardı, dedi.' -Halikarnas Balıkçısı.

31 görüntülenme

bayram havası esmek

ortam neşeli, sevinçli bir duruma gelmek: 'Ziyaret günleri hapishanelerde bir bayram havası eser.' -P. Safa.

31 görüntülenme

fotoğraf çekmek

fotoğraf makinesiyle görüntü tespit etmek.

31 görüntülenme

yadigâr kalmak

bir olayı, bir kimseyi hatırlatan bir nesne, bir özellik bırakılmış olmak: 'İçlerinde, babasının günlerinden yadigâr kalanlar birer birer göçmüş...' -H. E. Adıvar.

31 görüntülenme

iki eli (kızıl) kanda olsa

'elindeki iş ne kadar önemli olursa olsun' anlamında kullanılan bir söz: 'Eğer gece vakti hekim lazım olursa sen benim pencerenin altına gel, bir nara bas, iki elim kızıl kanda olsa yetişirim.' -H. Taner.

31 görüntülenme

alı alına, moru moruna

sağlıklı, kanlı canlı: 'Şahsına bakarsan iri yarı, alı alına, moru moruna, dinç, ablak bir insan...' -R. N. Güntekin.

31 görüntülenme

dünyalığı doğrultmak

yaşamı süresince yetecek parayı kazanmak.

31 görüntülenme

halvet olmak

birisi veya birileriyle yalnız görüşmek amacıyla içeriye başkasını veya başkalarını almamak.

31 görüntülenme

yüzünü kızartmak (kızdırmak)

onuruna, gururuna önem vermeden bir şey istemek, utançla, utanarak istemek: 'Fakat ben boş ümitle insan avutmanın faydasından ziyade zararına inandığım için çok kere yüzümü kızdırır, açıkça mümkün değil derim.' -R. N. Güntekin.

31 görüntülenme

pişmanlık duymak (getirmek)

pişman olmak: 'Buraya kalkıp geldiğinden dolayı pişmanlık duyuyordu.' -E. E. Talu. 'Gerçekte, hükûmet görevine girmiş olduğuma pek çok pişmanlık getirdim.' -S. Birsel.

31 görüntülenme

iki lakırtı etmek

iki çift laf etmek: 'Genç olduk, ihtiyar olduk, şu adama sor bakalım, bir gün, bir saatçik olsun oturup benimle iki lakırtı etmiş midir?' -M. Ş. Esendal.

31 görüntülenme

bacası tütmez olmak

aile dağılmak veya işi bozulmak.

31 görüntülenme

hevesi kalmamak

şevki kırılmak, isteği kalmamak.

31 görüntülenme

itişip kakışmak

birbirini itmek: 'Gecikme korkusuyla herkes itişip kakışmakta ise kimsenin aklına gelmez konuşmak.' -R. Erduran.

31 görüntülenme

alıp yürümek

az zamanda çok ilerlemek, yayılmak, çoğalmak, artmak: 'Bu kasıt tertibi, aramızı bozabilecek bir cinayet davasının alıp yürümesine, dallanıp budaklanmasına yol açtı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

31 görüntülenme

arma uçurmak (budatmak)

den. armayı rüzgâra kaptırmak.

31 görüntülenme

eteğe varmak

yardım istemeye gitmek.

31 görüntülenme

lades tutuşmak

tavuğun lades kemiğini birer ucundan karşılıklı tutup kırarak lades oyununa başlamak: 'Lades tutuşmadık ki her defasında hatırımda diyorsun.' -A. Ş. Hisar.

31 görüntülenme

gaflete düşmek

gaflet içinde kalmak.

31 görüntülenme

cinnet getirmek

bir an için delilik belirtisi göstermek: 'Ayol, duydunuz mu? Fahim Bey cinnet getirmiş.' -A. Ş. Hisar.

31 görüntülenme

zaafa uğramak

eksikliği, yetersizliği belli olmak: 'Hayatımı karartan bir adamı bile teşhiste zaafa uğradım.' -O. Aysu.

31 görüntülenme

gaipten haber vermek

kendisinde manevi güç olduğuna inanılan kimse, gelecekte neler olacağından veya bilinmeyen âlemden haber vermek.

31 görüntülenme

post vermek

canını vermek, ölmek: 'Az değildir varmadan senin gibi yurduna / Post verenler yabanın hayduduna, kurduna' -F. N. Çamlıbel.

31 görüntülenme