En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

lafı ağzında gevelemek

söylemek isteğini söyleyememek.

27 görüntülenme

mesaiye kalmak

mesai yapmak.

27 görüntülenme

santim kaçırmamak

çok dikkatli ve hesaplı olmak.

27 görüntülenme

puan almak (kazanmak)

1) spor karşılaşmalarında başarılı bir oyun çıkararak kendine sayı sağlamak; 2) genellikle test biçimindeki sınavda herhangi bir puan elde etmek; 3) mec. itibar kazanmak, takdir edilmek.

27 görüntülenme

kenara atmak

bir şeyin üstünde durmamak, önemsememek.

27 görüntülenme

öpüp başına koymak

1) bir nimeti veya kutsal sayılan bir varlığı saygıyla el üstünde tutmak, yüksekte tutmak; 2) bir şeyi memnunlukla karşılamak, saygı duymak, saygıyla karşılamak: 'Ne dediği bilinmez, anlaşılmaz, kapalı kutu şiirleri öpüp başımıza koymak lazım geliyor.' -R. H. Karay.

27 görüntülenme

gözüne karasu inmek

1) karasu hastalığı yüzünden gözü görmez olmak; 2) gelmesini çok istediği kimsenin uzun süre yolunu gözlemek.

27 görüntülenme

kanına girmek

1) birini öldürmek veya öldürtmek: 'Kanıma gireceksiniz ama ne yapalım siz sağ olun.' -R. N. Güntekin. 2) bir kızın kızlığını bozmak.

27 görüntülenme

balo vermek

balo hazırlamak, düzenlemek: 'İki ay sonra sahici bir balo vereceğiz.' -H. E. Adıvar.

27 görüntülenme

şirk koşmak

Tanrı'nın birden çok olduğunu söylemek, Tanrı'ya ortak tanımak, eş koşmak.

27 görüntülenme

sinir kesilmek

çok sinirlenmek, öfkelenmek: 'Başkalarının rahatlık saydığı işlerde sıkıldım, sinir kesildim.' -N. Cumalı.

27 görüntülenme

kendi hesabına çalışmak

uğraştığı işi sadece kendisi için yapmak: 'Böyle bir amatörlük devresi geçirdikten sonra biraz da kendi hesabına çalışmayı düşündü.' -R. N. Güntekin.

27 görüntülenme

şöhret kapısı açılmak

meşhur olmaya başlamak.

27 görüntülenme

kedi ile köpek gibi

birbirleriyle geçinemeyen, anlaşamayan kimseler için söylenen bir söz.

27 görüntülenme

meşale çekmek

önderlik etmek, önayak olmak.

27 görüntülenme

kendini beğendirmek

başkalarına hoş, iyi, yetenekli görünmek: 'Kendini kibar okuyucularına beğendirebilmek için çok çalışmak zorundadır.' -C. Meriç.

27 görüntülenme

nevaleyi düzmek

1) gerekli yiyecek ve içeceği sağlamak: 'Elinde yiyecek paketleriyle evin nevalesini düzmüş, geri dönüyor.' -R. H. Karay. 2) sofrayı hazırlamak.

27 görüntülenme

yol yakınken

sezilen veya beliren kötü duruma düşmeden: 'Bizimle birlikte gelmesinler. Yol yakınken başlarının çaresine baksınlar.' -M. Ş. Esendal.

27 görüntülenme

zebun kalmak

güçsüz, zavallı durumda bulunmak: 'Bir zaman gelir ki sırf kendi icadımız olan bir his elinde zebun kalırız.' -H. C. Yalçın.

27 görüntülenme

bankaya yatırmak

bankadaki hesabına para koymak, biriktirmek: 'İyi kazanmıyordu fakat ne kazanıyorsa hepsini bankaya yatırıyordu.' -T. Dursun K.

27 görüntülenme

gözünü yıldırmak

gözünü korkutmak: 'Hem de oraya kadar sürüklenmek, hanlarda birçok para harcamak, günlerce işten güçten kalmak köylülerin gözünü yıldırır.' -N. Nâzım.

27 görüntülenme

üç günlük ömür

ömrün kısalığını anlatan bir söz.

27 görüntülenme

altıdan yemek

hastanelerde perhizi olmayan hastalara verilen tam yemek.

27 görüntülenme

meydan dayağı yemek

kalabalık içinde iyice dayak yemek: 'Vallahi meydan dayağı yesem bu kadar perişan olmazdım.' -R. N. Güntekin.

27 görüntülenme

şut atmak (çekmek)

topu sert ve hızlı bir biçimde kaleye atmak.

27 görüntülenme

dimdik durmak

1) tam dik durumda olmak: 'Pencerenin önünde, sırtı odaya dönük olarak dimdik durdu.' -T. Buğra. 2) mec. tutumunu değiştirmemek, yılmamak: 'Onun nasıl hiç sarsılmadan dimdik durduğunu gördüm.' -Y. Z. Ortaç.

27 görüntülenme

su etmek

den. bir geminin içine herhangi bir yerinden su girmek veya su sızmak.

27 görüntülenme

yola (yollara) düşmek

yola çıkmak, yol almaya başlamak: 'Yâre gidecek günümdür / Düşem yollara yollara' -Erzurumlu Emrah.

27 görüntülenme

yükünü tutmak

çok zengin olmak, zenginleşmek: 'Zira bazı insanlar da vardır ki yüklerini tuttuktan ve biraz da yaşlandıktan sonra kendilerini bir nevi santimantal veya dinî mistisizme verirler.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

26 görüntülenme

ifrata kaçmak

çok ileri gitmek, aşırı davranmak.

26 görüntülenme