En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

ne çare

'çaresi yok, elden ne gelir' anlamında kullanılan bir söz.

25 görüntülenme

belalar mübareği

alay istenilmeyen, kaçınılan bir durumun gerçekleştiği bildirilirken söylenen bir söz.

25 görüntülenme

iyi karşılamak

1) kabul etmek, beğenmek, benimsemek: 'Belki babam, güvercinlerin satıldıklarını iyi karşılamayacaktır.' -M. Ş. Esendal. 2) ilgi göstermek.

25 görüntülenme

uçan kuştan medet ummak

çok sıkıntıda kalıp en ufak bir yardımın herhangi bir yerden gelmesini beklemek, sıkıntılı bir durumdan kurtulmak için her türlü çareye başvurmak: 'O birkaç gün içinde uçan kuştan medet umdum.' -R. N. Güntekin.

25 görüntülenme

yerini ısıtmak

bir yerde uzun süre kalmak: 'Yeni nazır olmuşsun, yerini ısıtmaya bakacaksın, yüzyıllardır düzelmemiş işleri düzeltecek değilsin ya!' -M. Ş. Esendal.

25 görüntülenme

meraka sokmak

meraklandırmak: 'Sizleri meraka sokmamı aranızda bulunmamın sevincine bağışlayın.' -Halikarnas Balıkçısı.

25 görüntülenme

plak bozulmak

argo can sıkmak, bıkkınlık verecek biçimde konuşmak, dırdır etmek.

25 görüntülenme

zam yapmak

söz konusu fiyatı artırmak.

25 görüntülenme

meraktan çatlamak

merakından çatlamak.

25 görüntülenme

şeytan geçti

şeytan geçmiş gibi.

25 görüntülenme

ne münasebet!

öyle şey mi olur, ilgisi yok: 'Ümit, ideal, şahsiyet dediğiniz zaman da hep aynı şeyleri mi anlıyorsunuz? Ne münasebet!' -P. Safa.

25 görüntülenme

ölüsü ortada kalmak

cenazesini kaldıracak kimse bulunmamak.

25 görüntülenme

set çekmek

1) suyun akmasını, toprağın kaymasını önlemek için duvar yapmak; 2) mec. bir işi, bir davranışı, bir isteği önlemek, engellemek.

25 görüntülenme

boğazına kadar

pek çok, gereğinden fazla, aşırı ölçüde: 'Baba daima boğazına kadar borç içinde yaşar, müsrif, batakçı bir memurdu.' -Ö. Seyfettin.

25 görüntülenme

netice vermek

sonuç vermek: 'Ağır ve onulmaz hastalıklar için yapılan tedavi, bir iyilik şeklinde görünse bile, azabı devam ettirmekten başka bir netice vermiyor.' -İ. A. Gövsa.

25 görüntülenme

utanç vermek

utandırmak, utanmasına yol açmak.

25 görüntülenme

pusuya düşmek

pusu kuran kimsenin saldırı alanı içine girmek.

25 görüntülenme

yol şaşmak

esk. yol çatallaşıp karışmak.

25 görüntülenme

hastanelik etmek

birini aşırı derecede dövmek.

25 görüntülenme

meydana çıkmak

1) ortaya çıkmak, görünmek: 'İşte Galip, böyle bir muhitte herkesi şaşırtan büyük bir kabiliyetle meydana çıkıverdi.' -A. H. Çelebi. 2) belli olmak: 'Şafak serinliği içinde onun yükselmesini seyrederken ilk tahminimizde yanılmadığımız meydana çıktı.' -H. S. Tanrıöver. 3) yetişmek, büyümek: 'Altınyaprak Şirketi bizim son ekmek kapımızdı, bundan sonra iş bulabileceğim şüpheli, kardeşlerim daha meydana çıkmış sayılmaz.' -R. N. Güntekin.

25 görüntülenme

sırtı kaşınmak

dayak yemeyi hak edecek davranışta bulunmak.

24 görüntülenme

sırtına almak

1) yüklenmek, çuvalı sırtına aldı; 2) bir giyeceği giymek veya sırtına örtmek: Sırtına bir şey almadan sokağa fırladı.

24 görüntülenme

masrafa girmek

bir iş veya yapım için çok para harcamak: 'Bir adamın hiç tanımadığı insanlar için bu kadar zahmet ve masrafa girmesine bir türlü akıl erdiremiyorum.' -R. N. Güntekin.

24 görüntülenme

şakaya gelmek

şakaya katlanır olmak: 'Öyle zannedildiği gibi şakaya gelecek bir adam olmadığını göstermek için bu, ne güzel bir fırsattı!' -R. N. Güntekin.

24 görüntülenme

perhiz yapmak (etmek)

sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla özel bir beslenme düzeni uygulamak: 'Fiyatlar o kadar yükseldi ki perhiz eder gibi yediğim hâlde, yine her yemek bir buçuk lirayı geçmeye başladı.' -Ö. Seyfettin.

24 görüntülenme

vurgunu vurmak

vurgun vurmak.

24 görüntülenme

işkenceye sokmak

maddi veya manevi sıkıntı vermek, zora sokmak.

24 görüntülenme

bir kolayını aramak

bir şeyi yapmak, çözmek için gerekli kolay ve kestirme yöntemi araştırmak: 'Yanlışını düzeltmek için bir kolayını aramaya başladı.' -M. Ş. Esendal.

24 görüntülenme

peşine takmak

yanında götürmek: 'Valinin yerini öğrendiği gibi savuştu Bayram, İlyas'ı peşine takıp.' -A. Kulin.

24 görüntülenme

alçaktan uçmak

argo atılan palavra düzeyi az olmak.

24 görüntülenme