En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

sancısı tutmak

1) birdenbire ve şiddetli bir ağrı gelmek: 'İlk kum sancısının nasıl tuttuğunu nakledecekmiş.' -S. M. Alus. 2) mec. tedirgin olmak.

26 görüntülenme

yakınlık duymak

birine karşı sevgi veya ilgi duymak: 'İkisi de birbirlerine yakınlık duyuyorlardı.' -R. H. Karay.

26 görüntülenme

sinir küpüne çevirmek

aşırı derecede sinirlendirmek.

26 görüntülenme

sansür koymak

sansürlemek: 'Onlar bu vehimle ellerinden gelse / Rüyalara sansür koyacaklar bir gün' -A. N. Asya.

26 görüntülenme

bakla kadar

çok iri (böcek).

26 görüntülenme

yıldızları saymak

geceleri uyku uyuyamamak: 'Yıldızları sayarak bekliyordum sabahı.' -Y. Z. Ortaç.

26 görüntülenme

beşiğini sallamak

çocukluğundan veya çok eskiden tanımak, büyümesine hizmet etmek.

26 görüntülenme

uyku dağıtmak

uyumasına engel olmak: Uykumu dağıtmak için birkaç fincan kahve içtim.

26 görüntülenme

cart (zırt) kaba kâğıt

argo yüksekten atana veya çalımlı bir tavır takınana karşı 'senin bu tavrına değer veren var sanki' anlamında kullanılan bir söz.

26 görüntülenme

kemik gibi

1) pek kuru, katı, sert; 2) sağlam.

26 görüntülenme

son nefesini vermek

ölmek: 'Adam, iskelenin üstüne yığılmış, son nefesini verirken biçarenin şapkasını aşırmışlar.' -B. R. Eyuboğlu.

26 görüntülenme

gehgeh tutmak

nöbetli bir hastalığa yakalanmak.

26 görüntülenme

sarsıntı geçirmek

beklenmedik bir olaydan çok etkilenmek, üzülmek.

26 görüntülenme

şunda bunda

herkeste.

26 görüntülenme

rahat kıçına batmak

tkz. bulunduğu rahat durumun değerini bilmemek.

26 görüntülenme

lakırtı yetiştirmek

bir söze karşılık vermekte gecikmemek: 'Birbirine lakırtı yetiştirmeye, cevap bulmaya çalışıyorlar.' -M. Ş. Esendal.

26 görüntülenme

masraf etmek

para harcamak.

25 görüntülenme

ortaya konuşmak

sözü hiç kimseyi hedef almadan söylemek.

25 görüntülenme

şakakları atmak

çok sinirlenmek: 'Kalbinin yırtıldığını, kilitlenen çenelerinin çatırdadığını, şakaklarının attığını duyardı.' -Ö. Seyfettin.

25 görüntülenme

turşusu çıkmak

1) çok yorulmak: 'Bütün gün çocukların peşinde koşmaktan turşusu çıkmış ihtiyar lalanın karanlık bir köşede horladığı işitiliyordu.' -R. N. Güntekin. 2) ezilmek, parçalanmak: Portakalların turşusu çıkmış.

25 görüntülenme

şakaya almak

söylenilen gerçek sözü şaka gibi kabul etmek: 'Mustafa Kemal Paşa, bu isteği ilk önce şakaya alarak şöyle cevaplandırmıştı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

25 görüntülenme

arına dokunmak

utanç duymak: 'Hele meydanı hasımlarına bırakmak arıma dokunuyor.' -R. H. Karay.

25 görüntülenme

şakaya sığınmak

şakaya vurmak: 'Kaç kez şakaya sığınıp benzer yanıtlar vermişti.' -E. Atasü.

25 görüntülenme

matrağa almak

alaya almak, eğlenmek.

25 görüntülenme

yüzü yazılı kalmak

kullanılmak, yenilmek için hazırlanmışken herhangi bir sebeple olduğu gibi dokunulmadan kalmak.

25 görüntülenme

kırıp geçirmek

1) yakıp yıkarak, öldürerek, baskı veya etki yaparak büyük zarar vermek: 'Pakize'nin kırıp geçirdiği bir şeyi görmekten hasıl olacak tesiri temaşaya gelen çocuklara...' -H. Z. Uşaklıgil. 2) çok sert davranarak darıltmak: 'Adamın her akşam yarım kiloyu devirdikten sonra ortalığı kırıp geçirmesinden perişan oluyorlar.' -Ç. Altan. 3) tuhaf söz ve davranışlarla herkesi çok güldürmek: 'Hoşsohbet, şakacı bir insan olduğu için Kâzım Bey'le kaynatasını kahkahadan kırıp geçirir.' -S. Birsel. 4) hayran etmek: 'Bir İspanyol şarkıcı var. Beyoğlu'nu kırıp geçiriyor.' -H. E. Adıvar.

25 görüntülenme

sakal bırakmak (koyuvermek veya salıvermek veya uzatmak)

sakalını tıraş etmeyip büyütmek: 'Yaşıtlarının hemen hepsi sakal koyuverdi.' -Y. Z. Ortaç.

25 görüntülenme

mortoyu çekmek

ölmek.

25 görüntülenme

ökseye basmak

dikkatsizlik ederek zarara uğramak veya yanılmak.

25 görüntülenme

pir ol!

şaka 'çok yaşa, var ol' anlamında kullanılan bir beğenme sözü.

25 görüntülenme