En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

bir şeye benzememek

işe yarar durumda olmamak.

26 görüntülenme

yüz yüze yaşamak

sürekli olarak bir arada olmak zorunda bulunmak: 'Ölümle aylarca yüz yüze yaşamış, hayatımla oyuncak gibi oynamıştım.' -R. N. Güntekin.

26 görüntülenme

yürürlüğe girmek

bir kanun, bir karar, bir iş uygulanır, yapılır duruma gelmek.

26 görüntülenme

başlık vermek

bazı bölgelerde, evlenirken kızın babasına oğlanevi tarafından para veya mal vermek.

26 görüntülenme

fişek salıvermek

ara bozacak söz söylemek.

26 görüntülenme

sigarayı tellendirmek (tüttürmek)

keyifle sigara içmek: 'Birkaç tane bira çektikten sonra üzerlerine sigarayı tellendirdim mi değme keyfime artık.' -Ö. Seyfettin.

26 görüntülenme

kuyudan adam çıkarmak

1) olumsuz, uygunsuz veya yasal olmayan bir duruma son vererek birini haklarına kavuşturmak; 2) unutulmaktan kurtarmak.

26 görüntülenme

kalıba dökmek

dökmecilikte erimiş madeni kalıbın içine akıtmak.

26 görüntülenme

namusunu temizlemek

ahlak ve onuruna ters düşen bir durumdan kurtulmak için birini veya kendini öldürmek.

26 görüntülenme

şamar patlatmak

aniden güçlü bir tokat atmak: 'Sağ avucumun bir şamar patlatmak için nasıl kaşındığını hâlâ unutmuyorum.' -T. Uyar.

26 görüntülenme

tutuya bırakmak (koymak)

ödünç para almak için değerli bir şeyi rehin olarak vermek, rehin vermek.

26 görüntülenme

keçilik etmek

inat etmek.

26 görüntülenme

küçük oynamak

kumarda az para ile oynamak.

26 görüntülenme

oylamaya koymak

bir toplantıdaki oy sayısını belirlemek, oy verilmesini istemek, oya sunmak.

26 görüntülenme

mayasında olmak

içinde olmak.

26 görüntülenme

baygınlık geçirmek

1) bayılmak; 2) mec. çok heyecanlanmak, telaşlanmak: 'Annem, üç gün sonra, sevinç baygınlıkları geçiren Yahudi'nin avucuna on altın sayıp yalvardı.' -Y. Z. Ortaç. 3) mec. çok sıkılmak.

26 görüntülenme

sahabet etmek

korumak, kayırmak: 'Sen hayırlı bir mal mısın ki Hatice'yi sahabet edeceksin.' -P. Safa.

26 görüntülenme

espri patlatmak

konuşma sırasında, beklenilmedik anda, ortama uygun hoş, nükteli veya ilginç söz söylemek.

26 görüntülenme

meclis kurmak

birkaç kişi konuşmak veya eğlenmek için toplanmak: 'Nihayet bir akşam bütün ihtiyarlar, kadın erkek meclis kurar, ahenge başlarlarmış.' -H. E. Adıvar.

26 görüntülenme

bela kesilmek

birisine sıkıntı ve eziyet vermek, musallat olmak: 'Zavallı Reşat Efendi kendisinden başkaları için âdeta bir bela kesilmişti.' -A. Ş. Hisar.

26 görüntülenme

koçan bağlamak

mısırda koçan oluşmak.

26 görüntülenme

söz yok!

hakkında hiçbir şey söylenilemez: 'Bizim kibarlığımıza söz yok ama veresiye deyince dayanamam.' -M. Ş. Esendal.

26 görüntülenme

ladesli olmak

lades oyununa tutuşmak: 'Lades tutuşanlar ladesli olduklarını unutmamaya ama rakibine unutturmaya çalışırlar.' -Ü. Dökmen.

26 görüntülenme

şekil almak

belli bir biçime girmek, biçimlenmek, şekillenmek.

26 görüntülenme

meraka düşmek

1) meraklanmak: 'Sevecek birini görse bile acaba daha güzeli bulunmaz mı diye meraka düşer.' -S. Birsel. 2) kaygılanmak.

26 görüntülenme

şerrine lanet

kötü bir kimse ile uğraşmak istenilmediğini veya kaçınıldığını anlatan bir söz.

26 görüntülenme

eteğini tutmak

yardım istemek.

26 görüntülenme

salah bulmak

düzelmek, iyileşmek, onmak.

26 görüntülenme

ulak çıkarmak

haberci göndermek, posta çıkarmak.

26 görüntülenme

postuna saman doldurmak

öldürmek.

26 görüntülenme