En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

dili olsa da söylese (anlatsa)

cansız nesneler konuşabilseler bazı olaylara tanıklık da edebilirler.

20 görüntülenme

dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim

kişinin başına ne gelirse dilini tutmamasından gelir.

20 görüntülenme

bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır

herhangi bir olayı, bir işi, bir ödevi küçümsememek, önemle ele almak gerekir.

20 görüntülenme

dilini eşek arısı soksun

hoşa gitmeyen bir şey konuşan kimseye söylenen bir ilenme sözü.

20 görüntülenme

bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin duymasın (görmesin)

birine yaptığın iyiliği gizli tut.

20 görüntülenme

bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, sonunda yakalanırsın çekirge (üçüncüsünde avucuma düşersin çekirge)

birkaç kez saklanabilen bir suç günün birinde ortaya çıkarak yapanı kötü bir duruma düşürür, suçlu cezasız kalmaz.

20 görüntülenme

dişi yalanmazsa erkek dolanmaz

kadın istek göstermezse, yüz vermezse erkek onun peşine düşmez.

20 görüntülenme

ölenle ölünmez

çok sevilen birinin ölümünden sonra fazla yas tutulmamalıdır çünkü hayat devam eder.

20 görüntülenme

doğan anası olma, doğuran anası ol

bir çocuk, annesinin değerini ancak kendisi de çocuk sahibi olduktan sonra anlar.

20 görüntülenme

doğmadık çocuğa don biçilmez

ele geçeceği, ortaya çıkacağı daha belli olmayan şey için önceden hazırlık yapmak doğru değildir.

20 görüntülenme

kalın incelene kadar ince süzülür

bir hastalık, bir sıkıntı karşısında güçlü gücünden bir parçasını yitirerek zayıflar ama zayıf olan, ölecek duruma gelir.

20 görüntülenme

lokma (bile) çiğnenmeden yutulmaz

her iş emekle yapılır.

20 görüntülenme

seyrek git sen (sıkça varma) dostuna, kalksın ayak üstüne

kişi dostuna sık sık giderse seyrek gittiğinde gördüğü konukseverliği görmez.

20 görüntülenme

gül dikensiz olmaz

iyi veya güzel olan her şeyin az çok sıkıntı veren bir yanı da bulunur.

20 görüntülenme

mahkeme kadıya mülk değil

hiç kimse, bulunduğu kamu hizmetinde ömrünün sonuna kadar kalamaz.

20 görüntülenme

sıçan çıktığı deliği bilir

bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.

20 görüntülenme

yel kayadan ne koparır (alır, anlar, aparır)

sağlam karakterli kişiler, sağlam temele dayanan işler önemsiz etkilerle sarsılmaz.

20 görüntülenme

at, adımına göre değil, adamına göre yürür

atın yürüyüşü binicisinin yönetimine bağlı olduğu gibi bir işin gidişi de iş başındakinin bilgisine ve çabasına bağlıdır.

20 görüntülenme

bitli baklanın da kör alıcısı olur

işe yaramaz da olsa her şeyin isteklisi bulunur.

20 görüntülenme

sırrını açma dostuna, o da söyler dostuna

bir sır en yakın dosta bile söylenmemelidir.

20 görüntülenme

kapı arkası bile gurbet

bir insan evinden pek uzağa gitmese bile evden ayrıldıktan sonra kendini gurbete çıkmış gibi hisseder.

20 görüntülenme

at binicisini bilir (tanır)

işçi, yöneticisinin işten anlayıp anlamadığını bilir ve çalışmalarını ona göre yürütür.

20 görüntülenme

at bulunur meydan bulunmaz, meydan bulunur at bulunmaz

bir işi başarabilmek için gerekli olan koşullar her zaman eksiksiz olarak ele geçmez.

20 görüntülenme

sitteisevir kapıyı çevirir

kötü havalarda dışarı çıkmamayı öğütleyen bir söz.

20 görüntülenme

at ile avrat yiğidin bahtına

kişinin satın aldığı attan ve evlendiği kadından memnun kalıp kalmayacağı önceden kestirilemez, her ikisi de talihine kalmıştır.

20 görüntülenme

kar susuzluk kandırmaz

gerçek gereksinimler, avutucu, oyalayıcı şeylerle karşılanmaz.

20 görüntülenme

yerdiğin oğlan (küçük) yer tutar

bugün beğenmediğiniz, kendisinde yetenek bulmadığınız çocuğun zamanla bilgisi, görgüsü artar, toplumda önemli bir yeri olur.

20 görüntülenme

at olur, meydan olmaz (bulunmaz), meydan olur (bulunur), at olmaz (bulunmaz)

gerekli şartlar her zaman bir arada bulunmaz.

20 görüntülenme

at ölür, itlere bayram olur

değerli kimselerden birinin ölümü veya görevden ayrılması, kimi zaman aşağılık kimselerin işine yarar.

20 görüntülenme

mart dokuzunda çıra yak, bağ buda

mart ayının dokuzunda bağların kesinlikle budanması gerekir, bu iş gündüz yetiştirilemezse gece çıra ışığında yapılmaya değecek kadar önemlidir.

20 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

havada kalmak

1) yerden yüksekte bulunmak: Masanın bir ayağı kısa olduğundan havada kalıyor. 2) mec. sonuca ulaşmamak: 'Yine de bir öğretmenin iyi niyetinin, ilgisinin böyle havada kalışından acı duydu.' -A. Ağaoğlu. 3) mec. bir iddia dayanaksız olduğundan kanıtlanmamak.

87 görüntülenme

delinin eline değnek vermek

kötülük yapabilecek bir kimsenin davranışlarını kolaylaştırmak.

87 görüntülenme

boynuz isterken kulaktan olmak

daha iyisini, mükemmelini ararken mevcut olanı yitirmek.

87 görüntülenme

damga vurmak

1) damgalamak: 'Nuri Usta, sanki çırılçıplakmış da derisine kızgın demirle damga vuruluyormuş gibi irkildi.' -N. Hikmet. 2) mec. iz bırakmak: 'Belli semtler, yüzyıllar boyu, oraların sakinlerine belli bir damga vurmuş gibidirler.' -H. Taner.

87 görüntülenme

doğru durmak

1) dik durmak; 2) uslu durmak.

87 görüntülenme

günahı kadar sevmemek

sevmemek, nefret etmek: 'Kışın çok karlı, tipili günlerinden başka günlerini günahı kadar sevmezdi.' -O. C. Kaygılı.

87 görüntülenme

papaza kızıp oruç (perhiz) bozmak

başkasına kızıp kendisine zarar verecek iş görmek.

87 görüntülenme

semen peyda etmek

şişmanlamak.

87 görüntülenme

dem dökmek

kadınlar aybaşında kan yitirmek.

87 görüntülenme

analı kuzu, kınalı kuzu

1) her işi yolunda giden; 2) annesi sağ olan çocukların mutluluğunu anlatan bir söz.

87 görüntülenme

karanlığı deşmek (yırtmak)

1) karanlıkta görmeye çalışmak, aydınlığa çıkmak için çaba harcamak: 'Gözleriyle sokakların karanlıklarını yırtmaya uğraşarak sinirli bir telaş içinde çırpınıyordu.' -H. R. Gürpınar. 2) mec. büyük sıkıntı ve üzüntüden kurtulmak için çabalamak.

87 görüntülenme

keşiş hayatı sürmek

her şeyden elini ayağını çekip yalnız başına yaşamak: 'Büyük din adamlarının keşiş hayatı sürmesi boşuna mı dersiniz?' -H. Taner.

87 görüntülenme

ayağı (ayakları) suya ermek

bir gerçeği anlayarak aklı başına gelmek.

87 görüntülenme

(birine) nazı geçmek

dilediğini kabul ettirecek kadar hatırı sayılmak.

87 görüntülenme

boyu boyuna, huyu huyuna

'karı koca veya arkadaşlar arasında her bakımdan uygunluk olması gerekir' anlamında kullanılan bir söz.

87 görüntülenme

fayda etmemek

etkisi olmamak, işe yaramamak, yararlı olmamak: 'Hekimler epeyce çalıştılar, ilaç verdiler, kan aldılar ise de fayda etmedi.' -M. Ş. Esendal.

87 görüntülenme

sözünü tutmak

verdiği sözü yerine getirmek: 'Sözümü tuttum gibime geliyor, siz istediğiniz kadar bana meşhursun deyin.' -S. F. Abasıyanık.

87 görüntülenme

emek çekmek

bir işte çok çalışarak yorulmak.

87 görüntülenme

havanın gözü yaşlı

'nerede ise yağmur yağacak' anlamında kullanılan bir söz.

87 görüntülenme

modası geçmek

1) moda olmaktan çıkmak; 2) mec. önemini yitirmek, geçersiz duruma gelmek, artık aranmamak: Bu işin modası geçti, onu vaktiyle yapmak gerekti.

87 görüntülenme

dokuz ayın çarşambası bir araya gelmek

birçok iş birden ortaya çıkıp sıkışık bir durum yaratmak.

87 görüntülenme

revan olmak

yola çıkmak.

87 görüntülenme

ayağı yerden kesilmek

1) ayağı yere değmez olmak; 2) bir taşıta binip yaya yürümekten kurtulmak; 3) mec. çok mutlu olmak.

87 görüntülenme

dokuz doğurmak

merakla, heyecanla, sabırsızlıkla beklemek: 'Sabahtan beri kamış kökünün içine sığınmış, yüreği ağzında, dokuz doğurarak şahinini bekleyişi...' -Y. Kemal.

87 görüntülenme

denize dökmek

düşmanı denize kadar sürüp yok etmek.

87 görüntülenme

boyunca çocuğu olmak

yetişkin çocuğu olmak.

87 görüntülenme

bir (aynı) yastıkta kocamak

karı koca birlikte uzun bir ömür sürmek.

87 görüntülenme

göbek atmak

1) karnını hareket ettirerek oynamak: 'Dillere destan olan oturak âlemlerinde göbeği atan, erkek değil, kadındır.' -B. R. Eyuboğlu. 2) mec. çok sevinmek: 'Dolmuştan inince bir yandan saatine bakar, bir yandan da göbek atarmış, daha bir saat var, diye.' -H. Taner.

87 görüntülenme

moral vermek

bir kimsenin ruhsal direnme gücünü artırmak, cesaretlendirmek, yüreklendirmek.

87 görüntülenme

(birinin) kapısını çalmak

birine başvurmak: 'İskele memurluğu isteyen işçiler hep benim kapımı çalıyorlar.' -M. Ş. Esendal.

87 görüntülenme