En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

kara haber tez duyulur

ölüm gibi kötü haber çabuk yayılır.

20 görüntülenme

yetimi okşamışlar, vay sırtım demiş

bir kimsenin haksızlığa uğramaması için arkası, koruyucusu bulunmalıdır.

20 görüntülenme

karada ölüm yok

bundan sonra herhangi bir sıkıntı ile karşılaşma ihtimali yok.

20 görüntülenme

ata arpa, yiğide pilav

canlıların güçleri, gelişmelerine yarayan şeylerle artar.

20 görüntülenme

yılana yumuşak diye el sunma

kişi, yumuşak huylu görünen herkese aldanmamalı, daima tehlikeli bir durumla karşılaşabileceğini düşünmelidir.

20 görüntülenme

ata binersen Allah'ı, attan inersen atı unutma

ata bindiğin zaman hayvanı hırpalama, attan indiğin zaman da onun yemini, suyunu, tımarını unutma.

20 görüntülenme

dut kurusu ile yâr sevilmez

ancak büyük fedakârlıklarla elde edilebilecek güzel bir şey, fedakârlık yapılmadan elde edilemez.

20 görüntülenme

hacı hacıyı Mekke'de, derviş dervişi tekkede bulur

hedefleri, amaçları aynı olanların yolları aynı noktada kesişir.

20 görüntülenme

mazlumun ahı, indirir şahı

zulüm gören kimsenin bedduası tutar.

20 görüntülenme

mazlumun ahı yerde kalmaz

zulüm gören kimsenin bedduası tutar.

20 görüntülenme

ata dost gibi bakmalı, düşman gibi binmeli

çalışanınızı iyi beslerseniz onun gücü artar ve daha verimli işler yapar.

20 görüntülenme

söyleyenden dinleyen arif gerek

kapalı konuşan bir kişinin ne demek istediğini ancak o konudan haberdar olan kişi anlar.

20 görüntülenme

ata eyer gerek, eyere er gerek

bir işletmeyi önce donatıp sonra da iyi bir yöneticiye teslim ederseniz istediğiniz verimi alırsınız.

20 görüntülenme

atalar çıkarayım der tahta, döner dolaşır gelir bahta

ana baba, çocuğuna mutlu bir yaşam sağlamaya çalışır ancak kaderde yazılı olan gerçekleşir.

20 görüntülenme

merhametten maraz doğar (hasıl olur)

kimi kişiler, kendilerine acıyıp iyilik edenlerin başını derde sokarlar veya bu iyiliği kötüye kullanırlar.

20 görüntülenme

atanın sanatı oğla mirastır

bir evlat babasının sanatını onun ölümünden sonra sürdürür.

20 görüntülenme

yiğit lakabıyla anılır

yiğit kazandığı ünle tanınır.

20 görüntülenme

atasını tanımayan Allah'ını tanımaz

babaya itaat etmeyen kimse, ana ve babaya itaat etmeyi buyuran Tanrı’yı da tanımıyor demektir.

20 görüntülenme

hamala semeri yük olmaz

insana kendi işi ağır gelmez.

20 görüntülenme

ateş düştüğü yeri yakar

bir acıyı onu çekenden başkası tam anlayamaz veya aynı ölçüde üzülemez.

20 görüntülenme

boşboğazı ateşe atmışlar, odunum yaş (az) demiş

çenesi düşükler umulmadık anlarda densizce konuşabilirler.

20 görüntülenme

ateş olmayan yerden duman çıkmaz

küçük de olsa birtakım belirtilerin önemli olaylara işaret olduğunu anlatan bir söz.

20 görüntülenme

hancı sarhoş yolcu sarhoş

kimin ne yaptığı ne ettiği belli değil.

20 görüntülenme

meyveli ağacı taşlarlar

bilgili, hünerli, işinde başarılı olan kimselere genellikle sataşılır.

20 görüntülenme

su akarken testiyi doldurmalı (doldur)

kişi, fırsattan yararlanmalı; geliri bol olduğu zaman ilerisi için para biriktirmeye, mal mülk edinmeye bakmalıdır.

20 görüntülenme

mısıra 'yağmur geliyor' demişler, 'çapan birlik mi?' demiş

mısır bol su ister ama çapalanmazsa sudan gereği gibi yararlanılmaz.

20 görüntülenme

karpuz kabuğunu görmeden denize girme

bir işi en uygun zamanı gelmeden yapma.

20 görüntülenme

düşmanın karınca olsa kendini merdane tut

düşmanın ne kadar güçsüz olursa olsun dikkat et, uyanık ol.

20 görüntülenme

harman (harmanını) yakarım diyen orağa yetişmemiş

başkasına kötülük yapmayı tasarlayan kimse, kötülüğünü yapmaya fırsat bulmadan cezasını görür.

20 görüntülenme

ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane

herkesin ölümü için bir sebep vardır.

20 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

(birinin) kapısını çalmak

birine başvurmak: 'İskele memurluğu isteyen işçiler hep benim kapımı çalıyorlar.' -M. Ş. Esendal.

87 görüntülenme

(bir şeyi) mesele yapmak

önemsiz bir şeyi önemli bir sorun durumuna getirmek: 'Orada kimseyi kıskanmamışken bu sonuncu kumasını büyük mesele yaptı.' -R. Erduran.

87 görüntülenme

kıçına bakarak (baka baka)

başvurduğu yerden olumlu sonuç alamayarak.

87 görüntülenme

bulut gibi

çok sarhoş.

87 görüntülenme

yarım kulak dinlemek

umursamadan, önem vermeden dinlemek: 'Dersleri yarım kulak dinliyor, etütlerde uzun uzun mektuplar yazıyordu.' -Ç. Altan.

87 görüntülenme

bir çekirdek geri kalmamak

bütünüyle denk olmak.

87 görüntülenme

feda olmak

uğrunda yok olmak: Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

87 görüntülenme

açlıktan ölmeyecek kadar

çok az: Açlıktan ölmeyecek kadar yiyor.

87 görüntülenme

odun gibi

anlayışsız, görgüsüz, kaba.

87 görüntülenme

uğur getirmek

iyilik, şans, talih, bereket getirmek: 'Emeti ile evlenmek, Satılmış'a uğur getirmişti.' -E. E. Talu.

87 görüntülenme

iskâna açmak

kadastrosunu, planlarını ve altyapısını bitirip bir bölgeyi inşaat yapmaya hazır duruma getirmek.

87 görüntülenme

ses çıkmamak

haber gelmemek.

87 görüntülenme

feleği şaşmak

argo feleğini şaşırmak.

87 görüntülenme

gürültüye getirmek (boğmak)

1) bir işi, bir düşünceyi telaş ve karışıklık yüzünden ilgi çekmez duruma getirmek; 2) söz kalabalığından, karışıklıktan yararlanarak istediğini elde etmek.

87 görüntülenme

para yemek

1) gereksiz olarak çok para harcamak; 2) çok para harcatmak; 3) görevli bulunduğu yerin imkânlarından yararlanarak para çalmak, rüşvet almak.

87 görüntülenme

takoz koymak

1) aracın hareketini önlemek için tekerleklerden birinin önüne veya arkasına takoz yerleştirmek, takoz atmak; 2) argo olacak işi engellemek.

87 görüntülenme

şiddet göstermek

kaba, sert davranmak.

87 görüntülenme

başı dönmek

1) insana, eşyanın dönmesi, ayağının altından yerin çekilmesi vb. bir duygu gelmek: 'Cümle kapısının önüne geldiği zaman başının dönmeye başladığını hissetti.' -P. Safa. 2) sıkıntı yaratan bir durum karşısında bunalmak; 3) görkemli bir şey karşısında şaşırmak; 4) para veya makam sebebiyle şaşırıp şımarmak.

87 görüntülenme

(bir şeyin) başına geçmek

1) görevi altında bulundurmak; 2) bir işin yönetimini ele almak; 3) bir işi yapmaya başlamak; 4) bir şeyin etrafında toplanmak, yer almak: 'Adam ağır adımlarla gelip masanın başına geçiyor.' -E. M. Karakurt.

87 görüntülenme

başı göğe ermek (değmek)

alay beklenmeyen bir mutluluğa ermek.

87 görüntülenme

bir deri bir kemik (kalmak)

çok zayıf (olmak): 'Zaten bir deri bir kemik, zayıf bir adamdı.' -S. Birsel.

87 görüntülenme

aklı başka yerde olmak

başka şeyler düşünmek: 'Affet Kâmuran, aklım başka yerdeydi.' -R. N. Güntekin.

87 görüntülenme

dost tutmak

erkek veya kadın evlilik dışı ilişki kurmak.

87 görüntülenme

üzerine toz kondurmamak

üstüne toz kondurmamak.

87 görüntülenme

yüreği bayılmak

karnı çok acıkmak.

87 görüntülenme

dilden düşürmemek

sürekli tekrar etmek.

87 görüntülenme

uzun etmek

1) tartışmayı sürdürmek: 'Pek canım istiyor, uzun etme!' -P. Safa. 2) aşırı gitmek.

87 görüntülenme

fena yapmak

kötü duruma düşürmek.

87 görüntülenme

içi içine sığmamak

telaş, sabırsızlık, coşkunluk göstermekten kendini alamamak: 'Nazmiye'den çok İhsan'ın içi içine sığmıyor, birazdan başlarına gelecekleri tasarlayarak kahroluyordu.' -O. Kemal.

87 görüntülenme

ümit vermek

umut vermek: 'İnsan zekâsının birliği, düşüncelerin tesanüdünden doğan büyük ve ümit verici bir netice.' -C. Meriç.

87 görüntülenme