En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

suyun sessizinden, insanın sözsüzünden korkmalı

duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.

20 görüntülenme

buldukça bunar (bulmuş da bunuyor)

bulduğuyla yetinmiyor da daha çoğunu istiyor.

20 görüntülenme

sürüden ayrılanı (ayrılan koyunu, kuzuyu) kurt kapar

arkadaşların yardımıyla yapılan veya bir amaç uğruna topluca girişilen bir işten ayrılanlar zarara uğrarlar.

20 görüntülenme

büğersen göl olur, açarsan çöl olur

birikim, ancak tutmayı bilirsen olur.

20 görüntülenme

mum yanmayınca pervane dönmez (yanmaz)

güzelin yoluna baş koyanların ortaya çıkması için o güzelin görünmesi gerekir.

20 görüntülenme

eğriye eğri doğruya doğru

gerçek neyse aynen belirtilmelidir.

20 görüntülenme

kaya uçmazsa, dere dolmaz

büyük gereksinimlerde çok fedakârlık yapmak gerekir.

20 görüntülenme

cami ne kadar büyük olsa imam gene bildiğini okur

bir yetkili kimse, çevresindekilerin düşüncesi ne olursa olsun kendi istediğini yapmaya çalışır.

20 görüntülenme

caminin (mescidin) mumunu yiyen kedinin gözü kör olur

kendisini yetiştiren kimsenin malına hıyanet eden, el uzatan kimse cezasını bulur.

20 görüntülenme

şeriatın kestiği parmak acımaz

kanunların uygun gördüğü cezaya katlanmak gerekir.

20 görüntülenme

avrat var, arpa unundan aş yapar; avrat var, buğday unundan keş yapar

iş bilen kadın, elverişsiz gereçle güzel şeyler meydana getirir, iş bilmeyen kadın ise en iyi gereci kullansa bile bir şey yapamaz.

20 görüntülenme

ağzı kulaklarına varmak

çok sevinmek: 'Çocuklarıma beni misal gösterdiğini, ağzım kulaklarıma vararak öteden beriden işitiyordum.' -R. N. Güntekin.

20 görüntülenme

hekimsiz, hâkimsiz memlekette oturma

sağlığın güvencesi hekim, toplumun güvencesi hâkimdir, bu iki güvencenin bulunmadığı yerde yaşamak zordur.

20 görüntülenme

kazan kaynamayan yerde maymun oynamaz

hiçbir iş karşılıksız yapılmaz.

20 görüntülenme

kazanmayanın kazanı kaynamaz

kazancı olmayan kişinin evinde yemek pişmez.

20 görüntülenme

ayağa değmedik taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz

insan, yaşamı boyunca çeşitli engellerle ve güçlüklerle karşılaşır.

20 görüntülenme

el eli yıkar, iki el yüzü

bir kişi başka bir kişiye yardım ederse o da bu iyiliğin altında kalmaz, güçlenmiş olarak yardımlara koşar.

20 görüntülenme

şüyuu vukuundan beter

bir şeyin dedikodusunun yapılması, onun gerçekleşmesinden daha kötüdür.

20 görüntülenme

her gün papaz pilav yemez

1) bir insanı hep aynı hileyle kandıramazsın; 2) insan zaman zaman değişiklik ister; 3) her zaman aynı fırsat ele geçmez.

20 görüntülenme

ağzına gem vurmak

susturmak, söyletmemek.

20 görüntülenme

el kazanı ile aş kaynamaz

önemli bir iş, başkalarının yardımıyla başarılamaz, iş her an yarıda kalabilir.

20 görüntülenme

çabalama kaptan ben gidemem

bu işi yapacak güçte değilim, zorlamanın yararı yok.

20 görüntülenme

zor kapıdan girerse, şeriat bacadan çıkar

zorbalığın hüküm sürdüğü yerde din kuralları, kanun emirleri yürümez.

20 görüntülenme

ağzına sıçmak

1) birini çok kötü duruma sokmak; 2) bir şeyi, bir işi işe yaramaz duruma getirmek, bozmak.

20 görüntülenme

oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün

çoğu zaman doğacak çocuğun oğlan olması istenir, onun için oğlan doğuran kadın sevinir, kız doğuran kadın üzülür.

20 görüntülenme

akıl kişiye (adama) sermayedir

bir kimsenin giriştiği işlerde en büyük yardımcısı aklıdır.

20 görüntülenme

taş ne kadar ıslanırsa, deli o kadar uslanır

her nesnenin, her kişinin değiştirilemeyen bir özelliği vardır.

20 görüntülenme

zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına

rastgele yapılan plansız işlerde yöntem, kural aranmaz.

20 görüntülenme

züğürt bezirgân eski defterleri karıştırır

1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.

20 görüntülenme

elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz

kişi yalnızca kendi kazancına güvenmeli, başkasının yardımını beklememelidir.

20 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

başı yerine gelmek

zihin yorgunluğu geçmiş olmak.

87 görüntülenme

dosya açmak (hazırlamak)

bir kimse, konu veya işle ilgili yeni bir dosya düzenlemek.

87 görüntülenme

(birini) arayıp sormak

1) biri hakkında haber sormak; 2) birinin ziyaretine giderek ona karşı ilgi göstermek.

87 görüntülenme

ha deyince

istenilen anda.

87 görüntülenme

gönlünden geçirmek (geçmek)

1) bir şeyin olmasını veya bir şey yapmayı istemek: 'Topkapı Sarayı'nda Hünername minyatürlerine bakarken kaç defa gönlümden bu özleyiş geçti.' -Y. K. Beyatlı. 2) düşünmek.

87 görüntülenme

mumya gibi

çok zayıf ve renksiz (kimse).

87 görüntülenme

adama benzemek (dönmek)

1) giyim kuşamıyla, davranışlarıyla insana yakışır bir biçim almak: 'Bak gördün mü, isteyince adama dönüyorsun.' -E. Işınsu. 2) beğenilir duruma gelmek: Şimdiki belediye başkanı sayesinde şehir adama benzedi.

87 görüntülenme

yaşta kalmış kavat pabucu gibi

çaresiz, kırgın, üzgün: 'Behice iyi kadındır, hoş kadındır gelgelelim pokere oturup da beş kâğıtçığını aldın mı yaşta kalmış kavat pabucu gibi yayılıverir.' -M. Ş. Esendal.

87 görüntülenme

ha şunu bileydin

tkz. 'bunu çoktan anlaman, bilmen gerekirdi' anlamında kullanılan bir söz.

87 görüntülenme

gözlerinin içi gülmek

çok sevindiği yüzünden, gözlerinden belli olmak: 'Zayıf bir kızı severdim / Gözlerinin içi gülerdi' -N. Cumalı.

87 görüntülenme

mal etmek

1) bir değer karşılığında sahip olmak: 'Sen şimdilik buna karşılık diyeceksin ki dün yüze mal ettiğin arsaları bine, bine olanları on binlere sattın.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) kendi malı, eseri, buluşu gibi benimsemek veya saymak: 'Nereden, kimden almış olursak olalım, bin yıldır onu kendimize mal etmişiz, benimsemişiz.' -N. Ataç. 3) yüklemek, ait olduğunu göstermek: 'Başkalarından kazandığı iki çocuğu da bu zengin ihtiyara mal ederek mirasa sokacak.' -H. R. Gürpınar.

87 görüntülenme

içi rahat etmek

kaygı duyulacak bir konu bulunmadığını öğrenerek ferahlamak: 'Vehbi Dede itiraz etmezse içi rahat edecek.' -H. E. Adıvar.

87 görüntülenme

kırığı olmak

karnede zayıf notu bulunmak.

87 görüntülenme

rüyasına (rüyalarına) girmek

1) rüyasında görmek: 'Geceleri Avrupa şehirleri rüyama girer.' -Ö. Seyfettin. 2) mec. bir şeyden çok etkilenmek, çok korkmak.

87 görüntülenme

dediğinden (dışarı) çıkmak

sözünü dinlememek: Dediğimden dışarı çıkarsa kendi bilir.

87 görüntülenme

başına dert açmak

kendini kötü ve zor bir duruma düşürmek: 'Giderayak başımıza yeni bir dert açmayasın!' -A. İlhan.

87 görüntülenme

(birini, bir şeyi) salık vermek

1) tavsiye etmek: 'Dün akşam, bana bu kahveyi salık verdikleri zaman bütün gece sevincimden gözüme uyku girmedi.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) esk. haber vermek.

87 görüntülenme

bıldırcın gibi

kısa boylu, dolgunca, alımlı (kadın).

87 görüntülenme

(birini, bir yeri) haraca bağlamak

bir kimseyi belli zamanlarda kendisine belli miktarda para vermeye zorlamak.

87 görüntülenme

sıçtı Cafer, bez getir

kaba birinin berbat bir iş gördüğünü anlatan bir söz.

87 görüntülenme

dize gelmek

baş eğmek, boyun eğmek.

87 görüntülenme

dört ayak üstüne düşmek

1) tehlikeli bir durumdan zarar görmeden kurtulmak; 2) işi rast gitmek: 'Yüze gülücü, her dönemde dört ayak üstüne düşen Efruz'un hayat hikâyesini sergileyen piyesim, yurtta bini aşkın defa oynadıktan sonra, televizyon oyunu hâline getirilince yasaklandı.' -H. Taner.

87 görüntülenme

haber uçurmak

gizlice haber göndermek.

87 görüntülenme

(bir şeyin) muhasebesini yapmak

bir şeyin olumlu veya olumsuz yönlerini gözden geçirerek bir yargıya varmak.

87 görüntülenme

vareste kalmak

bir şeyi yapıp yapmamakta özgür bırakılmak: 'Türkçeyi bilmek için aruza aşina olmaktan vareste kalamaz.' -Y. K. Beyatlı.

87 görüntülenme

çörten gibi

oluk gibi, çok gür bir biçimde.

87 görüntülenme

dehşete kapılmak (düşmek)

çok korkmak: 'Ev sahibi dehşete kapılmış gibiydi.' -T. Buğra.

87 görüntülenme

başına kan çıkmak

öfkelenmek, hiddete kapılmak, kontrolünü yitirmek: 'Bizim merkez memuru celallidir, başına çabuk kan çıkar, hatırınızı kıracak şeyler yapar.' -P. Safa.

87 görüntülenme

(birini) demire vurmak

birini demir zincirle bağlamak.

87 görüntülenme

kumpasa dâhil olmak

hileli bir işe ortak olmak: 'Samimi bir acıma hissiyle mi, yoksa o çok değerli elmas broşun sahibi olmak için mi bu kumpasa dâhil olduğuna karar verememişti.' -A. Kulin.

87 görüntülenme