En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

paşa gönlü bilir

ne yapacaksa yapsın, kendisi bilir.

26 görüntülenme

civcivde gözün, et yemeye yüzün olsun

kişi, karşılık beklediği işten istediğini alabilmek için gereken harcamaları yapmalıdır.

26 görüntülenme

ahmak misafir ev sahibini ağırlar

başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.

26 görüntülenme

başın sağlığı, dünyanın varlığı

dünyanın en büyük zenginliği, beden sağlığından başka bir şey değildir.

26 görüntülenme

altın anahtar her kapıyı açar

para olduğunda her güçlük yenilebilir.

26 görüntülenme

rahat ararsan mezarda

herkesin bir sıkıntısı vardır, bu sıkıntılar ancak ölümle biter.

26 görüntülenme

köpek sahibini ısırmaz

kişi ne kadar aşağılık olursa olsun, kendini benimseyip koruyana kötülük etmez.

26 görüntülenme

üçlenmemiş eken, olmamış eker

gerekli koşullarını yerine getirmeden bir işe başlayan kişi olumlu sonuç alamaz.

26 görüntülenme

göz görür, gönül ister (çeker)

kişi, görmediği şeyi istemez; görüp beğendiği şeye karşı istek duyar.

26 görüntülenme

deli deliyi görünce çomağını (değneğini) saklar (gizler)

saldırgan kimse, kendisi gibi birine saldırmaktan çekinir.

26 görüntülenme

evvel yediğim hurmalar, bugün kıçımı tırmalar

aradan bir yıl geçmiş, davranışının karşılığını şimdi görüyor, yaptığının acısı bugün çıkıyor.

26 görüntülenme

kılıç kınını kesmez

sert ve öfkeli kişi yanındakilere zarar vermez.

26 görüntülenme

evvela can, sonra canan

insanlar bencildir, önce kendilerini, sonra yakınlarını düşünürler.

26 görüntülenme

deli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmiş

densiz, budala ev sahibi, konuklarından çok kendini ağırlanacak konuk yerine koyar.

26 görüntülenme

fala inanma, falsız kalma

kişinin oyalanmak, yalan da olsa geleceği üzerine bir şeyler dinlemek isteğini hoş karşılamak gerekir.

26 görüntülenme

kör satıcının kör alıcısı olur

herkes dengiyle iş yapar.

26 görüntülenme

fare deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna (kıçına) kabak bağlamış

1) yapamayacağı kadar ağır bir işi varken başka bir iş daha yüklenmiş; 2) kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış.

26 görüntülenme

faydasız baş mezara yaraşır

yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur.

26 görüntülenme

vardığın yer körse, sen de bir gözünü kapa

girdiğin çevrede rahat etmek istiyorsan sana ters gelse bile çevrene uyum sağlamalısın.

26 görüntülenme

doğru söyleyenin tepesi delik olur

sözüm bir kimseye dokunur mu diye düşünmeyerek doğruyu söyleyen kişi çok düşman kazanır.

26 görüntülenme

fukara tavuğu bir yumurtlar

talih, fakire hiç gülmez; aynı sermaye zengine daha çok, fakire daha az gelir getirir.

26 görüntülenme

anan güzel idi hani yeri, baban güzel idi hani evi

hiçbir duruma güvenilmez, bizim olan şeyler elimizde sürekli olarak kalmazlar.

26 görüntülenme

dün öleni dün gömerler

bir üzüntü sürdürülmemeli, unutulmaya çalışılmalıdır.

26 görüntülenme

gafile kelam, nafile kelam

gaflet uykusunda olan kişiye söz kâr etmez.

26 görüntülenme

deniz dalgasız olmaz, kapı halkasız

her nesnenin kendisine özgü nitelikleri, kendisinden ayrılmayan özellikleri vardır.

26 görüntülenme

gammaz olmasa tilki pazarda gezer

yasal olmayan yollardan gizlice çıkar sağlayan kişi, yakayı ele vereceğinden korkmasa bütün bu işleri açıktan yapar.

26 görüntülenme

erkeklik öldü mü?

haksızlığa karşı koymak, mertlik göstermek gerekiyor.

26 görüntülenme

ar kadar eri olanın, dağ kadar yeri olur

çalışkan kişileri olan aile ve toplumlar her yerde bol kazanç elde ederler.

26 görüntülenme

gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar

kişi, inançları ayrı da olsa, hoşlanmasa da geçimini sağlayan kimseye hizmet eder.

26 görüntülenme

iş insanın aynasıdır

bir kimsenin nasıl bir kişi olduğu yaptığı işlerden anlaşılır.

26 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

kulunç kırmak

ağrıyan yeri ovmak.

113 görüntülenme

dokuz köyden kovulmuş

geçimsizliği veya başka davranışları yüzünden birçok yerden atılmış.

113 görüntülenme

varlık içinde yaşamak

bolluk içinde sıkıntısız yaşamak.

113 görüntülenme

don kesmek

hlk. bitki soğuktan bozulmak, donmak.

113 görüntülenme

aradan sıyrılmak

1) kötü bir işten kendini kurtarmak; 2) mec. çatışan gruplar arasındaki rekabetten yararlanarak öne çıkmak; 3) sp. yarışta rakiplerinden uzaklaşmak, öne çıkmak.

113 görüntülenme

kısa kesmek

sözü uzatmamak: 'Ahmet Kerim annesiyle kısa kesmek istediği konuşmalarını hep kapıdan çıkarken ayak üstünde yapardı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

113 görüntülenme

kumpasa dâhil olmak

hileli bir işe ortak olmak: 'Samimi bir acıma hissiyle mi, yoksa o çok değerli elmas broşun sahibi olmak için mi bu kumpasa dâhil olduğuna karar verememişti.' -A. Kulin.

113 görüntülenme

feveran etmek

birdenbire öfkelenmek, köpürmek, parlamak: 'Beni dinlemeden öyle feveran etme ... hiddetlenme!' -E. E. Talu.

113 görüntülenme

suyunca gitmek

bir kimseyi sinirlendirmeyecek biçimde davranmak.

113 görüntülenme

topu taca atmak (bırakmak)

1) sp. karşılaşmada topu yan çizgi dışına çıkarmak: 'Dündar koşmuyor ve topu taca bırakıyor.' -A. İlhan. 2) mec. konuşulan konuyu saptırmak.

113 görüntülenme

vartayı atlatmak

tehlikeli bir durumdan kurtulmak: 'Bu vartayı kazasız belasız atlattığı için memnundu.' -K. Korcan.

113 görüntülenme

kuvvetle muhtemel

büyük olasılıkla.

113 görüntülenme

iş yapmak

çalışmak.

113 görüntülenme

sıkıya gelmek

güç bir durumla karşılaşmak: 'Sıkıya geldi mi borç etmekten çekinmez, sonra bu borçları ödemek için evinin eşyasını satar.' -R. N. Güntekin.

113 görüntülenme

fırça çekmek (atmak)

paylamak.

113 görüntülenme

torbaya koymak

tkz. sağlamak, elde etmek.

113 görüntülenme

kısmeti açılmak

1) kazancı artmak, bolluğa ermek; 2) kendisiyle evlenmek isteyen biri çıkmak.

113 görüntülenme

ayazda kalmak

1) soğukta kalmak; 2) argo boş yere beklemek; 3) argo eline bir şey geçmemek.

113 görüntülenme

dem tutmak

bir çalgıya başka bir çalgı veya sesle eşlik etmek: 'Dinî seslere şarkı, çalgı sesleri cevap verir, onlara âdeta dem tutardı.' -A. Ş. Hisar.

113 görüntülenme

tarih atmak (koymak)

bir şeyin üzerine tarih yazmak.

113 görüntülenme

tos vurmak

alın veya boynuzla vurmak, süsmek: Bir tos vurduğu gibi kapıyı darmadağın ediyor.

113 görüntülenme

(birini) hor tutmak

birine karşı küçümseyici, incitici davranışlarda bulunmak.

113 görüntülenme

başından korkmak

hayatından kaygı duymak, cezalandırılmaktan korkmak.

113 görüntülenme

ayıkla pirincin taşını!

bir işin pek karışık ve içinden çıkılmaz durumda olduğunu anlatmak için kullanılan bir söz: 'Karıya bir de nikâh yaptırdı mı ondan sonra ayıkla artık pirincin taşını!' -O. Kemal.

113 görüntülenme

fırsat bulmak

uygun, elverişli zaman bulmak: 'Ben ve ablanız, fırsat buldukça size serbest ders vermeye geleceğiz.' -N. F. Kısakürek.

113 görüntülenme

bir iştir oldu

istenmeyen, kötü bir durum karşısında söylenen bir söz.

113 görüntülenme

emanet bırakmak (etmek, vermek)

bir şeyi veya bir kimseyi birine veya bir yere bir süreliğine bırakmak: 'Çocuğu annesine emanet etmeyecek, kendisi bakacaktır.' -A. Kutlu.

113 görüntülenme

fırsat düşmek (çıkmak)

bir imkâna kavuşmak: 'Evet mademki fırsat düşmüştü. Cesaretini göstermek lazımdı.' -Ö. Seyfettin.

113 görüntülenme

ayın on dördü gibi

yüzü çok güzel (kadın veya kız).

113 görüntülenme

duman etmek

argo 1) dağıtmak, bozmak, yok etmek: 'Ortalığı duman görür, duman etmek isterdi.' -S. F. Abasıyanık. 2) yenmek, başarı sağlamak.

113 görüntülenme