En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

ağzına yakışmamak

söylemesi ayıp kaçmak, uygun düşmemek, yakışık almamak.

20 görüntülenme

züğürtlük, zadeliği bozar

soylu kimse fakirleşince soyluluğu unutulur.

20 görüntülenme

zürefanın düşkünü, beyaz giyer kış günü

daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.

20 görüntülenme

çatal kazık yere batmaz (geçmez, çakılmaz)

birden çok kimsenin söz sahibi olduğu iş yürümez.

20 görüntülenme

bin ölçüp bir biçmeli

yapılacak bir işin bütün yönleri önceden çok iyi düşünülmeli, sonra işe başlanmalıdır.

20 görüntülenme

ağzından baklayı çıkarmak

baklayı ağzından çıkarmak.

20 görüntülenme

bir çöplükte iki horoz ötmez

bir yerde iki kişi baş olmaz.

20 görüntülenme

on para on aslanın ağzında

para kazanmak çok güçleşti.

20 görüntülenme

elmayı say da ye, armudu soy da ye

armut kabuğu soyularak elma da aşırı gidilmeden sayıyla yenilmelidir.

20 görüntülenme

biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz

birbirimizi çok yakından tanırız, onun öyle bir üstün durumu olmadığını biliriz.

20 görüntülenme

bok boku kenefte bulur

kötüler birbirlerini nerede bulacaklarını bilirler ve orada buluşurlar.

20 görüntülenme

herkes sakız çiğner ama, Çingene kızı tadını çıkarır

severek yapılan iş, insanı mutlu eder.

20 görüntülenme

taze bardağın suyu soğuk olur

hayatına giren yeni şeyler, yeni dostlar kişiye hoş görünür.

20 görüntülenme

borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek

borçlu ve dertli bir biçimde yaşanılmaz; borçtan kurtulmanın yolu onu vermek, onulmaz dertten kurtulmanın çıkar yolu ise ölmektir.

20 görüntülenme

borç ödemekle (vermekle), yol yürümekle tükenir

birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.

20 görüntülenme

emanet eşeğin yuları gevşek olur

bir kimseye emanet edilen şeyin o kimse tarafından iyi korunmadığı her zaman görülen olaylardandır.

20 görüntülenme

herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz

herkes aynı şeyi bilse ve yapabilseydi, geri kalan işleri yapacak kimse bulunamazdı.

20 görüntülenme

keyif benim, köy Mehmet Ağa'nın

hiçbir şeyi tasa etmiyorum, işlerim yolunda.

20 görüntülenme

emanet hayvanın (eşeğin) kuskunu (paldımı) yokuşta kopar

eğreti olarak kullanılmak üzere verilen şey uydurma olur, hiç umulmadık bir anda bozulur.

20 görüntülenme

kılavuzu karga olanın burnu boktan kalkmaz

kötü kimsenin arkasına düşen kişinin başı dertten kurtulmaz.

20 görüntülenme

ağzından lakırtı (laf) almak (çekmek)

karşısındakini konuşturarak birtakım şeyleri öğrenmek: 'Ağzımdan lakırtı almak istiyorsun ama demeyeceğim.' -B. Felek.

20 görüntülenme

herkesin ettiği yoluna gelir

bir kimse başkasına ne yaparsa kendisi de aynı şeyle karşılaşır.

20 görüntülenme

öfke baldan tatlıdır

öfkeye kapıldığında bağırıp çağırmak insanı rahatlatır.

20 görüntülenme

kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan

kişi arkadaşlık ettiği kimseden etkilenir.

20 görüntülenme

babayla oğlanın pabucu bir olunca evde kavga eksik olmaz

ortaklaşa kullanılan bir mal, kimi zaman baba ile oğlu arasında bile kavgaya neden olur.

20 görüntülenme

çoban armağanı çam sakızı

verilen bir armağanın sunulduğu kimseye değerine uygun olmadığını ve verenin gücünün ancak buna yettiğini özür yollu anlatmak için söylenen bir söz.

20 görüntülenme

baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar

yaradılıştan iyi ve doğru olan kimse, ne denli elverişsiz ortam içinde bulunursa bulunsun niteliğini yitirmez.

20 görüntülenme

akşama karşı gitme, tana karşı yatma

yolculuğa gece değil sabah erken çıkılmalıdır.

20 görüntülenme

herkesin yorulduğu yere han yapılmaz

genel kurallar herkesin istek ve gereksinimine göre bozulamaz.

20 görüntülenme

doğru bilinmeyince eğri bilinmez

doğru ile yanlışı, iyiyle kötüyü birbirinden ayırmak için her ikisini de bilmek, tanımak gerekir.

20 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

başına vur, ağzından lokmasını al

uysal ve sessiz kimseler için kullanılan bir söz: 'Temizdim, sakindim, başıma vur, ağzımdan lokmamı al.' -A. Gündüz.

87 görüntülenme

(bir şeyin) üstüne yatmak

hakkı yokken bir şeyi kendine mal etmek, bir şeyi alıp vermemek: 'Bunlar eşeğin büsbütün üstüne mi yatmak istiyorlar?' -M. Ş. Esendal.

87 görüntülenme

kuvvetle muhtemel

büyük olasılıkla.

87 görüntülenme

yeri gelmek

sırası gelmek, zamanı uygun olmak: 'Yeri gelmişken delikanlılara bir öğüt notu daha düşeyim.' -R. Erduran.

87 görüntülenme

dini gibi bilmek

çok iyi bilmek: 'Ufacık bir düşüncenin en büyük bir dikkati iflas ettirdiğini dini gibi bilirdi.' -Ö. Seyfettin.

87 görüntülenme

vurduğu yerden ses gelmek

çok kuvvetli vurmak, eli ağır olmak.

87 görüntülenme

dem tutmak

bir çalgıya başka bir çalgı veya sesle eşlik etmek: 'Dinî seslere şarkı, çalgı sesleri cevap verir, onlara âdeta dem tutardı.' -A. Ş. Hisar.

87 görüntülenme

içine oturmak

çok etkilenmek, çok üzülmek.

87 görüntülenme

içini açmak

derdini anlatmak, içini dökmek: 'Rabia elinden gittikten dört beş ay sonra imama verdiği söze rağmen yavaş yavaş komşulara içini açmak istedi.' -H. E. Adıvar.

87 görüntülenme

yenik düşmek

yenilmek, mağlup olmak: 'Bütün savaşlardan alnının akıyla çıkmış bir denizci. Hiç yenik düşmemiş.' -Z. Selimoğlu.

87 görüntülenme

ayı gibi

1) iri yarı; 2) kaba, anlayışsız (kimse).

87 görüntülenme

yüreğini hoplatmak (oynatmak veya kaldırmak)

heyecanlandırmak.

87 görüntülenme

(birinin) pirinci (çok) su kaldırmamak (götürmemek)

alıngan, çabuk darılır olmak, şakadan anlamamak.

87 görüntülenme

elma gibi

kırmızı (yanak).

87 görüntülenme

demirbaştan düşmek

demirbaş listesinden çıkarmak, kaydını silmek.

87 görüntülenme

vebali boynuna

'ben karışmam, sorumluluk sana veya ona düşer' anlamında kullanılan bir söz: 'Vebali boynuna, bunların karınlarına sığdırdıklarını bir insan tıkınamaz.' -H. R. Gürpınar. 'El konuşur, sevişirmiş bana ne / Sevdalım boynuna vebalim' -O. V. Kanık.

87 görüntülenme

bir iştir oldu

istenmeyen, kötü bir durum karşısında söylenen bir söz.

87 görüntülenme

aklının ayarını bozmak

doğru düşünemez, davranamaz duruma gelmek.

87 görüntülenme

arası (araları) açılmak (açık olmak, bozulmak)

arkadaşlıkları sarsılmak, arkadaşlık bağları kopmak, birbirine darılmak: 'O ara garajcı ile de araları açıldığından tiyatroculuk oyununu bırakıp dergicilik oyununa geçtiler.' -H. Taner.

87 görüntülenme

fırsat her vakit ele geçmez

'fırsat insanın eline çok seyrek geçtiği için çıkan fırsat iyi değerlendirilmelidir' anlamında kullanılan bir söz.

87 görüntülenme

(birinin) sırtından çıkarmak

o kimseye ödetmek.

87 görüntülenme

kıtır atmak

argo yalan söylemek: 'Kim dedi bunu sana, Kâmil Bey mi? Boş ver kardeş, inanma sakın, kıtır atıyorlar, moralimizi bozmak istiyorlar.' -A. İlhan.

87 görüntülenme

vehme kapılmak (düşmek)

yersiz korkuya, yanlış düşünceye kapılmak: 'Göreceksiniz işin sonu, bize vehme kapıldığımızı anlatacak.' -R. H. Karay. 'Etrafımda bütün sisleri ve kokularıyla onu görür gibi bir vehme düşerim.' -R. N. Güntekin.

87 görüntülenme

(birinin) sırtından geçinmek

geçimini o kimseden sağlamak: 'Öteki karınca türlerinin yuvalarını yağma edip kendi boyunduruklarına alıyor, onların sırtından geçiniyorlarmış.' -T. Halman.

87 görüntülenme

içi sürmek

ishal olmak.

87 görüntülenme

yüreğine kurt düşmek

şüphelenmek, içine kurt düşmek: 'Reyhan'ın yüreğine küçük bir kurt düşmüştü.' -M. Yesari.

87 görüntülenme

çaydan geçip derede boğulmak

büyük güçlükleri yenmişken önemsiz bir sebepten başarısızlığa uğramak.

87 görüntülenme

tasası sana mı düştü?

'sen karışma, seni ilgilendirmez' anlamında kullanılan bir söz: 'Sonra, dedim, bunun tasası sana mı düştü?' -M. Ş. Esendal.

87 görüntülenme

aklınla bin yaşa

herhangi bir sorun karşısında hemen çözüm üreten kişiye bu özelliğinin beğenildiğini belirtmek için kullanılan bir söz.

87 görüntülenme

bir tutmak (görmek)

eşit saymak, eşit görmek.

87 görüntülenme