En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

sütten ağzı yanan yoğurdu (ayranı) üfleyerek yer (içer)

bir olaydan gerekli dersi alan, sonra uyanık davranır.

15 görüntülenme

yurdun otlusundan kutlusu yeğdir

insanın üzerinde yaşadığı yer, rahat ve huzurlu olmadıktan sonra oranın verimli olması çok önemli değildir.

15 görüntülenme

şahin küçüktür ama koca turnayı havadan indirir

küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.

15 görüntülenme

mürüvvetsiz adam, suyu çekilmiş değirmene benzer

cömert olmayan, iyilik yapmaktan hoşlanmayan biri, içinde yaşadığı toplum için bir değer taşımaz.

15 görüntülenme

kaymağı seven mandayı yanında taşır

sevdiği şeyden yoksun kalmak istemeyen kişi, onu sağlayacak araçları eli altında bulundurmalı ve bunun için gereken sıkıntılara katlanmalıdır.

15 görüntülenme

nasihat istersen tembele iş buyur

tembel, kendisine buyurulan işi yapmamak için ya onun yapılmasına ihtiyaç bulunmadığını söyler ya da buyurulan biçimde değil, kendisinin işine gelen biçimde yapmayı önerir.

15 görüntülenme

ne şiş yansın ne kebap

iki taraf da gücendirilmesin veya korunsun.

15 görüntülenme

şimşek çakmadan gök gürlemez

1) meydana gelmemiş bir olayın yankısı olmaz; 2) bir gürültü kopmadan önce belirtileri görülür.

15 görüntülenme

ne yavuz ol asıl ne yavaş ol basıl

olumlu veya olumsuz konularda aşırıya kaçmak seni zor durumda bırakır; ne büyük ceza görecek kadar atılgan, dikbaşlı ol ne de herkes seni ezecek kadar yumuşak başlı ol.

15 görüntülenme

zahirenin (çiftçinin) ambarı sabanın ucundadır

toprak, iyi sürülürse bol ürün vereceği için iyi sonuç almak isteyen işine dört elle sarılmalıdır.

15 görüntülenme

keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar

büyüklerin tuttuğu yol, küçüklere örnek olur.

15 görüntülenme

nerede çokluk, orada bokluk

birlikte iş yapmak üzere toplanan kişiler çok olursa her kafadan bir ses çıkar, anlaşmazlıklar belirir, iş yapmak güçleşir.

15 görüntülenme

nerede hareket, orada bereket

hareket olan yerde bolluk olur.

15 görüntülenme

nisan yağmuru; altın araba, gümüş tekerlek

nisan da yağan yağmur ürünleri bereketli kılar, çiftçiyi zengin eder.

15 görüntülenme

niyet hayır, akıbet hayır (selamet)

her girişilen işin niyeti önemlidir, iyi niyetle girişilen bir işin sonu doğal olarak hayırlı olur.

15 görüntülenme

zenginin malı züğürdün çenesini yorar

birinin zenginliğinden çok söz etmenin gereksizliğini, yersizliğini belirtmek için söylenen bir söz.

15 görüntülenme

her sakaldan bir tel çekseler köseye sakal olur

herkes biraz fedakârlık etse bir yoksul perişanlıktan kurtulur.

15 görüntülenme

her şeyin vakti var, horoz bile vaktinde öter

her şey zamanında yapılmalıdır.

15 görüntülenme

oğlum deli malı neylesin, oğlum akıllı malı neylesin

çocuk akıllı ise babasından mal kalsın diye beklemez, malı kendisi kazanır; akılsızsa babası ne kadar çok mal bırakırsa bıraksın, değerini bilmez ve onu kısa zamanda bitirir.

15 görüntülenme

her taşın altına elini sokma, ya yılan çıkar, ya çıyan

sonunu düşünmeden sana zararı dokunma olasılığı bulunan davranışlarda bulunma.

15 görüntülenme

kel yanında kabak anılmaz

bir kişinin yanında, uzaktan da olsa onun kusurunu hatırlatabilecek sözler söylemekten çekinilmelidir.

15 görüntülenme

oğlumu (evladımı) ben doğurdum amma gönlünü ben doğurmadım

bir kimse evladına emredip birçok şey yaptırır ancak onun gönlüne hükmedemez.

15 görüntülenme

az veren candan, çok veren maldan

varlıklı olmayan kimsenin yardım veya armağan olarak az şey vermesi büyük fedakârlıktır, varlıklı kimsenin vereceği armağan ve yardımlar fedakârlık sayılmaz.

15 görüntülenme

her yerde okka dört yüz dirhem

konuşulan bir gerçeğin açıklığını ve tartışma götürmezliğini anlatmak için söylenen bir söz.

15 görüntülenme

akıllar gelin olmuş, herkes kendininkini beğenmiş

insan kendi aklını, düşüncesini başkasınınkinden üstün görür.

15 görüntülenme

az yiyen az uyur, çok yiyen güç uyur

kişi iyi uyuyabilmek için pek az da yememeli, pek çok da.

15 görüntülenme

olacakla öleceğe çare bulunmaz

insanın alnına yazılmış olan şeyler önlenemez.

15 görüntülenme

aza sormuşlar: 'nereye?', 'çoğun yanına' demiş

küçük kazançların bile hep varlıklı kimselere düştüğü inancını belirten bir söz.

15 görüntülenme

kelin merhemi olsa başına sürer

kendi işini halledemeyen kişiden aynı durum için yardım alınamaz.

15 görüntülenme

azı bilmeyen çoğu hiç bilmez

küçük de olsa bir iyiliğin değerini bilmeyen, daha büyük iyiliklere layık değildir.

15 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

(bir şey) akılda kalmak

akılda yer etmek, unutulmamak.

84 görüntülenme

çıt (çıtını) çıkarmamak

1) ses çıkarmamak: 'İşte bak, hücre kapısını çıt çıkarmadan araladı, yine bir şey diyecek.' -A. İlhan. 2) hiç konuşmamak.

84 görüntülenme

cennete çevirmek

temiz, bakımlı, güzel bir yer durumuna getirmek.

84 görüntülenme

freni patlamak (tutmamak)

1) fren, görevini yapmamak; 2) mec. bir iş denetimden çıkmak.

84 görüntülenme

hesap tutmak

alışverişle ilgili sayıları bir yere yazmak.

84 görüntülenme

ağzı çiriş çanağına dönmek

ağzı kuruyup acılaşmak.

84 görüntülenme

gözlerinden okumak

düşüncelerini bakışlarından sezmek: 'Doktor, Sevim Hanım'ın içinden geçenleri gözlerinden okuyarak söze karıştığında pişman oldu.' -M. Ş. Esendal.

84 görüntülenme

öfkeye kapılmak

çok sinirlenmek, kızmak, hiddetlenmek: 'Siz gelin de böyle bir adamın herhangi bir öfkeye kapılacağını tahmin edin.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

84 görüntülenme

keçe külah olmak

esk. ordudan veya resmî görevden çıkarılmak: 'Askerde, vüzera, rical dairelerinde 'keçe külah olmak' kıyafeti soyulup tardedilmek demek idi.' -A. Rasim.

84 görüntülenme

kürek kadar dili olmak

pabuç kadar dili olmak.

84 görüntülenme

yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek

uzun sürmüş bir işi bitirmek üzere olmak.

84 görüntülenme

(birinin) ağzının içine girmek

1) çok yanaşmak, iyice sokulmak; 2) hayranlıkla, büyük bir zevkle seyredip dinlemek.

84 görüntülenme

(bir şey, bir) vadiye dökülmek

sohbet belirli bir konuya kaymak: 'Musahabe bu vadiye dökülünce tekrar karışmak ihtiyacını duydum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

84 görüntülenme

çifte çubuğa gitmek

ekim ve biçim işleriyle uğraşmak: 'Yatağa düşersen hayvanlara kim bakar nine, çifte çubuğa kim gider?' -T. Oflazoğlu.

84 görüntülenme

hamle etmek (yapmak)

1) atılmak, saldırmak: 'Sinir içindeki kadına o anda hamle etme aptallığını da yapmış ve tokadı yemiş.' -R. Erduran. 2) önemli bir işe girişmek, bir işte başarı sağlamak için çaba harcamak.

84 görüntülenme

pey sürmek

1) artırma ile satılan bir şey için önce bir miktar para vermek veya önermek; 2) rekabet etmek: 'Onu, kendisine karşı pey sürecek kimsenin çıkmayacağına inanan Güdük Hacı olarak istemişti.' -T. Buğra.

84 görüntülenme

kan akıtmak

kurban kesmek.

84 görüntülenme

gülle gibi

1) çok ağır; 2) hâlsiz, yorgun argın: 'Ayakkabılarını giymeden gülle gibi çocukların yanına düştü.' -O. C. Kaygılı.

84 görüntülenme

nur ol!

beğenildiği belirtilmek istendiğinde kullanılan bir söz.

84 görüntülenme

(biri, birine) deli divane âşık olmak

aşırı derecede sevmek: 'Bütün yaratıklar birbirlerine deli divane âşık oldular.' -Halikarnas Balıkçısı.

84 görüntülenme

galebe çalmak

1) yenmek: 'Kocanın münasebeti her türlü cazibesini kaybettiği gün rakibine galebe çaldığına emin olabilirsin.' -H. C. Yalçın. 2) üstün gelmek, baskın çıkmak: 'Kadıncağızın gönlü gence kayıyordu. Fakat neticede akıl ve mantık tarafı galebe çaldı.' -R. N. Güntekin.

84 görüntülenme

ağzı süt kokmak

çok genç ve toy olmak: 'Yazmaya başladığım günden bu yana ağzı süt kokan bir yazar olmaktan korkmuşumdur.' -T. Uyar.

84 görüntülenme

uçurumun kenarından dönmek

büyük bir tehlikeden son anda kurtulmak.

84 görüntülenme

tedavüle çıkarmak

parayı piyasaya çıkarmak.

84 görüntülenme

baharı başına vurmak

alay gençliğin verdiği coşkuyla gereksiz veya aşırı davranışta bulunmak.

84 görüntülenme

kan (kanı) başına çıkmak (sıçramak veya toplanmak)

öfkelenmek: 'Kan başına çıkarmış zavallının ve hep bağırmak, bağırmak istermiş.' -P. Safa.

84 görüntülenme

gönlüne göre

dileğine göre, isteğine uygun olarak.

84 görüntülenme

hır çıkarmak

kavga, gürültü çıkarmak.

84 görüntülenme

garibine gitmek

yadırgamak, şaşırmak: 'Frankfurt caddelerinde en çok garibime giden insan, dilencisi olmuştur.' -A. Haşim.

84 görüntülenme

boğaz açmak

ağaçların dibini kazarak toprağı kabartmak.

84 görüntülenme