En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

misafirlik üç gündür

misafir bir yerde üç gün kalırsa ne ev sahibi bunu fazla bulur ne de misafir uzun kaldım diye üzülür ama üç günden sonrası her ikisi için de sıkıcı olur.

21 görüntülenme

yumurtada kıl bitmez

kısır ortamdan verim beklenmez.

21 görüntülenme

yumurtadan çıkan yine yumurta çıkarır

her canlı soyuna çeker, soyunun özelliklerini taşır.

21 görüntülenme

sütten ağzı yanan yoğurdu (ayranı) üfleyerek yer (içer)

bir olaydan gerekli dersi alan, sonra uyanık davranır.

21 görüntülenme

yumurtlayan tavuk bağırgan olur

çalışkan ve verimli kişi kendini göstermek ve yaptığı yararlı işi herkese duyurmak için sesini yükseltir.

21 görüntülenme

şahin küçüktür ama koca turnayı havadan indirir

küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.

21 görüntülenme

yuvayı dişi kuş yapar

evin kadını anlayışlı, idareci ve tutumlu olursa ancak o zaman evde dirlik düzenlik sağlanır.

21 görüntülenme

mürüvvetsiz adam, suyu çekilmiş değirmene benzer

cömert olmayan, iyilik yapmaktan hoşlanmayan biri, içinde yaşadığı toplum için bir değer taşımaz.

21 görüntülenme

yuvayı yapan dişi kuştur

evin kadını anlayışlı, idareci ve tutumlu olursa ancak o zaman evde dirlik düzenlik sağlanır.

21 görüntülenme

kaymağı seven mandayı yanında taşır

sevdiği şeyden yoksun kalmak istemeyen kişi, onu sağlayacak araçları eli altında bulundurmalı ve bunun için gereken sıkıntılara katlanmalıdır.

21 görüntülenme

nasihat istersen tembele iş buyur

tembel, kendisine buyurulan işi yapmamak için ya onun yapılmasına ihtiyaç bulunmadığını söyler ya da buyurulan biçimde değil, kendisinin işine gelen biçimde yapmayı önerir.

21 görüntülenme

yük altında eşek kalır

insan olan, bir kimseden gördüğü iyiliğin altında kalmaz.

21 görüntülenme

kaynana pamuk ipliği olup raftan düşse gelinin başını yarar

kaynana ne kadar yumuşak huylu, ne kadar iyi davranışlı olursa olsun, her hâli gelini rahatsız eder.

21 görüntülenme

ne şiş yansın ne kebap

iki taraf da gücendirilmesin veya korunsun.

21 görüntülenme

şimşek çakmadan gök gürlemez

1) meydana gelmemiş bir olayın yankısı olmaz; 2) bir gürültü kopmadan önce belirtileri görülür.

21 görüntülenme

yüz yüzden utanır

insanlar karşı karşıya geldiklerinde daha kolay uzlaşabilirler.

21 görüntülenme

ne yavuz ol asıl ne yavaş ol basıl

olumlu veya olumsuz konularda aşırıya kaçmak seni zor durumda bırakır; ne büyük ceza görecek kadar atılgan, dikbaşlı ol ne de herkes seni ezecek kadar yumuşak başlı ol.

21 görüntülenme

keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar

büyüklerin tuttuğu yol, küçüklere örnek olur.

21 görüntülenme

nekesle cömerdin harcı birdir

1) cömertin de cimrinin de sarıldığı kefen aynıdır; 2) cimri, ucuz diye her şeyin kötüsünü alır, bunlar işe yaramadıklarından veya çarçabuk bozulduklarından yenilerini almak zorunda kalır ve birkaç kez para harcar; cömert ise bir kez çok para verip her şeyin iyisini alır. Sonuç olarak cimri de, cömert de aynı parayı harcamış olur.

21 görüntülenme

takke düştü, kel göründü

bir ayıbı örten şey ortadan kalktığı zaman gerçek ortaya çıkar.

21 görüntülenme

nerede çokluk, orada bokluk

birlikte iş yapmak üzere toplanan kişiler çok olursa her kafadan bir ses çıkar, anlaşmazlıklar belirir, iş yapmak güçleşir.

21 görüntülenme

nerede hareket, orada bereket

hareket olan yerde bolluk olur.

21 görüntülenme

zemheride yoğurt isteyen cebinde bir inek taşır

gerçekleşmesi güç bir şey isteyen kimse isteğini gerçekleştirecek çareyi kendisi bulmak zorundadır.

21 görüntülenme

nisan yağmuru; altın araba, gümüş tekerlek

nisan da yağan yağmur ürünleri bereketli kılar, çiftçiyi zengin eder.

21 görüntülenme

niyet hayır, akıbet hayır (selamet)

her girişilen işin niyeti önemlidir, iyi niyetle girişilen bir işin sonu doğal olarak hayırlı olur.

21 görüntülenme

tarlanın taşlısı, kızın saçlısı, öküzün (ineğin) başlısı

kadının saçlı olanı ile tarlanın taşlı olanı makbuldür.

21 görüntülenme

tarlayı koçan zapt etmez, saban zapt eder

elinizde tarlanın tapusunun olması o tarlaya sahip olduğunuzu göstermez, onu ekip biçebiliyorsanız asıl o zaman o tarla sizin demektir.

21 görüntülenme

zora dağlar dayanmaz

zor kullanan kişilere çok güçlü sanılan kimseler bile boyun eğer.

21 görüntülenme

her sakaldan bir tel çekseler köseye sakal olur

herkes biraz fedakârlık etse bir yoksul perişanlıktan kurtulur.

21 görüntülenme

her şeyin vakti var, horoz bile vaktinde öter

her şey zamanında yapılmalıdır.

21 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

ilgi göstermek

ilgisini esirgememek, belli etmek: 'Eski gardiyan boş gözlerle bakıyor, en küçük bir ilgi göstermiyordu.' -O. Kemal.

109 görüntülenme

elden ele dolaşmak (gezmek)

iyi nitelikleri dolayısıyla çok ilgi görmek, çok beğenilmek: 'Gönülden Sesler, Meşrutiyet gençliğinin elden ele dolaşan kitabı idi.' -Y. Z. Ortaç.

109 görüntülenme

akıl bırakmamak

kafa karıştırmak.

109 görüntülenme

köşede bucakta kalmak

ilgisizlikten gözden uzakta bulunmak: Koca Sinan'ın en önemli yapısı bu durumda olursa köşede bucakta kalmış olanlara selam olsun!

109 görüntülenme

iliğini kemirmek

1) çok etkilemek; 2) sömürmek.

109 görüntülenme

tekmil vermek

ask. 1) ast, bir iş ve durum hakkında üste bilgi vermek; 2) ast, üstüne künyesini söylemek.

109 görüntülenme

objektif olmak

1) nesnel olmak; 2) tarafsız davranmak.

109 görüntülenme

ana baba yavrusu

nazlı büyütülmüş çocuk.

109 görüntülenme

karakolluk olmak

kavga sonucu karakola gitmek zorunda kalmak: 'Sonra karakolluk olmaz mıyız?' -M. Ş. Esendal.

109 görüntülenme

temyize gitmek

mahkemelerce verilen kararın kanun ve usul yönünden incelenmesi için Yargıtaya başvurmak.

109 görüntülenme

ısrar etmek

1) bir konuda, bir düşüncede sürekli direnmek, ayak diremek: 'Siz benim usule bakın diye ısrar ediyordu.' -Ç. Altan. 2) çok istemek.

109 görüntülenme

delik eğirmek

argo hapse girmek, tutuklanmak.

109 görüntülenme

üstündeki üstünde, başındaki başında

'üstündekinden başka hiçbir şey kalmadan' anlamında kullanılan bir söz: 'Karanfil, üstündeki üstünde, başındaki başında sokağa kovulmuş.' -Ö. Seyfettin.

109 görüntülenme

(birinin) iştahı açılmak

yemek isteği artmak.

109 görüntülenme

boynuz isterken kulaktan olmak

daha iyisini, mükemmelini ararken mevcut olanı yitirmek.

109 görüntülenme

mirasa konmak

bir kimseye önemlice bir kalıt kalmak: 'Bizimkiler okkalı bir mirasa konmuşlar da o hergelenin hakkını mı yemişler ne?' -H. Taner.

109 görüntülenme

yararı dokunmak

yararlı olmak, kâr sağlamak.

109 görüntülenme

anahtarı beline takmak

evde yönetimi ele almak.

109 görüntülenme

fatura etmek

faturalamak.

109 görüntülenme

akıl öğretmek

birine nasıl davranacağını göstermek, yol göstermek, akıl vermek: 'Sana ne oluyor? Akıl öğretecek sen mi kaldın?' -N. Hikmet.

109 görüntülenme

doksan kapının ipini çekmek

içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.

109 görüntülenme

papazlık etmek

ders vermek, ikna edici sözlerle kandırmak: 'Aldırma. Bana da papazlık etmeye kalktı ama ağzının payını verdim. Biz keyfimize bakalım.' -A. Gündüz.

109 görüntülenme

ters yüz etmek

1) bir süre kullanılmış olan giysilerin içini dışına çevirmek; 2) mec. değiştirmek: 'Erkeklik, yiğitlik kavramının ters yüz edilmesi irdelenmedi.' -A. Ağaoğlu. 3) mec. işleri bozmak; 4) mec. şüpheli duruma sokmak.

109 görüntülenme

baş tacı etmek

çok sevmek ve saymak, el üstünde tutmak.

109 görüntülenme

(birinin) kafasını vurmak

esk. bir kimsenin kafasını kesmek.

109 görüntülenme

ketum olmak

sır saklamak, ağzı sıkı olmak: 'Sefirlerin az konuşması, ketum olması şarttır derler ya, laf!' -H. Taner.

109 görüntülenme

ziyan etmek

1) yersiz, boş yere harcamak: 'Ah budala kız, gençliğinin kıymetini bilmiyorsun, güzelliğini ziyan ediyorsun.' -S. M. Alus. 2) zarara uğratmak.

109 görüntülenme

teselli etmek (vermek)

avutmak, avundurmak: 'Öyle ağlıyor ki ben de içimi çeke çeke onu teselli etmeye çalışıyorum.' -A. Ağaoğlu. 'Zehra Hanım, Tevfik'in ebesiydi ve onu çok severdi, arkasını sıvadı, teselli verdi.' -H. E. Adıvar.

109 görüntülenme

kafasına geçirmek

başına geçirmek.

109 görüntülenme

ziyan olmak

boşuna harcanmak, zarar görmek: 'Bu fennî ihmal yüzünden Hacer'in çocuğu ziyan oldu.' -N. Hikmet.

109 görüntülenme