En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

her taşın altına elini sokma, ya yılan çıkar, ya çıyan

sonunu düşünmeden sana zararı dokunma olasılığı bulunan davranışlarda bulunma.

21 görüntülenme

kel yanında kabak anılmaz

bir kişinin yanında, uzaktan da olsa onun kusurunu hatırlatabilecek sözler söylemekten çekinilmelidir.

21 görüntülenme

az veren candan, çok veren maldan

varlıklı olmayan kimsenin yardım veya armağan olarak az şey vermesi büyük fedakârlıktır, varlıklı kimsenin vereceği armağan ve yardımlar fedakârlık sayılmaz.

21 görüntülenme

her yerde okka dört yüz dirhem

konuşulan bir gerçeğin açıklığını ve tartışma götürmezliğini anlatmak için söylenen bir söz.

21 görüntülenme

az yiyen az uyur, çok yiyen güç uyur

kişi iyi uyuyabilmek için pek az da yememeli, pek çok da.

21 görüntülenme

Tatar'ın kılavuza ihtiyacı yok (-tur)

yolunu, ne yapacağını bilen kimseye başkasının yardımı gerekmez.

21 görüntülenme

aza sormuşlar: 'nereye?', 'çoğun yanına' demiş

küçük kazançların bile hep varlıklı kimselere düştüğü inancını belirten bir söz.

21 görüntülenme

kelin merhemi olsa başına sürer

kendi işini halledemeyen kişiden aynı durum için yardım alınamaz.

21 görüntülenme

tatlı söz can azığı, acı söz baş kazığı

gönül alıcı, okşayıcı sözlerle karşımızdakinin inadı yenilebilir.

21 görüntülenme

azı bilmeyen çoğu hiç bilmez

küçük de olsa bir iyiliğin değerini bilmeyen, daha büyük iyiliklere layık değildir.

21 görüntülenme

her ziyan bir öğüttür

kişi, uğradığı her zarardan bir ders alır.

21 görüntülenme

kepenek altında er yatar

insanları giydiğine bakarak değerlendirmek yanlışlara yol açar, değerli kişiler de bazen eski giymiş olabilir.

21 görüntülenme

elmayı çayıra, armudu bayıra

elma fidanını düz ve sulak yere, armut fidanını bayıra, su tutmayan yere dikmelidir.

21 görüntülenme

elmayı soy da ye, armudu say da ye

armut kabuğu soyularak elma da aşırı gidilmeden sayıyla yenilmelidir.

21 görüntülenme

tay yetişmedikçe ata paha biçilmez

iş gören bir şeyin yerine yenisi alınmadığı sürece eskisinin değeri ölçülemez.

21 görüntülenme

emanet ata binen tez iner

ödünç alınmış araçlarla girişilen işler çok kez yürütülemez.

21 görüntülenme

çiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hak

kullar Tanrı’dan kendilerine gerekli olan şeyleri dilerler, bu dilekleri kabul edecek olan Tanrı’dır.

21 görüntülenme

tek elin nesi var, iki elin sesi var

başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.

21 görüntülenme

er kocar, gönül kocamaz

kişi ihtiyarlar ama gönlü taze kalır, sevgisi eksilmez.

21 görüntülenme

öküze boynuzu yük olmaz (ağır gelmez)

insan kendi yakınlarını ve kendi işlerini yük saymaz.

21 görüntülenme

ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma

insan hiçbir şeyi incelemeden, gözü kapalı biçimde almamalıdır.

21 görüntülenme

ölmüş koyun (eşek) kurttan korkmaz

her şeyini kaybetmiş olan kişinin düşmanına bir şey kaptırmaktan korkusu olmaz.

21 görüntülenme

ölü evinde ağlamasını, düğünevinde gülmesini bilmeli

insan içinde bulunduğu çevrenin durum ve koşullarına uygun biçimde davranmasını bilmelidir.

21 görüntülenme

erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer

kendini bir erkeğe beğendirmek isteyen kadın, ona güzel yemekler hazırlamalıdır.

21 görüntülenme

kızevi, naz evi

kız tarafı nazlı olur.

21 görüntülenme

kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya kaçar (varır) ya zurnacıya

evlenme çağındaki kızı büyükleri uyarmazlarsa uygun olmayan birisiyle evlenir.

21 görüntülenme

ölüm dirim (kalım) bizim için

insan nasıl olsa öleceğini düşünmeli, işlerini ona göre düzene koymalıdır.

21 görüntülenme

kimi köprü bulamaz geçmeye, kimi su bulamaz içmeye

insanların nasipleri arasındaki tutarsızlıkları belirten bir söz.

21 görüntülenme

teşbihte hata olmaz (olmasın)

yeri geldiği zaman çirkin, kaba bir benzetme ile anlatıma daha etkili bir hava verilmesi saygısızca bir davranış değildir, kimse bundan alınmamalıdır.

21 görüntülenme

bal olan yerde sinek de olur (bulunur)

güzel şeylerin çevresinde, ondan yararlanmak isteyen asalaklar dolaşır.

21 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

ziyan olmak

boşuna harcanmak, zarar görmek: 'Bu fennî ihmal yüzünden Hacer'in çocuğu ziyan oldu.' -N. Hikmet.

109 görüntülenme

meşin gibi

1) kararmış ve sertleşmiş (insan derisi); 2) iyi pişirilmeyip çiğ kalmış (et).

109 görüntülenme

danalar gibi bağırmak (böğürmek)

çok kuvvetle bağırmak, haykırmak.

109 görüntülenme

güneş açmak

güneş bulutlardan sıyrılıp görünmek: 'Batum'da yağmur kırk gün kırk gece yağsa da güneş bir açtı mı, çakıl taşı döşeli sokaklar saniyesinde kuruyuverir.' -N. Hikmet.

109 görüntülenme

ipi kırmak

hlk. savuşup gitmek.

109 görüntülenme

üstüne basmak

1) yerinde bir düşünce ileri sürmek: 'Ne iyi söylediniz, dedi; ne iyi üstüne bastınız.' -F. R. Atay. 2) iyice belirtmek: Üstüne basa basa olmaz, dedi.

109 görüntülenme

boyu devrilsin (devrilesi)

'ölsün' anlamında kullanılan bir ilenme sözü.

109 görüntülenme

sepet havası çalmak

argo 1) işinden çıkarmak, sepetlemek: 'Patrona kalsa sepet havasını çoktan çalardı.' -M. Ş. Esendal. 2) yanından uzaklaştırmak, gitmesini sağlamak.

109 görüntülenme

misk gibi

mis gibi.

109 görüntülenme

eteğinden el çekmek

1) etliye sütlüye karışmamak; 2) birini tacizden vazgeçmek.

109 görüntülenme

güneş çavmak

hlk. güneş yayılmak, güneş doğmak.

109 görüntülenme

göbeği sokakta kesilmiş

evde durmayıp hep sokaklarda gezen, sürtük.

109 görüntülenme

moral vermek

bir kimsenin ruhsal direnme gücünü artırmak, cesaretlendirmek, yüreklendirmek.

109 görüntülenme

yardımına koşmak

güç duruma düşene istekle yardım etmek.

109 görüntülenme

fayrap etmek

1) ocağın ateşini harlandırmak; 2) argo herhangi bir işi veya şeyi hızlandırmak: Beleş rakıyı bulunca fayrap etti. 3) argo açmak, çıkarmak: Pencereleri fayrap etti. Gömleği fayrap etti.

109 görüntülenme

kafasına uymak

aklına uymak.

109 görüntülenme

üstüne koymak

katmak, eklemek.

109 görüntülenme

başa vermek

hlk. değiş tokuş yaparken üste bazı şeyler vermek.

109 görüntülenme

açılıp saçılmak

1) kadın açık saçık giyinmeye başlamak; 2) kadın eskisine göre ölçüsüz davranışlarda bulunmaya başlamak.

109 görüntülenme

bir baştan (uçtan) bir başa (uca)

bir yerin bir sınırından öbür sınırına kadar.

109 görüntülenme

soyunup dökünmek

sokak giysilerini çıkarıp ev içinde kullandığı rahat kılığını giymek.

109 görüntülenme

takati kalmamak (kesilmek)

gücü azalmak, bitmek: 'Sonra, artık takati kesilmiş gibi kendini bıraktı.' -R. N. Güntekin.

109 görüntülenme

iyilik görmek

maddi, manevi yardım görmek.

109 görüntülenme

göğsü kabarmak

övünç duymak, kıvanmak, iftihar etmek: 'Onu sapasağlam görünce göğsüm kabardı oğul.' -S. F. Abasıyanık.

109 görüntülenme

ayağına gelmek

1) alçak gönüllülük göstererek birinin yanına gelmek; 2) emek çekilmeden elde edilmek: Kısmet ayağına geldi.

109 görüntülenme

iç açmak

gönle ferahlık vermek, gönlü ferahlatmak.

109 görüntülenme

takatsizlik duymak

güçsüz ve kuvvetsiz kaldığını anlamak: 'Yere uzanmak isteyecek kadar vücudunda takatsizlik duyuyordu.' -P. Safa.

109 görüntülenme

sözü edilmek

1) adı anılmak, bahsedilmek; 2) önemli sayılmak: 'Kendim askerlikte sözü edilir bir hizmet görmüş değilim.' -B. Felek.

109 görüntülenme

dolma yutmak

argo kanıp aldanmak.

109 görüntülenme

kefil göstermek

bir iş için gerekli olan kefili bulmak.

109 görüntülenme