En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

kimi köprü bulamaz geçmeye, kimi su bulamaz içmeye

insanların nasipleri arasındaki tutarsızlıkları belirten bir söz.

15 görüntülenme

bal olan yerde sinek de olur (bulunur)

güzel şeylerin çevresinde, ondan yararlanmak isteyen asalaklar dolaşır.

15 görüntülenme

teyze, ana yarısıdır

teyze, bir kimseye annesi gibi sevgi, şefkat gösterir, onunla yakından ilgilenir.

15 görüntülenme

kimin tavuğuna kış demişiz

yaptıklarımızla veya söylediklerimizle kimi rahatsız etmişiz.

15 görüntülenme

ölüme çare bulunmaz

ölüm dışında, çaresiz gibi görünen her güç işin bir çıkar yolu vardır.

15 görüntülenme

balcının var bal tası, oduncunun var baltası

her işin kendine özgü aracı vardır.

15 görüntülenme

kimine hay hay, kimine vay vay

dünyada kiminin talihi iyi, kiminin de kötü gider.

15 görüntülenme

ölümle öç alınmaz

düşmanların ölümünden sevinç duymak insanlığa yakışmaz.

15 görüntülenme

tırnağın varsa başını kaşı

hiç kimse başkasından yardım beklememeli; kendisinin olanakları varsa bir işe girişmeli, yoksa girişmemelidir.

15 görüntülenme

ölümü gören hastalığa razı olur

küçük bir zarara uğramayı kabul etmezse çok büyük bir zarara uğrayacağını anlayan kimse, bu küçük zarara katlanır.

15 görüntülenme

tilki tilkiliğini anlatıncaya kadar post elden gider

bir gerçeği anlatıncaya kadar çoğu kez başa gelmedik şey kalmaz.

15 görüntülenme

tok açın hâlinden bilmez

varlıklı olan, yoksulun ne denli sıkıntı içinde bulunduğunu bilmez.

15 görüntülenme

kimse kimsenin çukurunu doldurmaz

kimse kimsenin yerine ölemez.

15 görüntülenme

balık baştan kokar

bir işte aksaklık başta olanlardan kaynaklanır.

15 görüntülenme

tok iken yemek yiyen, mezarını dişiyle kazar

tok karnına yemek yemek, sağlık için çok zararlıdır.

15 görüntülenme

balık demiş ki 'etimi yiyen doymasın, avımı yapan gülmesin (onmasın)'

balık çok lezzetlidir etine doyum olmaz ama balık avcıları hep geçim darlığı içindedir.

15 görüntülenme

kimsenin ahı kimsede kalmaz

zulüm görenin ahı, zulmedene hayretmez.

15 görüntülenme

top otu beylikten olunca, güllesi Bağdat'a gider

yararlandığı gereci bedava elde eden ve bol bol kullananla yarışılmaz.

15 görüntülenme

balın âlâsı (tazesi) oğlun tazesinden

ana baba için en tatlı şey, çocuklarıdır.

15 görüntülenme

balta değmedik ağaç olmaz

zarar görmeyen, başına felaket gelmeyen kimse yoktur.

15 görüntülenme

öpülecek el ısırılmaz

saygı gösterilmesi gereken kimse incitilmemelidir.

15 görüntülenme

kişiyi nasıl bilirsin, kendin gibi

kişi herkesin kendisi gibi olduğunu sanır.

15 görüntülenme

baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir

kullanılan, işe yarayan değersiz şey, saklanan ve kullanılmayan çok değerli şeyden daha iyidir.

15 görüntülenme

kişiyi vezir eden de karısı, rezil eden de

bir kimsenin toplum içinde yücelmesi de alçalması da karısına bağlıdır.

15 görüntülenme

ahbap çıkmak

önceden tanışmış olmak: 'Gümrükten itibaren her rast geldiği adamla ahbap çıktı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

15 görüntülenme

palamut çok biterse, kış erken olur

kimi olaylar onu izleyecek olayların da habercisidir.

15 görüntülenme

tüccar züğürtleyince eski defterleri karıştırır

1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar.

15 görüntülenme

baskısız yongayı yel alır; sahipsiz tarlayı sel alır

kontrol altında bulundurulmayan veya gereği gibi korunmayan gençler kötü yollara sürüklenebilirler.

15 görüntülenme

para ile imanın kimde olduğu bilinmez

kimin ne kadar parası bulunduğunu, kimin ne kadar Tanrı’ya yakın olduğunu kimse bilemez.

15 görüntülenme

para isteme benden, buz gibi soğurum senden

kişi, kendisinden para isteyen kimseden uzak durmak ister.

15 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

ağzından lakırtı (laf) almak (çekmek)

karşısındakini konuşturarak birtakım şeyleri öğrenmek: 'Ağzımdan lakırtı almak istiyorsun ama demeyeceğim.' -B. Felek.

84 görüntülenme

ekmeğinden olmak

geçimini sağlayan işinden zorunlu olarak ayrılmak: 'Bu anormal gidiş bir yerden patlak verirse ahir ömründe ekmeğinden de olabilirdi.' -K. Korcan.

84 görüntülenme

(bir şeyden) gözünü ayırmamak

bir şeye sürekli olarak bakmaktan kendini alamamak: 'Ateşoğlu, bir yandan da gözlerini deniz yüzüne gelen ve yüzde suyu fokurdatan hava habbelerinden ayırmıyordu.' -Halikarnas Balıkçısı.

84 görüntülenme

güme gitmek

tkz. 1) anlaşılmamak: 'Ama sözleri motor gürültüsünün içinde güme gitti.' -H. Taner. 2) boşu boşuna ölmek, hiç uğruna ölmek: 'Baktım ki güme gideceğim, yavaşça kayığın baş yanına gittim ve kendimi denize salıverdim.' -Halikarnas Balıkçısı. 3) değeri anlaşılmadan yitip gitmek: 'Gelgelelim çağın sansürü, dine karşı çıkıyorsa Yunus'un nice imanlı şiiri güme gidecekti, demektir.' -T. Halman.

84 görüntülenme

lafını (lafınızı) balla kestim

bir kimsenin sözünü kesmek gerektiğinde 'izin verin' anlamında kullanılan bir söz.

84 görüntülenme

dağ (dağları) devirmek

çok zor işleri başarmak.

84 görüntülenme

ağzını havaya (poyraza) açmak

alay umduğunu elde edememek.

84 görüntülenme

(bir şeyden) kapı açmak

1) bir şeyin sözünü etmek veya bir işe başlamak; 2) pazarlığa çok yüksek bir fiyatla başlamak.

84 görüntülenme

sopa yemek

dövülmek, dayak yemek.

84 görüntülenme

çekiye gelmek

düzene uymak.

84 görüntülenme

(birinin) ciğerini yakmak

bir kimseye büyük bir acı çektirmek.

84 görüntülenme

eyyam ola!

'havanın iyi olmasını dilerim' anlamında kullanılan bir söz.

84 görüntülenme

ezber okumak

bir metni veya sözü herhangi bir yere bakmadan bellekte kalan biçimiyle söylemek.

84 görüntülenme

zayıf yerinden yakalamak

güçsüz, eksik ve yanlış bir tutum ve davranışı yüzünden zor durumda bırakmak: 'Kendisini en zayıf yerinden yakalamak istediğinden şüphelenir gibi.' -R. N. Güntekin.

84 görüntülenme

kendini yiyip bitirmek

kendi kendini yemek: 'Üzülmek ne kelime efendiciğim, kendimi yiyip bitiriyorum.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

84 görüntülenme

kapana düşürmek (kıstırmak)

hile ile yakalamak: 'İçindekiler kendilerini ayaklarıyla bir kapana kıstırmışlardır.' -R. N. Güntekin.

84 görüntülenme

cebine indirmek (atmak)

hakkı olmadığı hâlde parayı kendine mal etmek.

84 görüntülenme

(bir şeye) dürbünün tersiyle bakmak

bir şeyi küçümsemek, olduğundan çok daha az önemli görmek.

84 görüntülenme

ezberinde olmak

aklında tutmuş olmak: 'En az yirmi şiiri ezberimdeydi.' -N. Cumalı.

84 görüntülenme

rahat durmak

yaramazlık etmemek veya kımıldamamak.

84 görüntülenme

şuradan buradan

1) birçok yerden, rastgele yerden; 2) her konudan.

84 görüntülenme

kapı baca açık

korunmaya alınmamış.

84 görüntülenme

horozlar ötmek

sabah olmak.

84 görüntülenme

(bir şeye) gönlü olmak

razı olmak.

84 görüntülenme

granit gibi

güçlü, dayanıklı, sert.

84 görüntülenme

(birinin) pöstekisini sermek

döverek kımıldamayacak duruma getirmek, pestilini çıkarmak.

84 görüntülenme

kündeye gelmek

aldanmak, tuzağa düşmek: 'Barut yoktu. Kalenin dar kapısından çıkmak imkânı yoktu. Öyle korkunç bir kündeye gelmişlerdi ki...' -Ö. Seyfettin.

84 görüntülenme

küpe dönmek

çok şişmanlamak: 'O zamandan beri küpe dönmüş. Hâlbuki o zamanlar ne ince bir kızdı.' -H. Taner.

84 görüntülenme

gurka yatmak

tavuk civciv çıkarmak için yumurta üzerine oturmak.

83 görüntülenme

paçasını çekecek (toplayacak) hâli olmamak

güçsüz, beceriksiz olmak.

83 görüntülenme