En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

köpekle yatan pire ile kalkar

uygunsuz kişilerle ilişkide bulunanın sonu kötü olur.

21 görüntülenme

üşüntü köpekler mandayı paralar

birlikten güç doğar.

21 görüntülenme

bekârlık sultanlık(tır)

evlenmeden tek başına yaşamak daha iyidir.

21 görüntülenme

köpeksiz köy bulmuş da çomaksız (değneksiz) geziyor

kendisine engel olacak, karşı çıkacak kimse olmadığı için istediği gibi davranıyor.

21 görüntülenme

köprüden (köprüyü) geçinceye kadar ayıya dayı derler

kişi işini gördürünceye kadar yardım beklediği kimseyle iyi geçinir.

21 görüntülenme

rüzgâr esemeyince yaprak oynamaz (dal kımıldamaz)

her durumu meydana getiren bir etken vardır.

21 görüntülenme

üveye etme, özünde bulursun; geline etme, kızında bulursun

öz evladı bir gün öksüz kalırsa başkalarının ona kötü davranmasını istemeyen, üvey evladına kötü davranmamalıdır; kızına ileride gelin olarak gideceği yerde kötü davranılmasını istemeyen, kendi gelinine kötü davranmamalıdır.

21 görüntülenme

insan sözünden (ikrarından), hayvan yularından tutulur

yularından tutulan hayvan başka yöne sapamadığı gibi insan da söylediği sözün dışına çıkamaz.

21 görüntülenme

kör Allah'a nasıl bakarsa Allah da köre öyle bakar

kişi efendisine karşı bir nankörlük ederse o da onu korumaz.

21 görüntülenme

rüzgârlı havanın kuytusu, yağmurlu havanın uykusu

rüzgârlı havada kuytu bir yer, yağmurlu bir havada da uyku tercih edilir.

21 görüntülenme

kör kuşun yuvasını Allah yapar

garip ve kimsesiz kişiye Tanrı yardım eder.

21 görüntülenme

kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur

bir kimse veya bir şey yok olduğunda değer kazanır.

21 görüntülenme

sabah sürçen, geceye dek sürçer

bir işe başladığı zaman beceriksizliği görülen kişinin bu durumu sonuna kadar sürer.

21 görüntülenme

insanın eti yenmez, derisi giyilmez; tatlı dilinden başka nesi var

insan kendisini ancak tatlı diliyle sevdirebilir.

21 görüntülenme

kör pazara varmasın, pazar körsüz kalmasın

bir şey satın almasını bileyen kimseler alışverişe çıkmamalıdır ancak esnaf da bu gibilerden hoşlanır.

21 görüntülenme

var ne bilsin yok hâlinden

varlıklı olan, yoksulun ne denli sıkıntı içinde bulunduğunu bilmez.

21 görüntülenme

körle yatan şaşı kalkar

değersiz, kötü kimselerle ilişki kuranlar kötü huylar edinirler.

21 görüntülenme

körler memleketinde şaşılar padişah olur

hepsi bilgisiz olan bir çevrede azıcık bilgisi bulunan başa geçer.

21 görüntülenme

deliye taş atma, başını yarar

davranışlarında çılgınlık bulunan kimseye dokunma yoksa sana öyle çılgınca saldırır ki yaptığına pişman olursun.

21 görüntülenme

İsa'yı küstürdü, Muhammed'i memnun edemedi

iyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi.

21 görüntülenme

varsa (var mı) pulun herkes kulun; yoksa (yok mu) pulun dardır yolun

zengin olana herkes hizmet eder, fakir olana ise kimse yüz vermez.

21 görüntülenme

körün yanına varırsan, sen de bir gözünü kapa

birtakım eksiklikleri bulunan bir kimsenin yanında ona eksikliğini sezdirip onu mutsuz edecek davranışlardan kaçınılmalıdır.

21 görüntülenme

saçın ak mı kara mı, önüne düşünce görürsün

acele etme, sonucun ne olduğunu biraz sonra anlarsın.

21 görüntülenme

beyde bulunmayan elde neler var

beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur.

21 görüntülenme

kötü söyleme eşine, ağı katar aşına

ilişkide bulunduğun kimseleri sözlerinle incitme, kötüleme ki onlar da sana daha büyük kötülük yapmasınlar.

21 görüntülenme

kötü söz insanı dininden çıkarır

gönül alıcı, okşayıcı sözlerle karşımızdakinin inadı yenilebilir.

21 görüntülenme

kötülük her kişinin kârı, iyilik er kişinin kârı

iyiliğe karşı iyiliği herkes yapabilir, önemli olan kötülüğe karşı iyilik yapabilmektir.

21 görüntülenme

ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli

buranın şartlarına uymalı veya buradan ayrılmalı.

21 görüntülenme

sahipsiz eve it buyruk

kimsenin ilgilenmediği, benimsemediği sahip çıkmadığı işler üzerinde değersiz kişiler egemenlik kurarlar.

21 görüntülenme

sakal bıyığa denk olmayınca berber ne yapsın?

gelir gidere denk değilse durumu düzene koymaya çalışan kişi durumu düzeltmek için fazla bir şey yapamaz.

21 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

benden söylemesi

'ben üzerime borç saydığım şeyi söyledim, kendimi suçlu saymam' anlamında kullanılan bir söz.

109 görüntülenme

ömre bedel

bir ömre değecek kadar (iyi, güzel, değerli): 'Orada ümitler ve hayal sukutlarıyla geçen, bir ömre bedel hareketli hayatı!' -R. H. Karay.

109 görüntülenme

mum olmak

1) hırçınlığı, yaramazlığı bırakmak; 2) argo razı olmak: O bu işe çoktan mum olmuştur ama kendini naza çekiyor.

109 görüntülenme

gönlü çelinmek

güzel sözlere aldanmak, kapılmak.

109 görüntülenme

bulup buluşturmak

çaba göstererek bir şeyler sağlamak.

109 görüntülenme

suratı bir karış asılmak

öfkelenmek, kızmak ve somurtmak: 'Hemen suratları bir karış asılır, ona bir sövüp saymadıkları kalır.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

109 görüntülenme

yaşını içine akıtmak

duyduğu acıyı, üzüntüyü sezdirmemek.

109 görüntülenme

yüreği dayanmamak

acısına katlanamamak, çok acı duymak.

109 görüntülenme

içi kapanmak

sıkılmak, bunalmak.

109 görüntülenme

adama benzemek (dönmek)

1) giyim kuşamıyla, davranışlarıyla insana yakışır bir biçim almak: 'Bak gördün mü, isteyince adama dönüyorsun.' -E. Işınsu. 2) beğenilir duruma gelmek: Şimdiki belediye başkanı sayesinde şehir adama benzedi.

109 görüntülenme

dayayıp döşemek

evi, odayı mobilya vb. ile döşemek: 'Karyolalar, koltuklar, kanepelerle dayayıp döşemek lazım.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

109 görüntülenme

pire gibi

çevik, çok hareketli, yerinde duramayan.

109 görüntülenme

içi rahat etmek

kaygı duyulacak bir konu bulunmadığını öğrenerek ferahlamak: 'Vehbi Dede itiraz etmezse içi rahat edecek.' -H. E. Adıvar.

109 görüntülenme

bir gömlek aşağı

birinden bir derece daha düşük.

109 görüntülenme

karnı tok sırtı pek olmak

geçimi iyi olmak, para sıkıntısı olmamak.

109 görüntülenme

âdet olduğu üzere

alışıldığı gibi.

109 görüntülenme

(bir şeyin) kefaretini ödemek

cezasını çekmek: 'O, kendisine düşen zulüm payının kefaretini ödedi.' -N. F. Kısakürek.

109 görüntülenme

tan ağarmak (atmak, sökmek)

gün doğmaya başlamak, şafak sökmek: 'Artık tan sökünceye kadar gelsin gazeller, şarkılar, feryatlar.' -S. Birsel.

109 görüntülenme

kol gezmek

1) güvenlik amacıyla dolaşmak: 'Bunlar şehir subaşısının adamları, dizdarlardı. Kol geziyorlardı.' -Ö. Seyfettin. 2) dolaşmak: 'İnsanı üşütmeyen, ılık gezginci bir yağmur bulutu ağır ağır kol geziyordu.' -T. Dursun K. 3) mec. kötü durum ve davranışlar çokça olmak: 'Bazı ülkelerde sansürün kol gezdiği görülüyor.' -A. Kabaklı.

109 görüntülenme

dönüp dolaşmak

1) uzun süre gezmek; 2) mec. arayış içinde olmak, her çareye başvurmak: 'Yirmi sene hep aynı renkler içinde dönüp dolaştık.' -B. R. Eyuboğlu.

109 görüntülenme

aklına düşmek

1) hatırlamak: 'Kırmızı gül goncasına kavuştu / Sılada sevdiğim aklıma düştü' -Halk türküsü. 2) kafasında bir düşünce doğmak.

109 görüntülenme

(birini, bir yeri) haraca bağlamak

bir kimseyi belli zamanlarda kendisine belli miktarda para vermeye zorlamak.

109 görüntülenme

kırk gün günahkâr, bir gün tövbekâr

sürekli kötü işler yaptıktan sonra iyi bir iş yapan insan için kullanılan söz.

109 görüntülenme

parmakla sayılmak

çok az olmak: 'Liderin dehasına gerçekten inanmış olanlar parmakla sayılacak kadar azdı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

109 görüntülenme

parsayı başkası toplamak

bir emeğin karşılığını o emeği çeken değil, başka biri almak.

109 görüntülenme

toprağa bakmak

ölümü yakın görünmek.

109 görüntülenme

yavaş gel! (ol!)

argo abartarak konuşanlar için kullanılan bir söz.

109 görüntülenme

dört duvar arasında kalmak

evde, kapalı bir yerde kalmak zorunda olmak: 'Ömrünü dört duvar arasında geçirmiş, çocuklarından başka insan yüzü görmemiş temiz bir ev kadını birdenbire değişemezdi.' -R. N. Güntekin.

109 görüntülenme

bildim bileli

öteden beri, eskiden beri: 'Sütannenin sandık odası, bildim bileli akar.' -Ö. Seyfettin.

109 görüntülenme

hiç mi hiç

kesinlikle: 'İstanbul'a tayinimi yaptırdım, hiç mi hiç karışmadılar.' -E. Işınsu.

109 görüntülenme