En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

müft olsun da zift olsun

kimileri bedava bulduklarında yenmeyecek şeyleri yerler, işe yaramayan şeyleri alırlar.

14 görüntülenme

şahin küçük ama payını ele vermez

küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.

14 görüntülenme

zenginin horozu bile yumurtlar

paralı kişi başarılı olunamayacak sanılan işlerden bile kâr sağlama yolunu bulur.

14 görüntülenme

okka her yerde dört yüz dirhem

konuşulan bir gerçeğin açıklığını ve tartışma götürmezliğini anlatmak için söylenen bir söz.

14 görüntülenme

osurgan (osuruklu) göte arpa ekmeği bahane

1) zaten zayıf, hastalıklı kişi sağlığının bozulmasını önemsiz etkenlere bağlar; 2) davranışları beğenilmeyen kişi sudan sebeplerle kendisini mazur göstermeye çalışır.

14 görüntülenme

öcün iyisi, bağışlamaktır

kötü bir davranış veya sözü, aynı biçimde karşılık vererek cezalandırmak yerine affetmek en büyük erdemdir.

14 görüntülenme

çobanın gönlü olursa (olunca) tekeden yağ (süt, köremez) çıkarır

kişi istediğinde olmayacak gibi görünen işlere çözüm yolu bulur.

14 görüntülenme

kırk yıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş

salgın ve öldürücü hastalık da olsa eceli gelmeyen ölmez.

14 görüntülenme

öksüzün karnına vurmuşlar (öksüzü dövmüşler) 'vay arkam' demiş

bir kimsenin haksızlığa uğramaması için arkası, koruyucusu bulunmalıdır.

14 görüntülenme

ölme eşeğim, ölme (yaza yonca bitecek)

umutsuz bir bekleyişi anlatmak için söylenen bir söz.

14 görüntülenme

ölmek var, dönmek yok!

neye mal olursa olsun bu iş yapılacak, yapılmasından kaçınılmayacak.

14 görüntülenme

bakan göze bağ (yasak) olmaz

herkesin gözü önündeki şeye bakılması önlenemez.

14 görüntülenme

terzinin işi kötü, ayıbını örten ütü

kişi, olumsuz yanlarını gizlemeyi bilir.

14 görüntülenme

teşbihte hata olmaz (olmasın)

yeri geldiği zaman çirkin, kaba bir benzetme ile anlatıma daha etkili bir hava verilmesi saygısızca bir davranış değildir, kimse bundan alınmamalıdır.

14 görüntülenme

tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç

çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum.

14 görüntülenme

tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır

bir kişi ne kadar farklı yerlerde yaşarsa yaşasın, ne kadar farklı işlerle uğraşırsa uğraşsın, bağlı bulunduğu çevreye veya işe dönmek zorunda kalır.

14 görüntülenme

balı parmağı uzun yemez, kısmetlisi yer

güzel bir şey, onu isteyen ve elde edecek gibi görünenin değil kısmeti olanın eline geçer.

14 görüntülenme

önüne geleni kapar, ardına geleni teper

arsız, huysuz, geçimsiz kimseler için kullanılan bir söz.

14 görüntülenme

tutulmayan hırsız beyden büyüktür

suçu ispatlanamayan, yakayı ele vermeyen hırsız, böyle bir suç işlemesi düşünülmeyen kimselerle dürüstlük yarışı içinde olabilir.

14 görüntülenme

ölürse yer beğensin, ölmezse el beğensin

çocuğun öldüğünde iyi anılması, yaşarken de beğenilir bir kişi olması için anne baba çocuklarının eğitimine çok önem vermelidir.

14 görüntülenme

eşek kulağı kesilmekle küheylan olmaz

aslında niteliksiz olan bir şeye ne yapılsa değişmez.

14 görüntülenme

koyma akıl, akıl olmaz

hep başkalarının verdiği akılla hareket eden kimse, bir yere kadar başarılı olur, daha sonra ne yapacağını bilemez.

14 görüntülenme

köpeğin ahmağı baklavadan pay umar

aptal kişi, eline geçme olasılığı bulunmayan bir nimeti bekler.

14 görüntülenme

var eli titremez

varlıklı kimse, uzun boylu düşünmeden hayırlı işlere yardım eder.

14 görüntülenme

sabreyle işine, hayır gelsin başına

bir işi yaparken acele etmez, sabrederseniz hayırlı sonuçlara varırsınız.

14 görüntülenme

kurtla görüşürsen köpeği yanından ayırma

saldırgan biriyle karşılaşacak olan kişi, kendisini koruyacak önlemler almalıdır.

14 görüntülenme

gökten ne yağdı da yer kabul etmedi

büyüklerden gelen şeyleri küçükler geri çeviremezler.

14 görüntülenme

yazın sıcakta terleyen, kışın soğukta üşümez

yazın çalışan kışın rahat eder.

13 görüntülenme

yemeyenin malını yerler (demine hu çekerler) (üstüne bir bardak su içerler)

pintinin yemeye kıyamayarak biriktirdiği malı, sağlığında gücünün yetmediği kişiler, öldükten sonra da mirasçıları bol bol yerler.

13 görüntülenme

şahin ile deve avlanmaz

küçük şeyleri elde etmek için yeterli olan araçla, büyük şeyler elde edilemez.

13 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

tertibat almak

olacağı düşünülen sakıncalı bir duruma, harekete karşı hazırlık yapmak: 'Yüz sandık cephaneyi Anadolu'ya gönderebilmek için müzakere edip tertibat aldıklarını veya depolardan silah kaçırdıklarını söylüyorlardı.' -M. Ş. Esendal.

83 görüntülenme

yara almak

1) yaralanmak: 'Beyzade sağ salim kurtulacak ama İbiş ağır bir yara alacaktı.' -T. Buğra. 2) mec. itibar kaybetmek.

83 görüntülenme

zil kalmak

parasız kalmak: 'Zaten müdür aç herifin biri, zil kalmış da gelmiş buralara.' -K. Korcan.

83 görüntülenme

el çekmek

vazgeçmek.

83 görüntülenme

ilişiğini kesmek

hiçbir ilgisi kalmamak, bağlantılarını koparmak.

83 görüntülenme

(birine) kucak (kucağını) açmak

1) korumak: 'Paris'teki hemşehriler bana büyük bir sevgi ve emniyetle kucaklarını açmışlardı.' -R. N. Güntekin. 2) sığınacak yer vermek: 'Her çalışmak isteyene kucak açmışlardı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

83 görüntülenme

elden kaçmak

1) sahip olamamak; 2) değerlendirememek: 'Kibar kıyafetli bir hanım, elden kaçmış eski fırsatların hırsı gözlerinde parlayarak dedikodu yapmaya başladı.' -R. H. Karay.

83 görüntülenme

yuları birinin elinde olmak

bir kimsenin davranışları birinin denetiminde, yönetiminde olmak.

83 görüntülenme

günaha girmek

dinî bakımdan suç sayılan bir iş yapmak: 'Ben bunu kitaplıkta saklayarak günaha giriyorum.' -S. Birsel.

83 görüntülenme

teslim bayrağı çekmek

1) yenilgiyi kabul etmek; 2) çekişme sonunda, karşısındakinin istediğini yapmaya razı olduğunu bildirmek.

83 görüntülenme

anadan doğmuşa dönmek (anadan yeni doğmuş gibi olmak)

1) dertsiz, tasasız bir duruma gelmek; 2) günahlardan arınmış duruma gelmek.

83 görüntülenme

Yaradan'a sığınıp

bütün gücünü kullanarak: 'Yaradan'a sığınıp Osmanlı tokadını çarptık mı adamı lobut yemişe çeviren biz değil miydik?' -A. İlhan.

83 görüntülenme

peşine düşmek (gitmek)

1) arkasından gitmek, izlemek: 'Kaçarsa peşine düşerek ona korkulu dakikalar geçirtiyordu.' -Y. N. Nayır. 2) bir isteğin gerçekleşmesini sağlamaya çalışmak: 'Her biri bir yere, ekmek parası peşine gittiler, kendi başlarını da kurtardılar.' -M. Ş. Esendal.

83 görüntülenme

gitti gider (dahi gider)

söz konusu olan şeyin bir daha gelmeyeceğini, ele geçmeyeceğini anlatan bir söz.

83 görüntülenme

kötü yola saptırmak

kötü yola sürüklemek: 'Parmak kadar çocuğu kötü yollara saptıranların kökünü kazırım.' -S. Ali.

83 görüntülenme

yaralı parmağa işememek

tkz. en küçük bir yardımı bile esirgemek.

83 görüntülenme

boy bos yerinde

uzun ve biçimli: Boyu bosu yerinde, yakışıklı adam.

83 görüntülenme

(birinin) izine basmak

esk. gözden uzaklaştırmayarak ne yaptığını gözetlemek.

83 görüntülenme

damgasını vurmak

biri hakkında kötü bir yargıya varmak: 'Fakat gel gör ki insana aşüfte yahut hırsız damgasını vurmak için bu kâfi değildir.' -H. E. Adıvar.

83 görüntülenme

eli alışmak

1) bir işte uzluk, ustalık kazanmak; 2) herhangi bir davranışı âdet edinmek.

83 görüntülenme

(bir şeyi) hurdaya çevirmek

işe yaramaz duruma getirmek.

83 görüntülenme

havan dövücünün hınk deyicisi

'başkasına yardım edecek veya yüreklendirecek gücü olmadığı hâlde öyle görünüp yardakçılık eden kimse' anlamında kullanılan bir söz.

83 görüntülenme

teselli etmek (vermek)

avutmak, avundurmak: 'Öyle ağlıyor ki ben de içimi çeke çeke onu teselli etmeye çalışıyorum.' -A. Ağaoğlu. 'Zehra Hanım, Tevfik'in ebesiydi ve onu çok severdi, arkasını sıvadı, teselli verdi.' -H. E. Adıvar.

83 görüntülenme

meşin gibi

1) kararmış ve sertleşmiş (insan derisi); 2) iyi pişirilmeyip çiğ kalmış (et).

83 görüntülenme

... demeye getirmek

doğrudan söylemeyip dolayısıyla anlatmak: 'Hadi, sedirin önünde tepsiyi elimden sen al, demeye getiriyormuş.' -A. Ağaoğlu.

83 görüntülenme

ipi kırmak

hlk. savuşup gitmek.

83 görüntülenme

revaçta olmak

değerli, üstün veya geçerli olmak: 'Sakal ve bıyığın revaçta olduğu bir dönemden geçmedik değil!' -H. Taner.

83 görüntülenme

yarayı tazelemek

üzüntüyü, sıkıntıyı, acıyı hatırlatmak, yeniden ortaya çıkarmak.

83 görüntülenme

eteğinden el çekmek

1) etliye sütlüye karışmamak; 2) birini tacizden vazgeçmek.

83 görüntülenme

rezalet çıkarmak

rezalet sayılacak bir durumun ortaya çıkmasına yol açmak: 'Her kadının takdim edilmek için can attığı böyle büyük bir adamla dansı yarıda bırakıp rezalet çıkarmak için insanın aklı kaçık olmalı.' -H. E. Adıvar.

83 görüntülenme