En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

gün varken davarını eve götür

işlerini en uygun zamanda yap.

20 görüntülenme

soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir

bir iş yapılırken ne kadar güçlük çekildiğini, o işi başarmış olan bilir; başarılmış olan bu işten yararlanan bilmez.

20 görüntülenme

sonradan gelen devlet devlet değildir

kişi yaşlandıktan sonra gelen zenginlik işe yaramaz.

20 görüntülenme

yırtıcı kuşun ömrü az olur

başkalarına saldırmayı alışkanlık edinen kimsenin düşmanı çok olur, bu düşmanlar onun canına kıyarlar.

20 görüntülenme

yiğidim yiğit olsun da yerim çalı dibi olsun

kadının kocasının fakir olması önemli değildir, yeter ki aile sorumluluklarını yerine getirsin.

20 görüntülenme

yiğit bin yaşar, fırsat bir düşer

kişiye ömrü boyunca ancak bir kez çok önemli bir iş yapma fırsatı geçer, bu fırsatı kaçırmamalıdır.

20 görüntülenme

yoldan kal, yoldaştan kalma

yolculukta arkadaş çok önemli olduğundan insan, iyi bir arkadaşla yolculuk yapmak için gerekirse yolculuğunu ileri bir tarihe bırakmalıdır.

20 görüntülenme

müft olsun da zift olsun

kimileri bedava bulduklarında yenmeyecek şeyleri yerler, işe yaramayan şeyleri alırlar.

20 görüntülenme

şahin küçük ama payını ele vermez

küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.

20 görüntülenme

yurdun otlusundan kutlusu yeğdir

insanın üzerinde yaşadığı yer, rahat ve huzurlu olmadıktan sonra oranın verimli olması çok önemli değildir.

20 görüntülenme

zahirenin (çiftçinin) ambarı sabanın ucundadır

toprak, iyi sürülürse bol ürün vereceği için iyi sonuç almak isteyen işine dört elle sarılmalıdır.

20 görüntülenme

zenginin malı züğürdün çenesini yorar

birinin zenginliğinden çok söz etmenin gereksizliğini, yersizliğini belirtmek için söylenen bir söz.

20 görüntülenme

kırk yıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş

salgın ve öldürücü hastalık da olsa eceli gelmeyen ölmez.

20 görüntülenme

ölme eşeğim, ölme (yaza yonca bitecek)

umutsuz bir bekleyişi anlatmak için söylenen bir söz.

20 görüntülenme

ölmek var, dönmek yok!

neye mal olursa olsun bu iş yapılacak, yapılmasından kaçınılmayacak.

20 görüntülenme

balı parmağı uzun yemez, kısmetlisi yer

güzel bir şey, onu isteyen ve elde edecek gibi görünenin değil kısmeti olanın eline geçer.

20 görüntülenme

önüne geleni kapar, ardına geleni teper

arsız, huysuz, geçimsiz kimseler için kullanılan bir söz.

20 görüntülenme

tutulmayan hırsız beyden büyüktür

suçu ispatlanamayan, yakayı ele vermeyen hırsız, böyle bir suç işlemesi düşünülmeyen kimselerle dürüstlük yarışı içinde olabilir.

20 görüntülenme

ölürse yer beğensin, ölmezse el beğensin

çocuğun öldüğünde iyi anılması, yaşarken de beğenilir bir kişi olması için anne baba çocuklarının eğitimine çok önem vermelidir.

20 görüntülenme

var eli titremez

varlıklı kimse, uzun boylu düşünmeden hayırlı işlere yardım eder.

20 görüntülenme

var evi kerem evi, yok evi verem (elem) evi

varlıklı ailenin durumu konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir; yoksul ailenin evinde sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz.

20 görüntülenme

kurtla görüşürsen köpeği yanından ayırma

saldırgan biriyle karşılaşacak olan kişi, kendisini koruyacak önlemler almalıdır.

20 görüntülenme

yazın sıcakta terleyen, kışın soğukta üşümez

yazın çalışan kışın rahat eder.

19 görüntülenme

yıl uğursuzun

arsız, yüzsüz kimselerin el üstünde tutulduğu ve işlerini dürüst kimselerden daha kolay yürüttükleri bir zamanda yaşıyoruz.

19 görüntülenme

yemeyenin malını yerler (demine hu çekerler) (üstüne bir bardak su içerler)

pintinin yemeye kıyamayarak biriktirdiği malı, sağlığında gücünün yetmediği kişiler, öldükten sonra da mirasçıları bol bol yerler.

19 görüntülenme

yerini bilmeyen, yılda bir kat urba eskitir

hangi alanda çalışabileceğini önceden iyi kestirememiş olan kişi sık sık yer ve iş değiştirme yüzünden hayli zarar görür.

19 görüntülenme

yılanın sevmediği ot, deliğinin ağzında biter

başkalarına kötülük etmek isteyenler karşılarında hep hoşlanmadıkları şeyleri bulurlar.

19 görüntülenme

şahin ile deve avlanmaz

küçük şeyleri elde etmek için yeterli olan araçla, büyük şeyler elde edilemez.

19 görüntülenme

zenginin horozu bile yumurtlar

paralı kişi başarılı olunamayacak sanılan işlerden bile kâr sağlama yolunu bulur.

19 görüntülenme

çobanın gönlü olursa (olunca) tekeden yağ (süt, köremez) çıkarır

kişi istediğinde olmayacak gibi görünen işlere çözüm yolu bulur.

19 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

topuk vurmak

ask. selamlamadan önce ayak topuklarını yan yana getirmek.

109 görüntülenme

hayrını görmek

iyiliği dokunmak.

109 görüntülenme

ortada kalmak

1) yersiz kalmak, barınacak yer bulamamak; 2) güç bir durumda veya iki şey arasında kalmak: 'Bu plana göre kadın o sırada oyuncuyu da bırakmış olduğu için ortada kalacak.' -İ. Aral. 3) bir şeyi hiç kimse üzerine almamak.

109 görüntülenme

yazıklar olsun

üzüntü ve kınamanın çokluğunu anlatan bir söz: 'Yazıklar olsun, seni sevmesini bilmeyenlere; ey gamlı ülke!..' -Y. K. Karaosmanoğlu.

109 görüntülenme

haddikifayeyi bulmak

yeterince olmak.

109 görüntülenme

sürüsüne bereket!

pek çok, pek bol: Onda hısım akraba sürüsüne bereket!

109 görüntülenme

yelken dikmek

tekneye yelken takmak.

109 görüntülenme

başından aşağı kaynar sular dökülmek

üzüntülü veya kötü bir olay karşısında birdenbire büyük bir sıkıntı duymak.

109 görüntülenme

kaşı (kaşları) çatılmak

öfkelenmek, kızmak: 'Babam kaşları çatılmış, başını sallayarak izliyor bizi.' -A. Ümit.

109 görüntülenme

torun tosun (torba) sahibi olmak

1) torunu olmak; 2) yaşlı olmak.

109 görüntülenme

elle tutulur tarafı olmamak

hiçbir değerli yanı olmamak.

109 görüntülenme

başından büyük işlere girişmek (kalkışmak)

gücünün üstünde olan işlere kalkışmak.

109 görüntülenme

çarşafa dolanmak

argo bir işin içinden çıkamamak, kötü ve başarısız duruma düşmek, zor durumda kalmak, çarşaflamak.

109 görüntülenme

kurşun atmak

1) silahla mermi atmak: 'Yarın, öbür gün Arap çeteleri ile sarılacaksınız, Peygamberin yeşil kubbesine kurşun atacaklar.' -F. R. Atay. 2) mec. düşmanlık etmek.

109 görüntülenme

demir almak

den. 1) gemi yola çıkmak için çıpasını denizden çekmek, gitmeye hazırlanmak: 'Artık demir almak günü gelmişse zamandan / Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan' -Y. K. Beyatlı. 2) mec. ölmek, çekip gitmek.

109 görüntülenme

dut yemiş bülbüle dönmek

neşe ve konuşkanlığını yitirmek, susmak: 'Sabahtan akşama kadar durmadan söyleyen geveze Çalıkuşu, dut yemiş bülbüle dönmüştü.' -R. N. Güntekin.

109 görüntülenme

(birinin) postuna oturmak

bir başkasının makamına geçmek.

109 görüntülenme

kaşıkla yedirip sapıyla (gözünü) çıkartmak

yaptığı bir iyiliği hiçe indirecek kötülükte bulunmak.

109 görüntülenme

ortaklık kurmak

şirket, kumpanya açmak veya çalıştırmak: 'Eğer bugün hepimiz bu işe karar verir ve bir ortaklık kurarsak bu gazete çıkar.' -S. Birsel.

109 görüntülenme

saç sakal birbirine karışmak

saçı sakalı uzamak, bakımsız görünmek.

109 görüntülenme

kaşını gözünü eğmek

kızgın bir durumdayken kaş çatmak.

109 görüntülenme

arapsaçına dönmek

işler çok karışıp çözümlenmesi güç bir duruma gelmek.

109 görüntülenme

deneme tahtasına çevirmek

bir şey üzerinde bilgisizce tedavi, onarım vb. işler yapmak.

109 görüntülenme

sır tutmak (saklamak)

bir sırrı açığa vurmamak, başkasına söylememek.

109 görüntülenme

vecde kapılmak

coşmak, kendinden geçmek: 'Eski konakların mutfağını anlatırken bir tapınağı tasvir eder gibi vecde kapılır.' -H. Taner.

109 görüntülenme

affını dilemek (istemek)

bir iş veya görevi yerine getiremeyeceğini nezaketle bildirmek.

109 görüntülenme

aklının köşesinden geçmemek

hiçbir zaman düşünmemek: 'Rahmetliyi suçlamak aklımın köşesinden geçmez.' -H. Taner.

109 görüntülenme

sıra dayağı çekmek

birden çok kişiyi teker teker ve birbirinin ardı sıra dövmek.

109 görüntülenme

bir tek atmak

bir kadeh içki içmek: 'Canım şurada bir tek atalım, serinleriz, konuşuruz, dediler.' -R. H. Karay.

109 görüntülenme

saçı kılmak (atmak)

gelinin başından çiçek, şeker, arpa, para vb. saçmak.

109 görüntülenme