En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

yel gibi gelen sel gibi gider

emek vermeden ele geçen para kısa zamanda çarçur olur gider.

13 görüntülenme

üvey, öz olmaz; kemha, bez olmaz

bir çocuk ne denli sevilse, ilgi görse de öz annesindeki şefkati üvey annesinde bulamaz, üvey anne öz annenin yerini dolduramaz.

13 görüntülenme

var evi kerem evi, yok evi verem (elem) evi

varlıklı ailenin durumu konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir; yoksul ailenin evinde sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz.

13 görüntülenme

yel üfürdü, sel (su) götürdü

mal birdenbire ve sebepsiz ortadan yok oluverdi.

13 görüntülenme

yeğniyi yel alır, ağır yerinde kalır

hoppa züppe kimseler, hiçbir yerde barınamazlar; ağırbaşlı olanları kimse tedirgin edemez.

12 görüntülenme

kırlangıcın zararını biberciden sor

kırlangıç, bibere çok düşkün olduğundan onun ne kadar zararlı bir yaratık olduğunu ancak biberci bilir.

10 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

tezgâhı kurmak

1) işe başlamak üzere çalışma araçlarını hazırlamak, çalışmaya başlamak; 2) argo yasal olmayan bir işi gerçekleştirebilmek için yalan dolanla aldatmaya, kandırmaya çalışmak.

83 görüntülenme

yunmuş arınmış (yıkanmış)

1) yıkanıp temizlenmiş; 2) mec. suçu olmayan.

83 görüntülenme

anasından doğduğuna pişman olmak

çok eziyet görmek, çok üzülmek, bezdirilmek.

83 görüntülenme

(birine) sırtını dayamak (vermek)

1) bir yere dayanmak, yaslanmak: 'Kocaman duvara sırtını vererek üstüne zencefil ve tarçın serpilmiş salep içerlerdi.' -S. F. Abasıyanık. 2) güçlü birine, bir yere güvenmek.

83 görüntülenme

ipini kırmak

azmak, ele avuca sığmaz bir durum almak.

83 görüntülenme

(birinin) kanlısı olmak

birinin katili olmak: 'Ananın kanlısı olmak, ölünceye kadar ateşten gömlek giymektir.' -Y. Kemal.

83 görüntülenme

dara boğmak

birinin güç durumundan yararlanmak.

83 görüntülenme

madara etmek

kötü duruma düşürmek, yalanını, yanlışını çıkarmak.

83 görüntülenme

havaya pala (kılıç) sallamak

boşuna, gereksiz çaba harcamak.

83 görüntülenme

başa vermek

hlk. değiş tokuş yaparken üste bazı şeyler vermek.

83 görüntülenme

(birine) tavır almak (takınmak veya koymak)

mesafeli davranmak, uzak durmak.

83 görüntülenme

ne dese beğenirsin?

beklenmeyen bir söz söylenildiğinde kullanılan bir söz.

83 görüntülenme

akıp gitmek

çabuk geçmek: 'Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.' -Atatürk.

83 görüntülenme

cin damarına basmak

kişiyi çok sinirlendirecek söz söylemek, çileden çıkarmak: 'İnadıma iş yapmasın, dokunmayım hatırına. Cin damarıma niye basıyor?' -O. Kemal.

83 görüntülenme

iyilik görmek

maddi, manevi yardım görmek.

83 görüntülenme

dolduruşa getirmek

argo birini çeşitli yollarla pohpohlayarak yönlendirmek, kışkırtmak, gaza getirmek: 'Kimler dolduruşa getirdi sizleri, kimlere kandınız?' -A. Kulin.

83 görüntülenme

fazla olmak

dayanma gücünü aşacak davranışlarda bulunmak, çok olmak.

83 görüntülenme

fazlalık etmek

birinin varlığı, bulunduğu yerde gereksiz olmak.

83 görüntülenme

iç açmak

gönle ferahlık vermek, gönlü ferahlatmak.

83 görüntülenme

irapta mahalli yok

hiçbir değeri ve önemi yok.

83 görüntülenme

günü kurtarmak

günün ağır koşullarını ve engellerini bir biçimde atlatmak: 'Gelecek insanın mutluluğu için günümüzü kurtarmak hangi babayiğidin harcıdır?' -M. C. Anday.

83 görüntülenme

kafasını ezmek

zararlı olabilecek bir hareketi, bir durumu başlangıçta yok etmek, etkisiz duruma getirmek.

83 görüntülenme

kefil göstermek

bir iş için gerekli olan kefili bulmak.

83 görüntülenme

cinleri başına toplanmak (üşüşmek)

öfkelenmek.

83 görüntülenme

eli kırılmak

eli, işe yatkın bir duruma gelmek.

83 görüntülenme

toz etmek

ezip harap etmek, ortadan kaldırmak.

83 görüntülenme

anasının oğlu

her yönüyle annesine benzeyen erkek çocuğu.

83 görüntülenme

(birinin) kellesini vurdurmak

öldürtmek: 'Atı kimin evinde, kimin elinde bulursa onun kellesini vurduracakmış.' -Y. Kemal.

83 görüntülenme

bozum olmak

argo utanmak, utanacak duruma düşmek, mahcup olmak.

83 görüntülenme

derisini yüzmek

1) derisini soymak, sıyırmak; 2) işkence ederek öldürmek; 3) mec. birinin bütün varlığını elinden almak: Tefecilerin eline düşerse derisini yüzerler.

83 görüntülenme