En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Atasözleri

kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz

hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez.

30 görüntülenme

asil ile taş taşı, bedasıl ile yeme aşı

asil insanla beraber bulunmak her şartta faydalıdır, en iyi şartları önüne getirse bile kötü ve bayağı insandan kaçmak gerekir.

30 görüntülenme

ağır çekmek

tartıda ağır gelmek.

30 görüntülenme

aslan kükrerse atın ayağı kösteklenir

güçlü kimsenin korkutucu sözleri, güçsüzü kıpırdayamayacak duruma getirir.

30 görüntülenme

ağır kaçmak

1) gücendirici olmak, uygun düşmemek: Bu şaka biraz ağır kaçtı. 2) beklenenden fazla olmak: Hakem tarafından verilen kırmızı kart ağır kaçtı.

30 görüntülenme

kadı kızında bile kusur olur

üzerinde durulmaya değmeyecek kadar küçük bir kusurdur.

30 görüntülenme

aş taşınca kepçeye paha olmaz

sıkışık zamanlarda önemsiz şeylerin değeri çoktur.

30 görüntülenme

latife latif gerek

şaka yaparken bile incelikten ayrılmamak gerek.

30 görüntülenme

sütsüz koyun meleyen olur

çevresine yararlı olmayan, elinde avucunda bir şey bulunmayan kişi hep acıklı ve üzüntülü konuşur.

30 görüntülenme

sev seni seveni, hâk ile yeksan ise; sevme seni sevmeyeni, Mısır'a sultan ise

toplumdaki yeri ne düzeyde olursa olsun, sevgi gördüğün kişiye sen de sevgiyle karşılık ver; birisi sana içinde sevgi taşımıyorsa o kişi kim olursa olsun ondan uzak dur.

30 görüntülenme

sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur

başta insanı mutlu eden duygusal ilişkiler zamanla körelir ve sonuçta acı veren birer anıya dönüşür.

30 görüntülenme

yem istemez, su istemez

elde tutulması hiçbir külfet getirmez.

30 görüntülenme

doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek

doğru sözlü olan kişi sevilmeyen, istenmeyen kişi olacağı için bulunduğu yerden ayrılmaya hazır olmalıdır.

30 görüntülenme

aşını, eşini, işini bil

sağlık ve mutluluk içinde yaşamak isteyen kişi, yiyeceğine dikkat etmeli, arkadaşını iyi seçmeli ve bir iş sahibi olmalıdır.

30 görüntülenme

aşk olmayınca meşk olmaz

güçlü bir istek olmayınca hiçbir şey elde edilemez.

30 görüntülenme

sokma akıl sekiz adım gider

hep başkalarının verdiği akılla hareket eden kimse, bir yere kadar başarılı olur, daha sonra ne yapacağını bilemez.

30 görüntülenme

yerine düşmeyen gelin yerine yerine, boyuna düşmeyen esvap sürüne sürüne eskir

kendine uygun bir evlilik yapamayan kız yerine yerine helak olur, boya göre dikilmemiş elbise de yerde sürünerek yıpranır gider.

30 görüntülenme

dört göz bir evlat için

anne ve babanın bütün emek ve didinmesi evlat içindir.

30 görüntülenme

dumansız baca olmaz, kahırsız koca olmaz

dumanı olmayan baca olamayacağı gibi karısına sıkıntı vermeyen koca da olmaz.

30 görüntülenme

mescite gerek olan meyhaneye haramdır

insanın kendisine gerekli olan bir şeyi yabancıya vermesi doğru değildir.

30 görüntülenme

karından kardeş yakın

insanın kendi yararı her şeyden önemlidir.

30 görüntülenme

düş uykudan sonra olur (gelir)

bir işin temeli gerçekleşmedikçe ayrıntılarına sıra gelmez.

30 görüntülenme

düşmanın karınca ise de hor bakma

düşmanın ne kadar güçsüz olursa olsun dikkat et, uyanık ol.

30 görüntülenme

ağrısız başına kaşbastı bağlamak

'kendine gereksiz yere iş çıkarmak' anlamında kullanılan bir söz.

30 görüntülenme

şaşı, çakır demektense kör de, kurtul

üstü kapalı laflar etme, açık konuş, ne diyeceksen de.

30 görüntülenme

ağzı dolu dolu konuşmak

heyecanlı söz söylemek: 'Birkaç kişiyle, garip bir lisanla ağzı dolu dolu konuşmaya başladı.' -S. F. Abasıyanık.

30 görüntülenme

avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar

öyle kadınlar vardır ki bir aileye düzen verir, mutluluk getirir; öyle kadınlar da vardır ki ailenin düzenini, mutluluğunu bozarlar.

30 görüntülenme

ağzı sulanmak

1) imrenmek; 2) yeme, içme isteği artmak.

30 görüntülenme

her dağın derdi kendine göre

herkesin kendi durumuna bağlı olarak sorunları vardır.

30 görüntülenme

el eliyle yılan tutan, yarısını yalan tutar

kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

30 görüntülenme

En Çok Okunan Deyimler

farz olmak

yapılması kaçınılmaz olmak: Bunun üzerine, işe bir son vermek farz oldu.

118 görüntülenme

tepesi üstü

başı yere gelmek üzere, tepetakla.

118 görüntülenme

tetikte (tetik) olmak (beklemek, bulunmak, durmak)

her an uyanık ve hazır bulunmak: 'Güldane tehlikeyi sezmiş gibi tetikte.' -T. Buğra. 'Onun sakinliği etrafta tetikte bekleyen karısına, çocuklarına da geçti.' -N. Cumalı. 'Hele kendini güçlü hissederse tetik ol, basbayağı saldırganlaşır.' -A. İlhan.

118 görüntülenme

(bir şeyi) kuvveden fiile çıkarmak

düşünülen, tasarlanan şeyi gerçekleştirmek.

118 görüntülenme

başarı göstermek (kazanmak)

başarmak: 'Arandığı, fikri sorulduğu, başarı kazandığı da oluyordu.' -R. H. Karay.

118 görüntülenme

(birine veya bir şeye) söz geçirmek

söylediğini, istediğini, yaptırmak: 'Düğün sahipleri onlara söz geçiremediler.' -M. Ş. Esendal. 'Her seferinde kalbine söz geçirerek zaaflarını denetleyebiliyordu.' -M. Mungan.

118 görüntülenme

sermaye yapmak (etmek)

iş yeri açmak için gereken parayı sağlamak: 'Üç yüz lirayı alırlarsa bunun yüz lirasını çocuğa sermaye yapacaktı.' -H. E. Adıvar.

118 görüntülenme

(bir şeyi) sağlama bağlamak

sağlam kazığa bağlamak.

118 görüntülenme

eli kolu (eli ayağı) bağlı kalmak (durmak veya olmak)

bir engel dolayısıyla hiçbir iş yapamaz duruma gelmek: 'Diplomatlarımıza, büyükelçilik ve temsilcilik binalarımıza, tankerlerimize yapılan saldırılara karşı elimiz kolumuz bağlı duruyoruz.' -T. Halman.

118 görüntülenme

anladımsa arap olayım

tkz. 'hiçbir şey anlamadım' anlamında kullanılan bir söz.

118 görüntülenme

darmadağın etmek

1) dağıtmak, karıştırmak; 2) mec. dayak atıp iyice dövmek: 'Köy kahvesinden yetişen birkaç delikanlı bu haşarıları darmadağın etmişti.' -O. C. Kaygılı.

118 görüntülenme

felek yâr olursa

'bir terslik çıkmazsa, şartlar uygun giderse' anlamında kullanılan bir söz.

118 görüntülenme

felekten bir gün (gece) çalmak

güzel bir gün veya gece geçirmek.

118 görüntülenme

içi burkulmak

bir şeye çok üzülmek: 'Hayatımızda bozukluğunu, yokluğunu içlerimiz burkularak duyduğumuz ne vardır ki millî şuur eksikliğinden gelmesin?' -O. S. Orhon.

118 görüntülenme

(bir şeyin) çaresine bakmak

gerekeni yapmak, çözüm yolu aramak: 'Sıkboğaz etme çocuğum. Bir çaresine bakacağız. Ben annenle konuşurum.' -M. Yesari.

118 görüntülenme

tiye almak

argo biriyle alay etmek, eğlenmek: 'O günkü ne oldum delisi yeni zenginleri, özenti aydınları tiye alıyordu.' -H. Taner.

118 görüntülenme

(birinin) koynuna girmek

biriyle yatıp sevişmek.

118 görüntülenme

surat mahkeme duvarı

1) asık suratlı, kimseye gülmeyen, suskun duran; 2) utanmaz, sıkılmaz: 'Onda surat mahkeme duvarı, tükürsem yağmur yağıyor sanacak.' -R. N. Güntekin.

118 görüntülenme

dosyası kabarmak (kabarık olmak)

yaptığı yanlış işleri çoğalmak.

118 görüntülenme

dilinden düşürmemek

sürekli olarak aynı kişiden veya şeyden söz etmek, sık sık anmak: 'Dilinden hiç düşürmediği cümleleri hep birer bilmece gibi şeylerdi.' -A. Ş. Hisar.

118 görüntülenme

elinden kurtulmak

birinden kaçmayı başarmak: 'Birtakım bahanelerle elimden kurtulacağını mı sanıyorsun?' -A. M. Dranas.

118 görüntülenme

kıran girmek

1) kısa bir zaman içinde çok sayıda ölmek: Bu yıl sığırlara kıran girdi. 2) bir şey bulunmaz olmak.

118 görüntülenme

oluruna bakmak

bir işin yapılabilirliğini araştırmak, yapmaya çalışmak.

118 görüntülenme

gönül avlamak

huyunu suyunu yakından bilerek olumlu davranışta bulunmak, tavlamak: 'İstanbul'un yetiştirdiği mizaçtan anlar, gönül avlamasını bilir dalkavuklardan biriydi.' -A. Ş. Hisar.

118 görüntülenme

vakit öldürmek

zamanı yararsız, gereksiz işlerle veya iş yapmadan geçirmek: 'Fakat sandal sahibi olur olmaz zaten yarı keyif, yarı kazanç için vakit öldürdüğü balıkçılık sanatında karar kılmıştı.' -S. F. Abasıyanık.

118 görüntülenme

fertik çekmek (fertiği kırmak)

kaçmak: 'Kampana vurup tren kalkacağı esnada 'fertik!' diye bağırırlardı ki 'fertiği kırmak' tabiri buradan kalmadır.' -S. M. Alus.

118 görüntülenme

(içinde) at koşturmak

bir alanda çok geniş olduğu için alabildiğine rahat hareket edebilmek: 'Büyüklerin, içinde at koştur diye tarif ettikleri taşlık ve sofaları vardı.' -R. N. Güntekin.

118 görüntülenme

yatırım yapmak

1) gelir amacıyla bir işe para yatırmak; 2) mec. ileride bir çıkar veya kazanç sağlamak için önceden ortam hazırlamak.

118 görüntülenme

iş başa düşmek

kendi işini kendi görme zorunda kalmak.

118 görüntülenme

karşılık vermek

1) küçük büyüğüne karşı gelmek; 2) cevap vermek, yanıt vermek: 'Haşarı oğlan bu ağzı bozuk kadına şöyle karşılık veriyordu.' -O. C. Kaygılı.

118 görüntülenme