En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

yüz bulmak

ilgi ve yakınlık görmek: 'Akça pakça bir hanım gördü mü biraz da yüz buldu mu hemen bohçacı madamlardan birini evine gönderir, pırlanta gerdanlık vadedermiş.' -S. M. Alus.

106 görüntülenme

büyüklük taslamak

kendini üstün görmeye çalışmak, böbürlenmek: 'Düne kadar kibir onların, büyüklük taslamak onların.' -N. Cumalı.

106 görüntülenme

mümkün görünmek

olabilmek: 'Alınan tedbirlere rağmen Türkiye'nin nüfus artışını, beklenilen bir şekilde durdurmak pek mümkün görünmüyor.' -M. Kaplan.

106 görüntülenme

hem İsa'yı hem de Musa'yı memnun etmek

istekleri birbirine karşıt olan iki kişiyi birden hoşnut edecek bir davranışta bulunmak.

106 görüntülenme

yem dökmek (koymak)

1) avlanılacak hayvanları bir yere çekmek için yiyecek dökmek; 2) mec. aldatabilmek için inanç verici davranışta bulunmak.

106 görüntülenme

başını kaşımaya (kaşıyacak) vakti olmamak

arada en ufak başka bir iş yapamayacak kadar sıkışık durumda bulunmak: 'Büyük babanın artık başını kaşıyacak vakti yoktur. Kâh çocukları kırda oynamaya götürüyor, kâh onlara ocakbaşında masallar söylüyor.' -R. N. Güntekin.

106 görüntülenme

içine sinmek

1) isteğince olduğu için huzur ve mutluluk duymak: 'Uykusundan esneye gerine çıkar, içine sinmiş rüyalardan hafif hafif sıyrılırdı.' -A. Ş. Hisar. 2) içi rahat etmek: 'Düğünümde bulunmazsan gelinliğim içime sinmeyecek, diyor.' -R. N. Güntekin.

106 görüntülenme

endazeyi şaşırmak

ne yapacağına karar verememek, eli ayağı dolaşmak: 'Biri bu konuda damarına basınca endazeyi şaşırıyor, kendine hükmedemiyordu.' -N. Araz.

106 görüntülenme

göz önüne almak

önceden düşünmek, hesaplamak, dikkate almak: '1908'den önceki zemin ve zamanı göz önüne almalı.' -Y. K. Beyatlı.

106 görüntülenme

katran gibi

karaya yakın koyu renkte: 'Gece karanlığından daha kesif, katran gibi karanlık bir mübarek daire...' -H. R. Gürpınar.

106 görüntülenme

kıyamete kalmak

sorun, çözülememek: 'Seni bir daha görmek kıyamete mi kaldı?' -H. E. Adıvar.

106 görüntülenme

duygu uyanmak

bir duygu oluşmak.

106 görüntülenme

işi yolunda (tıkırında) gitmek (olmak)

iş düzenli ve istenilen biçimde yürümek.

106 görüntülenme

kıyas kabul etmez

iki şey arasındaki ayrımın çok fazla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz.

106 görüntülenme

ayranı kabarmak

1) öfkelenmek, coşmak; 2) aşırı bir cinsel arzu duymak: 'Sadrazamın ayranı kabarsın diye üç gün beklenildikten sonra ... gelini, alayla, eşinin konağına iletmişlerdir.' -S. Birsel.

106 görüntülenme

derdini Marko Paşa'ya anlat

'yakınmanı dinleyecek kimse yok' anlamında kullanılan bir söz: 'Herif öylesine müzevir ki anlatılmaz efendim, anlatılmaz. İrtica yapıyor diye tutturdu mu anlat derdini Marko Paşa'ya efendim.' -R. N. Güntekin.

106 görüntülenme

maskesini atmak

amaçlarını gizlemesini bilen kimse, bu tutumunu bırakarak gerçek kişiliğini ve amaçlarını açığa vurmak.

106 görüntülenme

(birini) şaşkına çevirmek

şaşırtmak: 'Bir mektupla kadınlarınız sizi şaşkına çeviriyorlar.' -M. Ş. Esendal.

106 görüntülenme

nam kazanmak

ün sahibi olarak tanınmak: 'Karaman alayı, bizim harp tarihimizde büyük nam kazanmış bir alaydır.' -A. Gündüz.

106 görüntülenme

elektriği kesmek

elektrik enerjisinin akışına engel olmak.

106 görüntülenme

kızağa çekmek (almak)

1) gemiyi bakım, onarım için bir süre veya hiç kullanılmamak üzere kızak üzerine almak; 2) mec. bir görevliyi etkin bir görevden alıp çalışmayı gerektirmeyen pasif bir işe vermek.

106 görüntülenme

ne olur (olursun, olursunuz)

'yalvarırım, lütfen, rica ederim' anlamında kullanılan bir söz: 'Ah ne olur büyük bir adam çıksa da sanatı da böyle tarif etseydi.' -B. R. Eyuboğlu.

106 görüntülenme

her kafadan bir ses çıkmak

bir konu üzerinde herkes rastgele konuşmak: 'Her kafadan bir ses çıkıyor, sen kazandın ben kazandım, şans mans deyip gülüşüyorlardı.' -N. Meriç.

106 görüntülenme

her lafın altından kalkmak

genellikle yerme veya hakaret sözlerinin altında kalmayıp cevap verebilmek: 'Böyle horoz gibi her lafın altından kalkarsan kocan tuttuğu gibi geri yollar seni.' -A. Kulin.

106 görüntülenme

(birinin) üzerine atmak

üstüne atmak.

106 görüntülenme

oruç tutmak

oruç ibadetini yerine getirmek: 'Bütün sene cumadan gayri günlerde oruç tutarım.' -R. N. Güntekin.

106 görüntülenme

pereseye almak

bir işi düşünmek, göz önüne almak.

106 görüntülenme

fiş açmak

bir işle ilgili konuda gereken bilgileri fiş üzerine yazmaya başlamak, fişlemek.

106 görüntülenme

iğne üstünde oturmak

diken üstünde oturmak: 'Konuk kadının durgunluğu evdeki tedirginliktendi, iğne üstünde oturuyormuşçasına eğretiydi duruşu.' -B. Günel.

106 görüntülenme

kuyruğunu kısmak

korkup sinmek.

106 görüntülenme