En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

orman gibi

gür, çok (saç, kaş vb.).

80 görüntülenme

yayık yaymak

sütün ayranını ve yağını ayırmak için yayığı çalkalamak: 'Yayık yaydım kolum şişti / Kolumdan kol bağım düştü' -Halk türküsü.

80 görüntülenme

vesveseye düşmek

kuruntuya kapılmak.

80 görüntülenme

ayaklarını yerden kesmek

bir taşıta binerek yürümekten kurtulmak.

80 görüntülenme

çarka vermek (çektirmek)

kesici araçları bileği çarkı ile biletmek.

80 görüntülenme

münasip bulmak

uygun olduğunu, yerinde görüldüğünü kabul etmek: 'El işlerini, bilhassa ziraatı münasip buldu.' -N. Hikmet.

80 görüntülenme

yazı getirmek

yazlık giysiler giymek.

80 görüntülenme

vur dediyse öldür demedi

bir dileği yerine getirirken aşırılığa düşen için söylenen bir söz.

80 görüntülenme

bir işaretine bakmak

bir işi yapmak için hazır beklemek.

80 görüntülenme

burun kıvırmak

önem vermemek, küçümsemek, beğenmemek: 'Açıkçası durmadan yakınan o kadınlara burun kıvırdım.' -A. Ağaoğlu.

80 görüntülenme

elinin tersiyle çarpmak

ayanın arkasıyla şiddetle tokat atmak.

80 görüntülenme

sükûtla geçiştirmek

sözü edilmesi gereken bir noktayı söylemeden atlamak, bile bile bir konuya değinmemek.

80 görüntülenme

direk gibi

sağlam, iri yapılı.

80 görüntülenme

yerine gelmek

1) yapılmak, olmak: İsteğiniz yerine geldi. 2) eski duruma dönmek: Sağlığım yerine geldi.

80 görüntülenme

haz almak

hoşlanmak, keyif almak: 'Bunların hiçbirisinden haz almazdı, bu âlemde bir güzellik olmak lazım gelse bir başka biçimde lazım geleceğini düşünüyordu.' -H. Z. Uşaklıgil.

80 görüntülenme

başından atmak

1) yapılması güç bir işi yapmaktan kendini kurtarmak: 'Madem bunları siz kendi başınızdan atmak istiyorsunuz, emanet olarak şu masaya bırakın.' -S. Birsel. 2) sürdürülmesi gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermek: 'Hilmi Efendi'yi başlarından atmak yolunu arıyorlardı.' -R. H. Karay.

80 görüntülenme

kaşık atmak (çalmak)

iştahla veya çabuk yemek.

80 görüntülenme

yazıya dökmek

herhangi bir konuyu yazı ile anlatmak.

80 görüntülenme

süt gibi

çok beyaz, çok temiz: 'Hacı yenge süt gibi saçları, buruşuk yüzüyle asıl şimdi eli öpülecek bir hacı yenge olmuştu.' -R. N. Güntekin.

80 görüntülenme

arap gibi olmak

simsiyah olmak, kararmak.

80 görüntülenme

mürekkep yalamış

öğrenim görmüş, kültürlü: 'Şöyle az buçuk mürekkep yalamış bir insanı böylesine üç nutuk çılgına döndürür.' -S. F. Abasıyanık.

80 görüntülenme

çat orada çat burada çat kapı arkasında

çok çabuk yer değiştiren bir şeyin durumunu anlatan bir söz: 'Sizin sevgili bir yerde durmaz, çat orada çat burada çat kapı arkasındadır.' -O. C. Kaygılı.

80 görüntülenme

tozu dumana katmak

1) ortalığı altüst etmek: 'Uzaktaki yoldan açık bir otomobilin tozu dumana katarak kasabaya geldiği görüldü.' -H. Taner. 2) toz kaldırarak hızla gitmek veya kaçmak: 'Aliş tozu dumana katarak kulübeye seğirtirken o da arkadaşlarının birini aramaya çıktı.' -Halikarnas Balıkçısı.

80 görüntülenme

yürek burkmak

insanın içini acıyla doldurmak, insana çok üzüntü vermek: 'Yörede, şimdi yürek burkan bir suskunluk vardı.' -T. Buğra.

80 görüntülenme

sır vermek (sızdırmak)

bir sırrı açığa vurmak, başkasına söylemek: 'Mustafa dışarı sır sızdırmıyordu lakin üzüntüden de eriyordu.' -R. H. Karay.

80 görüntülenme

eğilip bükülmek

bir kimsenin karşısında sıkıntı, utanç vb. duygularını açığa vuracak hareketlerde bulunmak.

80 görüntülenme

kalbi yırtılmak

acı duymak: 'Koca Ali susar, kalbinin yırtıldığını, kilitlenen çenelerinin çatırdadığını, şakaklarının attığını duyardı.' -Ö. Seyfettin.

80 görüntülenme

pay çıkarmak

bir olay veya durumdan gereken deneyimi kazanmak, tutulacak yolu belirlemek: 'Bununla beraber muhtar, bu vakadan köyün davası için bir pay çıkarmayı ihmal etmemektedir.' -R. N. Güntekin.

80 görüntülenme

kat çıkmak

yapıya kat eklemek.

80 görüntülenme

ortalık ağarmak

sabah olmaya başlamak: 'Bu akşamki gerçek, ortalık ağarmadan tersine döner.' -F. R. Atay.

80 görüntülenme