En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

nüfusunu çıkarmak

nüfus kütüğüne kayıt yaptırarak nüfus cüzdanı almak: 'Kızının çocuklarının nüfusunu çıkartacağım.' -H. E. Adıvar.

60 görüntülenme

nazire yapmak

bir söze, bir davranışa benzeriyle karşılık vermek.

60 görüntülenme

uykusuz kalmak

uyuyamamak: 'Benim de mi düşüncelerim olacaktı / Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım?' -O. V. Kanık.

60 görüntülenme

kırış kırış olmak

çok kırışmak: 'Alnı da bir enlemesine, bir dikine kırış kırış oluyordu.' -T. Buğra.

59 görüntülenme

(bir iş birinin) vaktini almak (yemek)

epey zaman harcanmasını gerektirmek.

59 görüntülenme

yüreği soğumak

düşmanın bir felakete uğramasına sevinmek.

59 görüntülenme

pergelleri açmak

tkz. uzun adımlarla yürümek: 'Kalem Şakir düştü peşine, öylesine açmıştı ki pergelleri, koridorun ortasında yakaladı.' -R. Ilgaz.

59 görüntülenme

vusul bulmak

ulaşmak, varmak.

59 görüntülenme

aklı başına gelmek

1) davranışlarının yanlışlığını sezerek doğru yolu bulmak: 'O zaman her şey düzelir, erkeğin de aklı başına gelir.' -P. Safa. 2) ayılmak, kendine gelmek: 'Bir hastalık hâli olduğu anlaşılan bu ilk sersemlikten sonra yavaş yavaş aklı başına gelmektedir.' -R. N. Güntekin.

58 görüntülenme

(bir durum, düşüncenin) ışığı altında

'bir durum veya düşüncenin konuyu aydınlatmasından yararlanarak, onu göz önünde tutarak' anlamında kullanılan bir söz.

58 görüntülenme

içinden gelmek

bir şeyi yapmak için içten bir istek duymak: 'Yüzüne bakmak istemiyordum, onu aşağılamak istediğimden değil içimden öyle geliyordu.' -A. Ümit.

58 görüntülenme

dünyalara değişmemek

her şeyden daha fazla sevmek.

58 görüntülenme

nefes nefese kalmak

soluğu tıkanacak gibi olmak: 'Delikanlı, sonunda gömleği terden sırtına yapışıp nefes nefese kaldığı bir an, gömleğinin yeniyle alnının terini silerek oyunu bıraktı.' -N. Cumalı.

58 görüntülenme

(birine) gözdağı vermek

sonradan verilecek bir ceza ile korkutmak, yıldırmak, tehdit etmek, caydırmaya çalışmak: 'Sarhoş ağabeyi, parası pulu ile gözdağı vermeye kalktı onlara.' -N. Cumalı.

57 görüntülenme

kuşku beslemek (duymak)

kuşkulanmak.

57 görüntülenme

şanına yedirememek

yenilgiyi kabul edememek: 'Onların karşısında ilk elde çekilmeyi şanına yediremedi.' -Ö. Seyfettin.

57 görüntülenme

canevinden vurmak

en etkileyici yönünden saldırmak: 'Zeki bakışı, hınzır nükteleriyle beni canevinden vurmaktan geri kalmadı.' -T. Uyar.

57 görüntülenme

hafife almak

küçümsemek, önemsememek.

56 görüntülenme

(bir kimseye, bir şeye) ihtiyaç duymak

o kimse veya şey gerekli saymak.

56 görüntülenme

pirüpak olmak

tamamen kurtulmak, rahatlamak, huzura kavuşmak: 'Akhöyük'teki nar ağacının yanında bir gün yatarsanız cümle dertlerinizden pirüpak olursunuz.' -Y. K. Beyatlı.

56 görüntülenme

beklemeye almak

1) herhangi bir şeyi kısa veya uzun bir süre ertelemek; 2) telefonla yapılan iletişim sırasında karşı tarafı geçici bir süre bekletmek.

56 görüntülenme

sakal oynatmaz

ağızda eriyecek kadar olgunlaşmış (yemiş, yiyecek).

56 görüntülenme

gedikleri tıkamak

çıkan veya çıkacak olan zorlukları önlemek.

56 görüntülenme

kafası düzelmek

doğruyu ve iyiyi bulmak.

55 görüntülenme

(ayakkabı) ayağını vurmak

ayakkabı ayağını yara etmek.

55 görüntülenme

(bir yere) kendini atmak

vakit geçirmeden hemen gitmek.

55 görüntülenme

dünya başına yıkılmak

çok sıkılmak, umutlarını yitirmek: 'Defteri abimin elinde görünce, dünya başıma yıkıldı, basbayağı gözlerim karardı.' -A. Ağaoğlu.

55 görüntülenme

gayret göstermek

çaba harcamak, başarmak için çalışmak: 'Azar azar fakat ısrarlı bir gayret göstermeye başladı.' -P. Safa.

55 görüntülenme

(birine) kolaylık göstermek

yapabilme yolu, imkânı sağlamak: 'Bu arzumda bana en çok kolaylık gösteren Behiç'tir.' -P. Safa.

54 görüntülenme

aklı almamak

1) biri bir şeyi anlayamamak, kavrayamamak; 2) bir şeyin olabileceğine inanmamak; 3) uygun bulmamak: Çocuğun bu geç saatte evden izinsiz çıkıp gitmesini aklım almıyor.

54 görüntülenme