En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

zartayı çekmek

argo ölmek.

65 görüntülenme

kapan kurmak

bir hayvanı tuzağa düşürmek için kapan hazırlamak.

65 görüntülenme

sorması ayıp olmasın (sorması ayıp)

sormak ayıp olmasın.

65 görüntülenme

başıboş kalmak

baskı altında bulunmamak, karışanı, görüşeni olmamak.

64 görüntülenme

burnundan kıl aldırmamak

kendisine söz söyletmemek, çok huysuz olmak.

64 görüntülenme

(bir şeyin) üstüne kapanmak

belli bir işi aralıksız bir biçimde yapmak: 'Nevin tercüme etmeye hazırlandığı romanın üstüne kapandı.' -S. F. Abasıyanık.

64 görüntülenme

içinin yağı erimek

telaş veya kaygı ile üzülmek: 'İçimizin yağı eridiği hâlde umursamadığımızı göstermek için kendimizi cendereye soktuğumuz yıllar...' -H. Taner.

64 görüntülenme

(birinin) üstüne varmak

1) bir şey yapmasını baskı yaparak istemek: 'Bir gün o kadar üstüne vardılar ki Resul Efendi zıvanadan çıktı.' -Y. Kemal. 2) saldırmak; 3) kadın evli bir erkekle evlenmek.

64 görüntülenme

maymuna dönmek

1) çirkin ve gülünç duruma girmek; 2) uslanmak.

64 görüntülenme

sahile bindirmek

den. gemiyi içindeki yükü oluşan tehlikeden kurtarabilmek amacıyla bilerek karaya oturtmak.

64 görüntülenme

röntgen çekmek

1) herhangi bir organın durumunu tespit etmek için film çekmek; 2) mec. bir olayın bütün geçmişini ve durumunu belirlemek.

64 görüntülenme

umut bağlanmak

olmasını, olacağını ummak.

64 görüntülenme

önü alınmak

önlenmek: Yangının önü alındı.

64 görüntülenme

kavara çekmek

kaba yellenmek.

63 görüntülenme

sağlama almak

güvenilir bir durumda olmasını sağlamak: 'Oyuna gelenlerin işi sağlama almaları dudaklarımdaki gülüşü kurutuverdi.' -N. Hikmet.

63 görüntülenme

kamçı çalmak (vurmak)

kamçılamak.

63 görüntülenme

sakınması olmamak

1) korkusu, çekinmesi olmamak; 2) incelik kurallarına, saygıya aldırmadan davranmak.

63 görüntülenme

yol ayrımına gelmek

1) yolların birbirinden ayrıldığı yerde bulunmak; 2) mec. farklı düşünce, görüş ve ülkü yüzünden birbirinden ayrılmak: 'Seksen iki yılı birlikte yürümüş, yol ayrımına gelmişlerdi nihayet.' -A. Kulin.

63 görüntülenme

(bir şeye) ket vurmak

engel olarak güçleştirmek: 'Yerli atölyelerin işine ket vuruyorlarmış.' -O. Kemal.

62 görüntülenme

kısmetini bağlamak

bir inanışa göre büyü ile evlenmesine engel olmak.

62 görüntülenme

itibara almak

göz önünde tutmak, hesaba katmak.

62 görüntülenme

pöstekiyi kurtarmak

hoş olmayan bir durumdan kurtulmak: 'Aman, bir karı ki görme... Maymun mu maymun, biçimsiz mi biçimsiz, pis mi pis... Ne yaparsın... Pöstekiyi kurtarmak lazım.' -Ö. Seyfettin.

62 görüntülenme

bildiğini okumak

herkes ne derse desin bildiği, istediği gibi davranmak: 'Efendiden gizli yine herkes bildiğini okuyordu.' -H. R. Gürpınar.

61 görüntülenme

(birinin) hatırını kırmak

üzmek, gücendirmek.

61 görüntülenme

icat çıkarmak

1) hoş görülmeyen yeni bir huy, davranış göstermek; 2) yadırganan bir yol tutmak; 3) ortaya gereği olmayan bir sorun atmak.

61 görüntülenme

(bir durumu) açığa vurmak

belli etmek, ortaya çıkarmak: 'Mantıksal bir dille açığa vurduğu bu harika önerinin aksayan bir yanı vardı.' -N. Nadi.

61 görüntülenme

çekeceği olmak

başına sıkıntılı çok iş gelecek olmak: Bu laf anlamaz ustadan çekeceğin var.

61 görüntülenme

düşman (düşmanı) kesilmek

düşman olmak, düşman gibi görmek: 'Şu dakika yalnız bu memleketin değil, bütün insanlığın düşmanı kesilmişti.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

61 görüntülenme

mercimek kadar

çok küçük ve yuvarlak.

61 görüntülenme

ilkel kalmak

gelişmemek, ilk durumunda kalmak.

61 görüntülenme