En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

havayı bozmak

bir topluluğun keyfini kaçırmak: 'Şirket kurulalı beri Nihat kadar ticarethanenin havasını bozan bir memur gelmemişti.' -H. E. Adıvar.

85 görüntülenme

aklı ermek

1) anlayabilmek: 'Bir sihirbaz inceliği ile başlayan iş, bir hamal kabalığı ile bitirilmeli ki neticeye aklı ersin.' -N. F. Kısakürek. 2) akılca olgunlaşmak: 'Aklı her şeye eriyor, eli her işe yatıyor.' -A. İlhan.

85 görüntülenme

pazar kayığı gibi

çok yüklenmiş (taşıt).

85 görüntülenme

sakınması olmamak

1) korkusu, çekinmesi olmamak; 2) incelik kurallarına, saygıya aldırmadan davranmak.

85 görüntülenme

icat çıkarmak

1) hoş görülmeyen yeni bir huy, davranış göstermek; 2) yadırganan bir yol tutmak; 3) ortaya gereği olmayan bir sorun atmak.

84 görüntülenme

benzetmek gibi olmasın

kötü bir sona uğramış birinden veya bir şeyden söz ederken, ona benzetilen kimse veya şey için kötü bir duygu beslenilmediğini anlatan bir söz.

84 görüntülenme

(bir şeye) ket vurmak

engel olarak güçleştirmek: 'Yerli atölyelerin işine ket vuruyorlarmış.' -O. Kemal.

83 görüntülenme

nüfusunu çıkarmak

nüfus kütüğüne kayıt yaptırarak nüfus cüzdanı almak: 'Kızının çocuklarının nüfusunu çıkartacağım.' -H. E. Adıvar.

83 görüntülenme

günü gününe uymaz

her zaman aynı durumda bulunmaz, kararsız.

83 görüntülenme

kavara çekmek

kaba yellenmek.

83 görüntülenme

itibara almak

göz önünde tutmak, hesaba katmak.

83 görüntülenme

kamçı çalmak (vurmak)

kamçılamak.

83 görüntülenme

(bir şeyin) üstüne kapanmak

belli bir işi aralıksız bir biçimde yapmak: 'Nevin tercüme etmeye hazırlandığı romanın üstüne kapandı.' -S. F. Abasıyanık.

82 görüntülenme

şaka etmek

bir kimseye eğlenmek amacıyla takılmak.

82 görüntülenme

pergelleri açmak

tkz. uzun adımlarla yürümek: 'Kalem Şakir düştü peşine, öylesine açmıştı ki pergelleri, koridorun ortasında yakaladı.' -R. Ilgaz.

82 görüntülenme

mercimek kadar

çok küçük ve yuvarlak.

82 görüntülenme

dudak (dudağını) bükmek

1) bir şeyi beğenmediğini, küçümsediğini belli etmek, umursamamak, pek aldırış etmemek: 'Masalların yıllarca uzakları gösteren büyülü aynasına bugünün çocukları dudak bükerler.' -N. Hikmet. 2) ağlayacak gibi olmak.

81 görüntülenme

sağlama almak

güvenilir bir durumda olmasını sağlamak: 'Oyuna gelenlerin işi sağlama almaları dudaklarımdaki gülüşü kurutuverdi.' -N. Hikmet.

81 görüntülenme

(bir iş) akıl kârı olmamak

akıllı bir kişinin yapacağı iş olmamak: 'Bunu sormadım; akıl kârı olmadığından soramazdım, zaten.' -R. H. Karay.

80 görüntülenme

(birinin) ocağına düşmek

birine koruması için sığınmak veya yardım etmesi için yalvarmak: 'Hanımefendi, gençliğin kadrini biliniz... Ocağınıza düştük.' -P. Safa.

80 görüntülenme

yüreği soğumak

düşmanın bir felakete uğramasına sevinmek.

80 görüntülenme

vusul bulmak

ulaşmak, varmak.

79 görüntülenme

nazire yapmak

bir söze, bir davranışa benzeriyle karşılık vermek.

79 görüntülenme

ilkel kalmak

gelişmemek, ilk durumunda kalmak.

79 görüntülenme

bildiğini okumak

herkes ne derse desin bildiği, istediği gibi davranmak: 'Efendiden gizli yine herkes bildiğini okuyordu.' -H. R. Gürpınar.

78 görüntülenme

burnundan kıl aldırmamak

kendisine söz söyletmemek, çok huysuz olmak.

78 görüntülenme

bir köşeye çekilmek

hiçbir işe karışmayarak yaşamak: 'Bir köşeye çekilip ölümü beklemek.' -Ö. Seyfettin.

78 görüntülenme

söylemesi ayıp

utanılacak bir durumun açıklanması sırasında kullanılan bir söz: 'O zamana kadar hamallık, boyacılık, müvezzilik ve söylemesi ayıp hırsızlık yapmıştı.' -S. F. Abasıyanık.

77 görüntülenme

içinin yağı erimek

telaş veya kaygı ile üzülmek: 'İçimizin yağı eridiği hâlde umursamadığımızı göstermek için kendimizi cendereye soktuğumuz yıllar...' -H. Taner.

76 görüntülenme

derdine yanmak

kendi durumuna üzülmek.

76 görüntülenme