En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

koyun kaval dinler gibi dinlemek

hiçbir şey anlamadan dinlemek: 'Kafa göz yara yara Hüsn ü Aşk'ı okuyor, hayranları da koyun kaval dinler gibi dinliyorlardı.' -A. H. Çelebi.

40 görüntülenme

ateşe vermek

1) ateş içine sokmak: 'Bir parça büküyor, onu tekrar ateşe verinceye kadar evvelki hazır oluyordu.' -M. Ş. Esendal. 2) bir yeri kasten yakmak, kundak sokmak; 3) mec. aşırı telaşa ve sıkıntıya düşürmek; 4) mec. bir ülkeyi savaşa sokarak veya kargaşa ve karışıklık yaratarak sıkıntı ve yıkıma uğratmak.

40 görüntülenme

direksiyona geçmek

1) aracı kullanmak üzere sürücü yerine oturmak; 2) mec. bir işin yönetimini üzerine almak.

40 görüntülenme

meydanı (birine veya bir şeye) bırakmak

1) savunduğu şeyden vazgeçmek: 'Çok güzel görünen bir şey var ki o da iki tarafın da meydanı bırakıp kaçmamalarıdır.' -M. Ş. Esendal. 2) yarışmadan çekilmek.

40 görüntülenme

tabana kuvvet

bir yere yayan gitmekten başka çare olmadığını anlatan bir söz: Haydi bakalım, tabana kuvvet!

40 görüntülenme

(birinin) üstüne sevmek

birini severken bir başkasını daha sevmek: 'Sanki ben sizin üstünüze birini sevmişim, herkese rezil olmuşum, siz de onu duymuşsunuz.' -M. Ş. Esendal.

40 görüntülenme

boş gözlerle bakmak

anlamsız bakmak.

40 görüntülenme

lâmı cimi yok

'değişmez, kesin, başka yolu yok' anlamında kullanılan bir söz: 'Lütfü'ye akordeon çaldırıyorlar, lâmı cimi yok, çalacak.' -A. İlhan.

40 görüntülenme

köpük gibi

beyaz, hafif ve köpük görünümlü.

40 görüntülenme

dalgınlığına gelmek

dalgınlık dolayısıyla fark edememek.

40 görüntülenme

cevabı dikmek (dayamak veya yapıştırmak)

hlk. kesin, ters ve karşısındakinin beklemediği bir karşılık vermek: 'Usta hemen cevabı yapıştırmıştı.' -N. Hikmet.

40 görüntülenme

kafa yapmak

argo dalga geçmek.

40 görüntülenme

dalına binmek

bir kimseye bir iş yaptırmak için asılmak, musallat olmak, sıkıştırmak: 'Orada başefendinin de dalına şöyle bir biniliyordu.' -O. Kemal.

40 görüntülenme

aman zaman bilmemek

fırsat vermemek.

40 görüntülenme

pancar gibi olmak

yüzüne kan hücum edip çok kızarmak.

40 görüntülenme

avucu (avuçları) kaşınmak

avucundaki kaşıntıyı bir yerden para geleceğine yormak.

40 görüntülenme

(birine) kıç attırmak

tkz. ondan üstün olmak.

40 görüntülenme

bok üstün bok

kaba çok kötü, çok berbat.

40 görüntülenme

yaprak oynamamak (kıpırdamamak)

hava rüzgârsız, çok durgun olmak.

40 görüntülenme

damarı (damarları) kabarmak

bir huy veya duygu güçlü bir biçimde ortaya çıkmak: 'Birden nasihat damarlarının kabardığını duydu.' -Ö. Seyfettin.

40 görüntülenme

(birinin) hışmına uğramak

birinden zulüm görmek.

40 görüntülenme

kafası karışmak

önceki bilgi ve düşünceleri altüst olmak: 'Esir kızı unutabilmek için kendini teşkilattaki tuhaf aletleri incelemeye verdiğinde kafası iyice karışmıştı.' -İ. O. Anar.

40 görüntülenme

hava patlamak

fırtına çıkmak: 'Hava patlamışken, dalgalarla yumruk yumruğa boğuşan bir adamın yazgısını paylaştın mı?' -Z. Selimoğlu.

40 görüntülenme

(bir şeyi) gizli tutmak

başkalarına duyurmamak, saklamak.

40 görüntülenme

(birine) külahını ters giydirmek

çok kurnaz olmak.

40 görüntülenme

ayağa fırlamak

hızla ayağa kalkmak: 'Derken balıkçı öfkeyle ayağa fırladı, kafese kapatılmış bir kaplan gibi dolandı güvertede.' -A. Erhat.

40 görüntülenme

bini bir paraya

1) pek çok ve ucuz; 2) pek çok yapılan, pek çok olan: 'Ali Çavuş'un hiddeti daha ziyadeleşti. Küfrün bini bir paraya.' -N. Nâzım.

40 görüntülenme

ciddiye almak

inanmak, gerçek sanmak, önem vermek: 'Halkımız sanatçıyı baştan beri pek ciddiye almaz, ona bir delişmen gözüyle bakar.' -T. Uyar.

40 görüntülenme

ele bakmak

1) avuç içindeki çizgilere bakıp kişinin geleceğini okumak, el falına bakmak; 2) muhtaç olmak.

40 görüntülenme

ciğeri beş (on) para etmemek

değersiz, aşağılık bir kimse olmak: 'Önüme hiç kimse duramaz bunun için, ciğeri on para etmez adam onlar.' -K. Korcan.

40 görüntülenme