En Çok Okunanlar

En popüler atasözleri ve deyimler

En Çok Okunan Deyimler

davul gibi

şiş ve gergin.

49 görüntülenme

fenaya sarmak

iş veya durum kötüye gitmek.

49 görüntülenme

ha şöyle

yapılan bir işin beğenildiğini anlatan bir söz.

49 görüntülenme

parmağını bile kıpırdatmamak (oynatmamak)

bir iş için hiçbir davranışta bulunmamak.

49 görüntülenme

ayak basmamak

bir yere hiç uğramamak: 'Tevfik'in kızı, kendi evladı gibi büyüttüğüm çocuk, konağa ayak basmıyor.' -H. E. Adıvar.

49 görüntülenme

(bir şeyin) kaymağını almak (yemek)

bir şeyin en büyük payını, kârını ele geçirmek.

49 görüntülenme

gönül avutmak

hoşça vakit geçirmek: 'Gözünü ve gönlünü avutmak için türlü hoppalıklar yapıyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

49 görüntülenme

mal olmak

1) bir şeye bir değer karşılığında sahip olmak: Bu kitap bana yirmi liraya mal oldu. 2) bir iş, bir davranış sonucu zarara uğramak: 'Babamın hayatta iken en çok sevdiği yemek, bütün bir senenin tasarrufuna mal olsa da o gece mutlaka pişerdi.' -K. Bilbaşar. 3) bir yeri, bir şeyi benimsenmek: 'Gerçi Meclisimebusandaki bağımsızlarla hizipçiler henüz tamamıyla bu partiye mal olmamışlardı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

49 görüntülenme

ayak tutmak

hlk. 1) mâni yarışmalarında karşısındakine uyması gereken uyağı vermek: 'Mânicilerden biri 'gülerler' diye bir ayak tutar, ona biri karşılık verir.' -S. Birsel. 2) öncülük etmek; 3) söz açmak; 4) ileride söylenecek bir söze önceden zemin hazırlamak.

49 görüntülenme

haber vermek

1) bildirmek, haber ulaştırmak: 'O evlerin ısıtılacağını, akşama sıcak yemek yapılacağını, evlerin ıssız olmadığını haber verirdi.' -A. Kutlu. 2) bir durumun, bir olayın belirtisi olmak: 'Günlerden beri artan iştahsızlık ve derin yorgunluk fena günlerin yaklaştığını haber vermiş olabilirdi.' -P. Safa.

49 görüntülenme

gönül rızası ile

isteyerek.

49 görüntülenme

çöp gibi

çok ince, zayıf.

49 görüntülenme

ayaklar altına almak

önem verilmesi gereken şeyleri hiçe saymak, çiğnemek: Şerefini, namusunu ayaklar altına aldı.

49 görüntülenme

iç dökmek

içini dökmek: 'Akşamları ikişer üçer kadeh içer, karşılıklı iç dökerdik.' -N. Cumalı.

49 görüntülenme

(birinin) pabuçlarını çevirmek

dolaylı olarak kovmak.

49 görüntülenme

vatan tutmak

yurt edinmek: 'Vatan tutup bu yerlerde kalınmaz / İlleri var bizim ile benzemez' -Karacaoğlan.

49 görüntülenme

hayvan gibi

1) hayvana benzer biçimde; 2) iri yarı; 3) mec. akılsız, duygusuz, kaba.

49 görüntülenme

haddini aşmak

ölçüyü kaçırmak, aşırı gitmek: 'Elverir ki insanı insan eden bu kuvvet, haddini aşmasın ve delilik çapına varmasın.' -N. F. Kısakürek.

49 görüntülenme

hadım etmek

1) kısırlaştırmak; 2) mec. köreltmek, önemini azaltmak: 'Bugün Batı dünyasında sanatı, tüketim toplumu modelinin yararına olmak üzere hadım etme çabalarına rastlanmakta.' -A. Cemal.

49 görüntülenme

yitip gitmek

görünmez olmak, ortadan kalkmak.

49 görüntülenme

içini sıkmak

sıkıntı vermek: 'Fakat bu lakırtı Rabia'nın içini sıkar.' -H. E. Adıvar.

49 görüntülenme

tasa çekmek

kaygılanmak, üzüntü içinde olmak, üzülmek: 'Toprağı yeşertmeye lazımsa benim kanım / Hiç tasa çekme, çoktan ben yurduma kurbanım' -F. N. Çamlıbel.

49 görüntülenme

ekip biçmek

tarım yapmak.

49 görüntülenme

afiyet bulmak

iyileşmek, sağlığını kazanmak.

49 görüntülenme

katana gibi

iri yarı (kadın).

49 görüntülenme

(birinin) tepesine binmek (çıkmak)

genellikle kendinden daha güçsüz kimseleri ezmek, kötü davranmak: 'Böyle kız gibi nazik bir zabiti askerler sayarlar mı? Askerlerimiz tepenize çıkıyordur, nedir?' -R. N. Güntekin.

49 görüntülenme

çene patlatmak

karşı tarafa anlatabilmek veya kabul etmesini sağlamak için bir konu üzerinde uzun uzun konuşmak: 'Feti Bey'in boşu boşuna çene patlatmayacağı herkesçe bilinirdi.' -K. Korcan.

49 görüntülenme

her aşın kaşığı olmak

her şeye karışmak, her şeye burnunu sokmak.

49 görüntülenme

(bir işte) eli olmak

karışmış olmak, gizli bir ilgisi bulunmak: 'Şu hâlde Sırrı Beyi Ahmet Samim'in ölümünde de eli olanlardan saymak lazım geliyordu.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

49 görüntülenme

(bir işte) saç sakal ağartmak

o işte uzun zaman çalışmış, emek vermiş olmak.

49 görüntülenme